Toplam 3 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu
Toplam 45 sonuçtan 1 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: --Bu Fırsat Kaçmaz--

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1,737
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    34

    --Bu Fırsat Kaçmaz--

    Son ders saatinin sonunda
    Öğretmenin kazandığı fırsatı kazanmak isteyenler simitçi kuyruğuna girdi.
    BU FIRSAT KESİNLİKLE KAÇMAZ!

    (Tamamını okuyun; çok etkileyici...
    )


    Günün son dersinin sonuna gelinmişti. Öğrenciler çıkmak için sabırsızlanıyordu. Defter ve kitaplarını çantalarına koydular. Zil çalar çalmaz, dışarı çıkmak için hazırdılar. Yalnız, Ali hazırlanmamıştı. Gecikmek için de elinden geleni yapıyordu. Nihayet zil çaldı. Öğrenciler bir anda kapıya yöneldi. Ali, yerinden kalkmadı. Ağır ağır eşyasını topladı. Bir yandan göz ucuyla öğretmenine bakıyor, bir yandan da arkadaşlarının gitmesini bekliyordu. Öğretmeni, onun bu halini fark etti:
    - Hayrola Ali, dedi. Eve gitmeyecek misin?
    Ali, son arkadaşının da çıktığını görünce cevap verdi:
    - Sizinle konuşmak istiyordum öğretmenim.
    - Peki, dedi öğretmeni. Ne söyleyeceksin bakalım?
    - Ahmet arkadaşımız var ya…
    - Evet, ne olmuş Ahmet'e?
    - Durumları pek iyi değil galiba. Annesi, beslenme çantasına pekiyi şeyler koymuyor.
    - Eee?
    - Ona yardim etmek istiyorum.. Ama benim yardim ettiğimi bilirse üzülür. Günde bir simit parası biriktirip her hafta size versem, siz de ona verseniz?
    Cebinden bir avuç bozuk para çıkarıp öğretmenin masasının üzerine koydu. Nurhan Öğretmen, paraya dokunmadı. Sandalyesine oturup düşündü. Ali hakkındaki bilgilerini yokladı. Bildiği kadarıyla ailesinin durumu pekiyi değildi. Bu çalışkan ve sevimli öğrencisi, ne kadar da iyi niyetli ve düşünceliydi. Zengin bir ailenin çocuğu değildi. Buna rağmen yardim etmek istiyordu. Üstelik yardım ettiğinin bilinmesini istemiyordu.
    Nurhan Öğretmen:
    - Dur bakalım Ali, dedi. Bildiğim kadarıyla sizin de maddî durumunuz pekiyi değil. Yanlış mı biliyorum?
    - Doğru biliyorsunuz öğretmenim. Babam gündelikçi. Çoğu zaman iş bulamıyor. Ama ben de çalışıyor, para kazanıyorum.
    - Nerede çalışıyorsun?
    - Simit satıyorum..
    Nurhan Öğretmen yine durup düşündü. İyiliğin bu kadarına ne demeliydi şimdi? Bunun gerçekleşmesi zordu. Onu, bundan vazgeçirmek için bir çare bulmalıydı. Bunu yaparken, sevimli öğrencisini de kırmamalıydı. Onunla biraz daha konuşursa, belki bir yolunu bulurdu.
    Nurhan Öğretmen, Ali'ye dondu:
    - Büyüyünce ne olmak istiyorsun, diye sordu.
    - Çok zengin bir işadamı…
    - Niçin?
    - İnsanlara daha çok yardım etmek için…
    - Güzel, dedi Nurhan Öğretmen. Bak simdi Ali, Ahmet'in ailesinin durumu pekiyi değil, bu doğru. Ama sizinki de bundan pek farklı değil. İstersen acele etme. Çok zengin olduğun zaman insanlara yardim edersin. Olmaz mı?
    - Olmaz, dedi Ali. Şimdi yapmalıyım.
    — Neden olmaz?
    — Üç sebepten dolayı olmaz.
    Birincisi: Bu para zaten benim değil. İyilik ettiğim için Allah, beni insanlara sevimli gösteriyor. İnsanlar da bundan etkileniyor, daha çok simit alıyorlar. Bu sayede gün boyu çalışanlardan bile fazla simit satıyorum. Hele mahallede Hasan Amca var, her gün iki simit alıp güvercinlere veriyor.
    İkincisi: 'Ağaç yas iken eğilir.' deniliyor. Şimdiden iyilik yapmayı öğrenmezsem büyüdüğümde hiç yapamam. Şimdiden iyilik yapmayıp bunu zenginlik günlerime ertelersem, zengin olduğum günlerde de daha zengin olduğum günlere erteler kendimi kandırmış olurum.
    Üçüncüsü ise daha önemli: Büyüdüğüm zaman çok zengin bir işadamı olmak istiyorum. Zamanında yatırım yapmayanlar büyük işadamı olamazlar.
    Nurhan Öğretmen, karsısında büyük biri varmış gibi dinliyordu:
    - Bu sonuncusunu pekiyi anlayamadım, dedi.
    - Açıklayayım öğretmenim, dedi Ali. Şimdi, çok zengin olmadığım için, ancak günde bir simit parası kadar yardım edebiliyorum. Bundan fazlasını veremem. Allah, Cennet'i gücü kadar iyilik edene veriyor. Şimdi gücüm bu olduğuna göre, Cennet'in fiyatı birkaç simit parası kadardır. Eğer zengin olmadan ölürsem birkaç simit parasıyla Cennet'e girebilirim. Bundan daha karlı bir yatırım olur mu?
    Nurhan Öğretmen'in gözleri dolmuştu. Başını 'Evet' anlamında sallarken Ali'yi evine yolladı.
    Sınıfa geri dönerken okulun boşaldığını fark etti. Eşyalarını toplamak için masasına döndüğünde Ali'nin bıraktığı paraların masa üstünde kaldığını fark etti. Sandalyesine gayri ihtiyari oturdu ve paraları eline aldı.
    Hiçbir para ona bu kadar kıymetli gelmemişti. Sanki elinde dünyanın en kıymetli incilerini, yakutlarını, elmaslarını tutuyordu. Hatta bu paralar onlardan bile kıymetliydi. Bu paralar, bu bozuk SIMIT paraları, Cenneti satın alabilecek paralardı. Sanki hiç bırakmak istemeyen bir duygu ile sımsıkı kavradı bu bozuk simit paralarını.
    Oturduğu yerden kalkamadı Nurhan Öğretmen. İçinin dolduğunu, Tarif edilemeyen duygulara boğulduğunu hissetti. Birden boşalan sağanak yağmurlar gibi ağlamaya başladı. Ağladı… Ağladı… Ağladı.
    Kendine geldiğinde aksam olmuştu. Yavaş adımlarla sınıftan çıkıp okuldan ayrılırken bekçi Sadık, 'Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak, Bozuk Simit paraları ile cenneti satın almak... ' diye Nurhan öğretmenin sayıkladığını duydu. Bekçinin hayretler içinde, 'Ne dediniz hocam?' demesini bile duymayan Nurhan öğretmen, bekçinin şaşkın bakışları altında akşamın alaca karanlığına karışıvermişti.



