Anket: TDK görevini yapıyor mu?

Uyarı: Bu bir açık Ankettir, bu Anketi bütün Üyelerimiz görebilir ve oy kullanabilirler.

Toplam 5 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 5 SonuncuSonuncu
Toplam 84 sonuçtan 21 ile 40 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: TDK görevini doğru olarak yerine getiriyor mu?

  1. #21
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    1,718
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    32
    Alıntı Meltem isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Gay anlamında kullanılır diyorsunuz sonra da sapık ibaresinin yer alması bilimseldir diyorsunuz. Sapık kelimesinin anlamını da verdim ''Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal.'' Demeye çalıştığınızı anladım argo anlamı iyi verebilmesi için ''sapık'' kelimesi kullanılabilir diyorsunuz. Ama yanlış. ''Cinsel bakımdan erkeklerin zevkine hizmet eden erkek.'' tanımlaması yeterlidir kaldı ki Güncel Türkçe Sözlük Argo Sözlüğü değildir -argo sözcüklerin anlamını vermemeli demiyorum dikkat- eğer argo bir kelime verecekse de kelimenin başındaki bir ibareyle ''argo'' olduğunu belirtmelidir. Ben öyle bir ibare göremedim? O ibare olsa da ''sapık'' kelimesinin homofobik bürokrat zihniyetinin tezahürü olduğunu görememeniz üzücü.

    İkinci önermeniz de olmamış. ''Bence'' ne demek? Orada salt bir gerçek duruyor sizse tahmin yürütmelerle TDK'yı aklamaya çalışıyorsunuz. Tabii gerçekten veri tabanından kaynaklı bir problem olduğunu kanıtlarsanız haklısınız. Ama şu durumda benim söylemim daha gerçekçi.
    birkaç kelime denedim hücre, açı gibi. dediğim gibi olduğuna emin gibiyim ama yine de 'gibi' olduğum için 'bence' yazmaya ihtiyaç hissettim. asıl bence yazmamam sizi rahatsız ederdi. ayrıca 'bence' yazarak sizi subjektif yönden eleştirmiş olduğumu yani haksız olabileceğimi de kabul etmiş oldum.

    birinci eleştirimdeki fikrim değişti aslında. oğlan sözcüğü argodan öte argo bir kelime olan 'ibne' anlamı taşıyan ama kullanılması argo sayılacak denli ayıp kaçmayan bir kelime. o benzetmeyi yapmak istemiyorum ama umarım anladınız beni. bu durumda kelimenin başına argo ibaresi konamayacağı için sapık kelimesinin kullanımı bir anlamda gerekli oluyor. bu kelime argodur yazılabilse en başında, tanıma sapık yazmaya da gerek kalmaz dediğiniz gibi.


  2. #22
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    1,718
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    32
    ek olarak sapık kelimesi tırnak içine alınsa iyi olurmuş aslında. yeni aklıma geldi ve böyle olması gerektiği gerçekten savunulabilir. bu yönden tdk'yı eleştiriyorum, özüme döndüm.

  3. #23
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    258
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Alıntı medeor isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    birkaç kelime denedim hücre, açı gibi. dediğim gibi olduğuna emin gibiyim ama yine de 'gibi' olduğum için 'bence' yazmaya ihtiyaç hissettim. asıl bence yazmamam sizi rahatsız ederdi. ayrıca 'bence' yazarak sizi subjektif yönden eleştirmiş olduğumu yani haksız olabileceğimi de kabul etmiş oldum.

    birinci eleştirimdeki fikrim değişti aslında. oğlan sözcüğü argodan öte argo bir kelime olan 'ibne' anlamı taşıyan ama kullanılması argo sayılacak denli ayıp kaçmayan bir kelime. o benzetmeyi yapmak istemiyorum ama umarım anladınız beni. bu durumda kelimenin başına argo ibaresi konamayacağı için sapık kelimesinin kullanımı bir anlamda gerekli oluyor. bu kelime argodur yazılabilse en başında, tanıma sapık yazmaya da gerek kalmaz dediğiniz gibi.
    Hücre ve açı kelimelerinin birinci anlamları doğrudur. Çünkü diğer anlamları Türkçede bilimsel anlamları baz alınarak oluşmuştur. Örneğin Hücre çeperli, kapalı yapısından dolayı ''Küçük Oda'' anlamı kazanmıştır Türkçede ve Küçük Oda anlamının 2. 3. tanım olarak verilmesi olağandır. Seks kelimesiyle aynı mantık değil anlayacağınız -İngilizcede fiil olan seks'in cinsiyet anlamından türeyip türemediği konumuz değil- Halkın anladığını kabul etmeyip kendi dediğini dayatan TDK'yı eleştiriyoruz zaten. Zamanla hücre ve açı kelimeleri başka anlamlarıyla çoğunlukta yer ederse o zaman yine eleştiririz

  4. #24
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Yaş
    24
    Mesajlar
    218
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    18
    Hayır getirmiyor, M.E.B kitaplarında dilbilgisi hataları ve dillerin kökeniyle ilgili yanlış bilgiler veriliyor. Türk diliyle alakası olmayan insanlar sözlük çalışmaları yapıyor. TDK ne yapıyor? Oturgaçlı götürgeç...
    TDK bence sadece süs vazifesi görmektedir ve dilimizi destekleyen hiçbir eylemde bulunmamaktadır.

  5. #25
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Yaş
    26
    Mesajlar
    1,718
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    32
    Alıntı Meltem isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Hücre ve açı kelimelerinin birinci anlamları doğrudur. Çünkü diğer anlamları Türkçede bilimsel anlamları baz alınarak oluşmuştur. Örneğin Hücre çeperli, kapalı yapısından dolayı ''Küçük Oda'' anlamı kazanmıştır Türkçede ve Küçük Oda anlamının 2. 3. tanım olarak verilmesi olağandır. Seks kelimesiyle aynı mantık değil anlayacağınız -İngilizcede fiil olan seks'in cinsiyet anlamından türeyip türemediği konumuz değil- Halkın anladığını kabul etmeyip kendi dediğini dayatan TDK'yı eleştiriyoruz zaten. Zamanla hücre ve açı kelimeleri başka anlamlarıyla çoğunlukta yer ederse o zaman yine eleştiririz
    Doğru söylüyorsunuz hücre ve açı kelimelerini denemem saçmaydı. Zaten şimdi de kabuk yazdım terim anlamları en başta gelmedi. Yani tezim yanlışmış.

    Ama tırnak konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce tırnak içinde yazılması yeterli olur muydu?
    Konu medeor tarafından (27-01-10 Saat 23:44 ) değiştirilmiştir.

  6. #26
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    258
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Alıntı medeor isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Doğru söylüyorsunuz hücre ve açı kelimelerini denemem saçmaydı. Zaten şimdi de kabuk yazdım terim anlamları en başta gelmedi. Yani tezim yanlışmış.

    Ama tırnak konusunda ne düşünüyorsunuz? Sizce tırnak içinde yazılması yeterli olur muydu?
    Oğlan: Cinsel bakımdan erkeklerin zevkine hizmet eden ''sapık'' erkek. Bu şekilde olmasını da kabul edemem vicdanen. Vicdanı bir kenara bırakıp tırnak işareti kullanımlarına bakalım yine güzide kurumumuzdan.

    1. Başka bir kimseden veya yazıdan olduğu gibi aktarılan sözler tırnak içine alınır.

    Sapık kelimesini kim kullanmış da TDK sözcük anlamı olarak vermiş belli değil. ''Halk tarafından 'sapık' olarak addedilen erkek'' dese yok yine elde kalıyor. Hangi halk? Doğuda özellikle Erzurum çevresinde oğlan kelimesi hala evlat anlamında kullanılıyor. Zamanında tartışmıştık http://www.dilforum.com/forum/guzel-...zoglankiz.html

    2. Özel olarak belirtilmek istenen sözler tırnak içine alınır.

    Sıkıyorsa yapsın bunu, lgbtt'nin gazabına uğrar vallahi

    3. Cümle içerisinde kitapların ve yazıların adları ve başlıkları tırnak içine alınır.

    4. Bibliyografik künyelerde makale adları tırnak içinde verilir.

    Anlayacağınız tırnak işaretiyle de kotaramaz.

  7. #27
    Üyelik tarihi
    Dec 2007
    Yaş
    26
    Mesajlar
    2,309
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    40
    Aslında bu görüş işidir. TDK' (NIN) siyasi emelleri olduğuğunu düşünen bir insan değilim. Görevine gelince: Bence elinden geleni yapıyor. Farklı yorumlar var bu kurumda. Farklı insanların görüşleriyle kararlar alınıyor.

    Start almak, insanlar kullanmaya başladı bu deyimi. Farklı, kabul etmesi zor, adamlar sözlüklerine almışlar. Sen başlamak dedikten sonra sözlüğün önemi ne. Listelemek görevleri bence ve mantıklı da nerden bileceksiniz 10 sene sonra herkesin start almayacağını.

    Bu görev tam anlamıyla doğru yapılabilir mi?

    Bence hayır. Çünkü dilin hep söylediğimiz gibi kemiği yoktur.



    Çankaya University Translation and Interpreting Studies Awarded with Scholarship


    www.bakhele.com > Patron her zaman tüketici!

  8. #28
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    1,505
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    31
    Alıntı Meltem isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Çok güzel bir öneri. TDK'nın özelleştirilip bürokrat zihniyetli masabaşı kelime türeticilerden kurtulması gerekiyor.

    Peki Sayın, Muhterem Hanımefendi.

    TDK'yı hangi yabancı devlete peşkeş çekelim? Bâri bunu da söyleyin de öneriniz havada kalmasın.

    Araplara mı, İngilizlere mi, Amerikalılara mı, Fransızlara mı?

    Sizce, hangisi dilimize gâyet iyi niyetli bir şekilde, kendi dilinden ayırmayan, ana şefkatiyle yaklaşabilir? Ona göre satalım Dilimizi.

  9. #29
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Yaş
    44
    Mesajlar
    7,220
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    95
    Alıntı Vato XL isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Al işte yine aynı. Ben tartışmasam da kendileri bulaşıyor.

    Bata çıka kendi fikrimi mi savunuyorum?
    Neden hiç kimseye değil de size bulaşıyor. Şapkayı önünüze koyup düşündünüz mü hiç. Son zamanlarda gözlemleridğim kadarısıyla ne zaman bir sertleşme ne zaman bir tartışma olsa siz ordasınız.

    Acaba neden diye kendinize sordunuz mu hiç?

    Bence sorun.

  10. #30
    Üyelik tarihi
    Oct 2007
    Yaş
    34
    Mesajlar
    5,166
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    74
    Alıntı Vato XL isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Alternatifin Türkçesi neydi?
    Alternatif Türkçedir, ama böyle bir atıfta bulunmak bizatihi sorunun yaratıcıları arasında yer almaktır. Şimdi alternatif kisvesi altında zottirik kelimelere Türkçe mi diyelim?

    Gerçi biz zaten dilimizin döndüğünce anlatmıştık...

    http://www.dilforum.com/forum/guzel-...ksikoloji.html

  11. #31
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    41
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    13
    Alıntı Hypnosit isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    TDK ne yapıyor? Oturgaçlı götürgeç...
    Dil Kurumunun oluşturduğu öz Türkçe kelimeler arasında böyle bir şey yoktur, sadece Kurumla dalga geçmek amacıyla başkalarınca oluşturulan bir söz öbeğidir.

  12. #32
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Mesajlar
    844
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    24
    bi de Diyanet İşleri var.

  13. #33
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesajlar
    258
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Alıntı Jan Valjan isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Peki Sayın, Muhterem Hanımefendi.

    TDK'yı hangi yabancı devlete peşkeş çekelim? Bâri bunu da söyleyin de öneriniz havada kalmasın.

    Araplara mı, İngilizlere mi, Amerikalılara mı, Fransızlara mı?

    Sizce, hangisi dilimize gâyet iyi niyetli bir şekilde, kendi dilinden ayırmayan, ana şefkatiyle yaklaşabilir? Ona göre satalım Dilimizi.


    TDK Araplara, İngilizlere ''peşkeş çekilirse'' Türkçeyle ilgili bütün sorunlar çözülür demeye mi çalışmışım yani? Özelleştirme bir tek yabancı sermayeye satmak mıdır? Tez zamanda özelleştirme mefhumunun ne olduğunu öğrenmezseniz ''vatan toprağı elin İngilizine satılıyor'' mantığıyla çok üzülürsünüz. Şimdi bana da ''Siz bana özelleştirmenin nolduğunu öğretemezsiniz, bana burada bir şey öğretecek olan varsa o da Mamger Hoca'dır, Timsah'tır!'' diye saydırmayın da. Ben sizin için, siz üzülmeyesiniz diye diyorum çünkü

    TDK zaten özerk bir kurumdu beyefendi. 80 Darbesinden sonra Kenan Evren tarafından Başbakanlığa bağlandı ve o gün bugündür devlet dairesi mantığıyla işliyor. ''Devlete sırtımı dayadım, nasıl olsa param geliyor, iş garantim var'' diyip ense yapan, asık suratlı çaykolik gri takım elbiseli memurlardan kurtulmadıkça da Türkçenin anası daha çok ağlar. Gerçi ben böyle düşünmüyorum gayet memnunum Türkçenin gidişatından yine sizin için diyorum Lütfen özelleştirme zır iyidir, zır kötüdür demeyelim önce özelleştirilmesi söz konusu olan kuruma bakalım. Hoş şimdiye dek fayda getiren bir kurumu özelleştiren deliye de rastlamadım ama konumuz bu değil.

    Jan Valjan aşağıda bir link vereceğim, önyargısız okumanızı isterim.

    ZAMAN GAZETESİ

  14. #34
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Yaş
    24
    Mesajlar
    218
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    18
    Alıntı lazuri biḉi isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Dil Kurumunun oluşturduğu öz Türkçe kelimeler arasında böyle bir şey yoktur, sadece Kurumla dalga geçmek amacıyla başkalarınca oluşturulan bir söz öbeğidir.
    Biliyorum, ben de dalga geçmek için bunu söyledim.

  15. #35
    Üyelik tarihi
    Dec 2009
    Mesajlar
    39
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    13
    Önce affınıza sığınarak bir yanlışı düzeltmek istiyorum: TDK'yı değil TDK'yi olmalı (Malum TDK'nin Yazım Kılavuzu'na göre büyük harfle yapılan kısaltmalara gelen ekler kısaltmanın son harfinin okunuşuna göre belirlenir. Son harf de "ka" değil "ke" diye okunur.).
    TDK'nin fazla sert eleştirildiğini düşünüyorum. Evet eksikleri ve eksileri var. Ancak kurulduğu yıllarda ve sonrasında gerçekten önemli işler yapmıştır Türkçe adına. Derleme, tarama çalışmaları yapmıştır ve dile pek çok kelime kazandırmıştır.

  16. #36
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Mesajlar
    7
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    13
    Dilimize yeni giren kelimelerin yayılması basın yayın kuruluşları -özel şirketleri- aracılığıyla oluyor. Bu durumda bu şirketlerin en azından bu sorumluluğu benimsemesi, devletin de benimsemeyene benimsetmesi, yani bu konu bakımından basın yayın kuruluşlarını kontrol altında tutması gerekiyor.
    Fakat basın yayın kuruluşları, öylesine bir halde ki, hiç birisi kendine en ufak şekilde toz kondurmuyor. Eleştirildiklerinde ise "demokrasi, sansür, özgürlük" vb (artık içleri kendileri tarafından boşaltılmış ve anlamsızlaştırılmış) kalıp/sloganlarla ortalığı birbirine katıyorlar.
    Bir şekilde tepki göstermek için ilgili kuruluşların aranması, çeşitli araçlarla iletiler gönderilmesi ise adamları daha da yüreklendiriyor. Çünkü izlenme oranlarının arttığını düşünüyorlar. Bu noktadan bakıldığında iki kısır döngünün içinde görebiliriz kendimizi.
    Birincisi; bu kuruluşların izlenme oranlarını arttırmak için her şeyi yapabilecek durumda olmaları ve tepki oldukça izlenme oranının artmasıyla oluşan kısır döngü.
    İkincisi ise; malum fıkrada anlatıldığı gibi, cehennemdeki Türklerin kazanının başında zebani beklemesine gerek duyulmaması. Çünkü birileri doğru bir şeyler yaptığında diğerleri onu ayağından dibe doğru çekmeyi kendine görev biliyor. Birileri bir şeyleri düzeltmek için girişimde bulunduğunda hemen harekete geçiliyor. İlgisiz eleştiriler, aşağılamalar ve terslemeler ileri adım atanı yıldırıyor. Sonuçta söylenen atasözümüz ise hep aynı: Deveye diken gerek.
    Bence Türk Dil Kurumu öncelikle siyasi baskıdan ve hükümet partisinin üyelerinin/destekçilerinin istihdam edildiği bir yer olmaktan kurtarılmalıdır. İkinci olarak devlet yasama ile yükümlü meclisimiz dilimizin korunması için gerekli müeyyideleri belirleyip uygulanmasının takipçisi olmalıdır. Saygılar

  17. #37
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    1,505
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    31
    Alıntı Meltem isimli üyeden alıntı Mesajı göster

    Şimdi bana da ''Siz bana özelleştirmenin nolduğunu öğretemezsiniz, bana burada bir şey öğretecek olan varsa o da Mamger Hoca'dır, Timsah'tır!'' diye saydırmayın da.
    Estağfurullah.


    Alıntı Meltem isimli üyeden alıntı Mesajı göster


    TDK zaten özerk bir kurumdu beyefendi. 80 Darbesinden sonra Kenan Evren tarafından Başbakanlığa bağlandı ve o gün bugündür devlet dairesi mantığıyla işliyor. ''Devlete sırtımı dayadım, nasıl olsa param geliyor, iş garantim var'' diyip ense yapan, asık suratlı çaykolik gri takım elbiseli memurlardan kurtulmadıkça da Türkçenin anası daha çok ağlar. Gerçi ben böyle düşünmüyorum gayet memnunum Türkçenin gidişatından yine sizin için diyorum Lütfen özelleştirme zır iyidir, zır kötüdür demeyelim önce özelleştirilmesi söz konusu olan kuruma bakalım. Hoş şimdiye dek fayda getiren bir kurumu özelleştiren deliye de rastlamadım ama konumuz bu değil.

    Jan Valjan aşağıda bir link vereceğim, önyargısız okumanızı isterim.

    Kusura bakmayın, iletinizi şimdi gördüm.

    Peki, bu özelleştirmelere karar verenler kim? Öncelikle bunları bilmek lâzım.

    AB; terörist başını asmayın; yoksa sizi AB'ye almayız der, asmayız. IMF; TEKEL, DİTAŞ, TAKSAN , GERKONSAN, TÜMOSAN, TZDAŞ, HAVELSAN, THY’ye ait USAŞ, İGSAŞ, Petrol Ofisi'ni özelleştirin, değerinin altına satın der, satarız. Birisi de kalkar TDK'yi özelleştirin der, yakında onu da yaparız. Olmadı, hükümeti de, TBMM'yi de özelleştirelim.

    O da olmadı, Türkiye'yi özelleştirelim. Kesin çözüm. Ne dersiniz?

    Hanımefendi.

    Her işini yapmayan kuruluşu özelleştirmeye, satmaya kalkarsak; memlekette Türk kuruluş kalmaz.
    Konu Jan Valjan tarafından (27-04-10 Saat 14:55 ) değiştirilmiştir.

  18. #38
    Üyelik tarihi
    May 2009
    Yaş
    27
    Mesajlar
    28
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    14
    tdk nın görevi türkiyedeki insanların hissederek konuştuğu kelimeleri değiştirmemeye dikkat ederek yeni kelime ihtiyacı doğduğunda yeni kelime türetmek - kazandırmak ve türkçede kullanılmaya başlayan yabancı bir kelimenin eş değerini sürekli teşvik etmek , caqnlı tutmak vs ... giden gitti bundan sonra yolumuza bakalım hesabı

    Mesela rumca olan kapı kelimesini çıkarmak türkçeyi katl eder. kapı türkçeleşmiştir, milletimiz kapı kelimesiyle şiirler bile yazmıştır edebiyatta yer bulmuştur. Bu kelime artık türkçeden çıkarılamaz, giriş diyemez giriş başı gibi saçmalar tuttursada halk artık kabullenmez yenisini.

    Ama computer'i bilgisayar olarak alması çok güzel bir şeydir.

    Transfer gibi, direk kelime almakta katliamdır

    klasikleşmiş oturgaçlı götürgeç tutmaz dalga geçilir. Ama araba ilk defa türkiyeye girdiğinde ona oturgaçlı götürgeç dense kimse gülmezdi, bundan sonrada benzer durumlarda böyle yapılmalıdır.

    vs vs vs

    Selamlar

  19. #39
    Üyelik tarihi
    Jun 2010
    Yaş
    25
    Mesajlar
    671
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Sadece web sitesini eleştirmek istiyorum. Düşünüyorum, diyelim ki Türkçe öğrenmeye çalışan bir yabancıyım ve orası da devlet kurumunun web sitesi olarak en güvenilir kaynak. Ancak o kadar yavaş, düzensiz, ne olduğu belirsiz bir yerden de yararlanmaya çalışmak insanı dilden soğutur.

  20. #40
    Üyelik tarihi
    Apr 2010
    Mesajlar
    22
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    13
    Kötünün iyisi diyorum. Yerine daha verimli olanı getirinceye kadar bu olacak piyasada. Eleştiriyoruz ama yerini dolduracak oluşumu ne biz ne devlet buluyor. Kurumu çok beğendiğimi söyleyemem. Bence yetkisi bile artırılmalı: Çıkan kanun, tüzük vs. resmi yazışmalar TDK onayı ile olmalı ama... Aması var işte.

Toplam 5 Sayfadan 2. Sayfa BirinciBirinci 1 2 3 4 5 SonuncuSonuncu

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. Birileri bizi gazamı getiriyor?
    Konuyu Açan: Barakuda, Forum: Yönetimden Yapılan Duyurular.
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj : 03-02-10, 20:28
  2. v yerine w, k yerine q yazan zihniyet
    Konuyu Açan: SeyfiHoca, Forum: Güncel Türkçe Meseleleri.
    Cevaplar: 30
    Son Mesaj : 30-12-09, 23:13
  3. unless..../cevap doğru ama niye doğru?
    Konuyu Açan: DivingDeep, Forum: LYS-5 Gramer Soruları.
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj : 14-07-07, 22:31
  4. 3 Doğru Yapana 1 Doğru da Bizden
    Konuyu Açan: SeyfiHoca, Forum: Genel EĞİTİM-ÖĞRETİM Konuları.
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj : 18-01-07, 20:27
  5. Öğretmenlik seçimi ek puan getiriyor
    Konuyu Açan: SerdarÖgretmen, Forum: dilFORUM'la Tanışma.
    Cevaplar: 9
    Son Mesaj : 15-07-06, 00:54

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •