Adverbial Clauses of Condition (Şart Cümleleri)

Conditional Sentences (If Clause Type 1) (Şart Cümleleri / 1. Tip Şart Cümleleri)
Şart cümlelerinde iki kısım vardır: Birinci kısım “if-clause” (şart cümleciği), ikinci kısım “main clause” (ana cümle)dir. 1. Tip şart cümleleri, şimdi veya gelecekte ne olacağını göstermek için kullanılır. Yapı şu şekildedir: Şart cümleciği geniş zaman olurken, ana cümle geniş zaman, gelecek zaman ya da yardımcı fiil (can, could, should, must, have to, may, might, will, vb.) kullanılmış bir cümle olabilir. Şart cümleciği ana cümleden önce veya sonra gelebilir. Eğer şart cümleciği cümle başında kullanılmışsa, cümlecik bitiminde mutlaka virgül kullanılmalıdır.

If we go by train, it will be cheaper.

If he doesn’t hurry, he will be late.

If the weather is rainy, we will stay at home.

Who will you invite if you give a party?

You should press the alarm button if there is a fire.

You can go out if you don’t have to study.

Bazı şart cümleleri genel doğruları ifade ederler. Böyle olduğunda şart cümlesi Geniş Zamanda, ana cümle ise ya geniş zamanda ya da emir kipinde (imperative) olur. Şart cümlesi bir şarta bağlı olarak mevcut durumu, ana cümle de bu durumun sonucunu gösterir.”If” cümlesi cümlenin başında yer aldığında, cümle bitiminde virgül kullanılır.

 If I get up early, I get to school on time

 If you heat water, it boils.

 I don’t understand the lesson if I don’t study

 If the TV doesn’t work, push this botton

Bazı şart cümleleri gerçek olan bir durumu anlatmak için kullanılır. Böyle olduğunda şart cümleciğinde (if clause) “Şimdiki Zaman”(Present Progressive) ve “Present Perfect”(Şimdiki Bitmiş Zaman) kullanılır. Ana cümlede de (main clause) “Gelecek Zaman”, “emir cümlesi”, ya da “Yardımcı Fiil” (modal) kullanılabilir.

 If you are seeing the doctor at 10:00, you’ll need to leave now

 Please exchange these shoes if you are going to the mall.

 If you haven’t decided on a vacation yet, go to Kuşadası.

 Can you tell Sylvia that she can leave early if she’s finished her work?

If Clauses (Unreal Past Condition) (Gerçekleşmesi Mümkün Olmamış Koşullar)

Bu tip şart cümlelerinde “if” ’li cümlecik Geçmiş Zaman halinde, ana cümledeki fiil Geçmiş Şart Yapısında, yani “would” ile kullanılmış durumdadır. Bu yapı gerçek olmayan, mümkün olmayan veya muhtemel olmayan durumlardan bahsederken kullanılır. “Yüz milyon dolarım olsaydı...(ki yok).” türündeki şart cümleleri gerçekleşmesi mümkün görülmeyen, sadece olması bir an için hayal edilen bir durumu gösterirler. Bu tipte fiil Geçmiş Zaman olduğu halde geçmişle ilgili değildir. Şimdiki durumu belirtir. “To be” eylemi, “second conditional” formunda kullanıldığında, '’were” olarak kullanılır. Bundan başka “unreal conditional” birkaç durumda kullanılır.

Varsayım, bilinen gerçeklere aykırı olduğu zaman:

 If I lived near my office I’d be in time for work.

if cümleciğindeki eylemin gerçekleşmesi umulmuyorsa:

 If I dyed my hair blue everyone would laugh at me.

Şu an ve gelecek için hayali durumlarda

 If I had a map I would lend it to you. (Fakat haritam yok dolayısıyla veremiyorum. Bu cümlede şimdiki zaman anlamı vardır.)

 If he studied more, he would pass the exam.

 I would lower taxes if I were the President.

 They would buy a new house if they had more money.

 If I were a carpenter, I would build my own house.

 If I were you, I wouldn't drive so fast.

If Clauses: Past Unreal Conditional (Şart Cümlecikleri: Yerine Getirilemeyecek Koşul)

Şart (if) cümleciğindeki fiil “Geçmişte Bitmiş Zaman” (Past Perfect Tense) yapısında, ana cümledeki fiil ise “miş’li şart (perfect conditional)” yapısındadır. Zaman geçmiş zamandır. Koşul gerçekleşemez; çünkü şart cümleciğindeki eylem gerçekleşmemiştir.

 If I had known that you were coming I would have met you at the airport. (Fakat bilmiyordum ve gelmedim.)

 If we had had another referee, we would have won the match
(Ama kazanamadık.)

 They could have played ball if they had finished the work.


Şart cümlecikleri değişik şekillerde kurulabilir, “if” dışında farklı yapılarda da anlatılabilir. Cümlenin başında veya sonunda kullanılabilirler. Başta kullanılırlarsa diğer cümle virgül ile ayrılır, sonda kullanılırsa virgüle gerek yoktur.

Provided that / Providing (that) … şartıyla, …kaydıyla

 I can afford to have a holiday providing (provided) that I earn fifty pounds a day.

 You can borrow the car provided that you promise to drive carefully.

 We'll be there at about 7.30, provided/providing (that) there's a suitable train

In the event that ... durumunda

 In the event that it doesn’t rain, the party will be held outdoors.

 In the event that the police ask you your address, you are not legally bound to give it.

In the event of ... durumunda (Kendisinden sonra isim veya gerund alır)

 In the event of a strike, the army will take over responsibility for firefighting

Unless -mezse, -mazsa, -medikçe, -madıkça

 We will not buy the house unless it has four rooms.

 You can't get a good job unless you've got experience.

 I can't let you in unless you give the password

 They threatened to kill him unless he did as they asked
In case …halinde, …durumunda

 In case you bump into Jack, tell him to come to the office.

 The party is going to be outdoors, so we'll need to organize somewhere as a backup in case it rains

In case of …halinde, …durumunda (Kendisinden sonra isim veya gerund alır)

 We still have a reserve of food in case of emergency


As long as /so long as olduğu sürece, olursa

 She can come in as long as she promises to keep silent.

 I don't foresee any difficulties so long as we keep within budget

 I don't mind having a dog in the house so long as it's clean

 As long as the criticism is honestly given and doesn't get personal, I can mind it.


Assuming that farz etki, olursa

 Assuming that the journey is likely to take a full day, we may except him any minute


Supposing (that) farz etki, olursa

 We'd love to come and see you on Saturday, supposing (= if) I don't have to work that day
 Suppose we miss the train - what will we do then?

Only if tek şartla

 He's welcome to come along, only if he behaves himself

 I will let you go only if you tell the truth.

Even if olsa bile

 Even if you take a taxi, you'll still miss your train

 Even if she didn't want to send a present, she could at least have sent a card

 You've got to appear (to be) calm in an interview even if you're terrified underneath

whether...or (used to introduce two or more possibilities) it is not important if

 I'm going, whether she likes it or not.

 Someone's got to tell her, whether it's you or me.

 Let's face it - you're going to be late whether you go by bus or train.


If it weren't for

Bu yapı olayın bir başka olayı değiştirdiğini / etkilediğini göstermede "olmasa" anlamında kullanılır. Anlam şimdiki zamandır.

 If it weren't for his wife's money, he'd never be a boss. (ama şu an patron)

 If it wasn't for the life jacket, I would have drowned.

 If it weren’t airplanes, it would take a lot of time to go to the USA.


If it hadn't been for

Bu yapı olayın bir başka olayı değiştirdiğini / etkilediğini göstermede "olmamış olsa" anlamında kullanılır. Anlam geçmiş zamandır


 If it hadn't been for your help, she could have gone to prison. (ama gitmedi)


 If it hadn’t been for the rain, we could have had a good time


But for

If it hadn't been for yapısı ile aynı anlamı taşır.

 But for you, I could have given up long ago. (geçmiş bir olay)

 But for his pension, he would starve. (şu an)