    Maddi durumunuz iyi değilse bile, iki tane ekmek alıp bölgenizdeki bir fakirin kapısına bırakın.

    Bir okul önünde biraz bekleyip yırtık ayakkabısı olan bir çocuğa ayakkabı alın.

    Maddi ihtiyacı olan bir akrabanıza yardım edin.

    Yeter ki boş durmayın!

    Ekmeği paylaşmak ekmekten daha lezzetlidir
    .


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jan 2008
    Yaş
    25
    Mesajlar
    5,255
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    71
    Harika bir yazı.

    Ne diyeceğimi bilemiyorum, çok etkilendim gerçekten.

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1,737
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    34
    Kimse kaçırmasın, herkes okusun diye, konu güncel...

  4. #4
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesajlar
    1,109
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    25
    Kendi planlarımız,koşuşturmamız içerisinde,etrafımıza tekrardan bir bakmayı hatırlatıyor bize.O duyarlılığı yitirmemeyi,insan kalabilmeyi...Teşekkürler Handan Hocam...

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Yaş
    28
    Mesajlar
    1,614
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    37
    Gerçekten çok teşekkürler bu yazı için hocam. Yazının sonundaki yırtık ayakkabı meselesi bana Cennetin Çocukları adlı İran yapımı bir filmi hatırlattı... Ordaki kahramanın adı da Ali...
    tekrar paylaşımınız için teşekkürler..
    Konu güncel...

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    33
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    14
    Evet arnawut öyle bir filim vardı iran yapımı çok güzeldi. Ayakkabı kazanmak için koşuya giriyodu.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    3,195
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    45
    Çok çok güzel bir yazı.

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    822
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    26
    ibretlik bir paylaşım öğretmenim.

  9. #9
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1,737
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    34
    "Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır. " (Çin atasözü)


  10. #10
    Üyelik tarihi
    Dec 2008
    Mesajlar
    4,956
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    66
    Konuyu sabitliyorum. Fevkalade bir yazı.


  11. #11
    Üyelik tarihi
    Feb 2007
    Yaş
    25
    Mesajlar
    1,274
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    31
    İnsanların yanında, hayvanları da unutmamak gerek. Onlar biz insanlara muhtaç.

  12. #12
    Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Yaş
    27
    Mesajlar
    243
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    15
    Sübhanallah kardeş ibretlik bir paylaşım!

    Şaka bir yana cidden etkilendim..

  13. #13
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1,737
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    34
    Beni derinden etkiledi... Okuyup da etkilenmeyen var mıdır ki?


  14. #14
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Mesajlar
    822
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    25
    İyilik yapmak aslında o kadar kolay ki... Çok hoşuma giden bir söz var ''Başka bir dünya mümkün.'' Kim söylemiş bilmiyorum ama çok doğru söylemiş. Herşey bizim elimizde. Yeter ki insan istesin...

  15. #15
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    204
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    16
    Mükemmel bir hikâye hocam, üzerine söylenebilecek çok bir şey yok..

    "Kim zerre miktar bir iyilik yapsa karşılığını görecek, kim de zerre miktar bir kötülük yapsa o da karşılığını görecektir."

    Zilzal Suresi

  16. #16
    Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Mesajlar
    306
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    16
    Alıntı DENIZ_VURGUNU isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    İyilik yapmak aslında o kadar kolay ki... Çok hoşuma giden bir söz var ''Başka bir dünya mümkün.'' Kim söylemiş bilmiyorum ama çok doğru söylemiş. Herşey bizim elimizde. Yeter ki insan istesin...

    Bu söz tek bir kişiye ait değil ama genelde sosyalistler ve küreselleşme karşıtları tarafından sıkça kullanılır. Ayrıca söze katılıyorum; evet, " Başka bir dünya mümkün."

  17. #17
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    1,604
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    30
    Gerçekten çok güzel... E tabi HandanHoca'mız paylaşmış, güzel olmasa şaşarım..

  18. #18
    Üyelik tarihi
    Jun 2009
    Yaş
    25
    Mesajlar
    604
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    21
    Gerçekten faydalı,harika bir yazı olmuş. Çok teşekkürler paylaşımınız için.

  19. #19
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    1,304
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    27
    Çok etkileyici,teşekkürler.Evet arkadaşlar,biliyorum bugün Türkiye'nin koşulları çok iyi değil,birçok kişi geçim derdiyle uğraşıyor;ama miktar çok önemli değil.Az miktarda da olsa,ihtiyaç sahiplerine yardım edilebilir.Bunun için vakıflar var,benim ricam sokakta gördüğünüz dilencilere para vermeyin.Kaç kere çıktı habere,adamlar işi ticarete dökmüş.

  20. #20
    Üyelik tarihi
    Sep 2008
    Yaş
    35
    Mesajlar
    1,737
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    34
    Alıntı deserthawk isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Benim ricam sokakta gördüğünüz dilencilere para vermeyin.Kaç kere çıktı habere,adamlar işi ticarete dökmüş.
    Haklısınız... öyleleri yüzünden gerçekten ihtiyacı olanları seçmekte zorlanıyorum.
    Allah rızası için insanlık namına, gördüğümde az da olsa yardımcı olmak istiyorum ama o kadar çok ki çoğu zaman görmezden gelmek durumunda kalıyorum ve bu beni çok rahatsız ediyor.
    El açan birinin yanından elini tutmadan geçmek vicdanımı acıtıyor, yerin dibine giriyorum.

Toplam 3 Sayfadan 1. Sayfa 1 2 3 SonuncuSonuncu

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. Capítulo 11'den Sorular.. :) (Bu Sorular Kaçmaz)
    Konuyu Açan: Rögar Kapağı, Forum: İspanyolca Forumu.
    Cevaplar: 16
    Son Mesaj : 18-05-09, 11:36

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •