Toplam 20 sonuçtan 1 ile 20 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: KPSS Taktik ve Stratejik Çözümleme

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    KPSS Taktik ve Stratejik Çözümleme

    Bu başlık altında internete girdikçe çıkmış muhtelif KPSS sorularını elimden geldiğince derinlemesine incelemeye çalışacağım.

    İlgilenenlere duyurulur.

    T.D



  2. #2
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    KPSS 2008 - Soru 18 Eğitim Bilimleri

    18. Canlılarla ilgili kitapları okumayı seven, oyun oynarken, ders çalışırken yalnız olmayı tercih eden ve açık hava ortamlarında yapılan yürüyüşlerden hoşlanan bireyin çoklu zekâ kuramına göre hangi zekâ alanlarının daha baskın olduğu söylenebilir?


    A) Öze dönük ve doğacı
    B) Doğacı ve mantıksal
    C) Mantıksal ve sözel
    D) Sözel ve öze dönük
    E) Öze dönük ve müziksel


    Çoklu zeka kuramının kurucusu olan Gardner'a göre zekanın 8 boyutu vardır. Gardner, bu 8 boyutun her birinin her bireyde az çok olduğunu savunur; ama bir yahut iki boyut bireylerde daha baskın hale gelebilir, yani Rumeysa'da sözel / dilsel zeka ağır basarken Kemal'de öze dönük / içsel zeka ağır basabilir.

    Sorumuza dönelim. Anahtar kelimelere dikkatinizi çekmek isterim: "Canlılarla ilgili kitaplar....", "açık hava ortamlarında yapılan yürüyüşlerden". Bu iki özellik bizi doğrudan doğa zekasına sahip kişilere götürür; bu yüzden C, D ve E seçenekleri doğrudan elenebilir. Geriye iki seçenek kaldığından şansımız %50'dir bu durumda sallayın bir seçenek derim

    Diğer anahtar kelimemiz ise "yalnız olmayı tercih eden" ifadesidir.

    Mantıksal yahut Matematiksel Zeka'ya sahip kişilerin genel özellikleri, bilimsel düşünme, nesnel gözlem yapma, hipotez kurmaz mantıksal kuramlar uğraşma ve matematik problemlerini çözmeye uğraşma vb olarak sıralanabilir. Bu kişiler yalnız kalmaktan hoşlanma gibi bir özelliğe sahip değillerdir.

    Yalnız kalmaktan hoşlanan kişiler, öze dönük yahut diğer adıyla içsel zekaya sahip kişilerdir. Bu zeka boyutu gelişmiş kişiler filozoflar, şairler, yazarlar ve sairedir.

    Önemli not: Gardner'a göre, öze dönük zeka boıyutu, çok özeldir ve diğer zeka boyutlarını da kapsar.

    Sorumuzun Doğru cevabı A

    T.D


  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    KPSS 2008 - Soru 72 - Eğitim Bilimleri

    72. Bir hasta bakıcı, hastalara bir yandan “Sıranızı bekleyin içeride hasta var!” deyip bekleyenleri doktorla görüştürmemekte, diğer yandan da, fark ettirmeden tanıdıklarını öncelikle muayene ettirmeye çalışmaktadır. Bu hasta bakıcının tanıdıklarına ayrıcalık göstermesi, Kohlberg’in ahlaki gelişim evrelerinden hangisinde olduğunu gösterir?

    A) İtaat ve ceza eğilimi
    B) Saf çıkarcı eğilim
    C) İyi çocuk eğilimi
    D) Toplumsal anlaşma
    E) Evrensel ahlak ilkeleri




    Kohlberg, "ahlak gelişimini" üç ana başlık altında inceler: "Gelenek Öncesi, Geleneksel Düzey, Gelenek Sonrası"


    Seçenekleri bir bir açılayarak gidelim:

    A)İtaat ve Ceza Eğilimi:

    Otoriteye mutlak surette uymak vardır.
    Cezadan korktuğu için kurallara uyar kişi.
    Cezanın büyüklüğünü yapılan işin fiziksel sonucu belirler, yani bu dönemdekilerin anlayışı, büyük; ama değersiz bir camı kıran kişi, çok küçük; ama çok değerli bir vazoyu kıran kişiden daha fazla ceza almalıdır. Kuralları koyan kişin ortamda olmadığı zaman kurallar ihlal edilebilir; mesela, polis olmadığında kırmızı ışıktan geçilebilir.

    Saf çıkarcı Eğilim:

    Önemli olan, kişinin kendi ihtiyaçlarıdır.
    Çıkarcılık, hakim görüştür.
    "Al gülüm ver gülüm" düsturunca hareket edilir.

    İyi Çocuk Eğilimi (Kişiler Arası Uyum):

    İyi davranış, başkalarını memnun eden, onlar tarafından takdir edilen davranıştır.
    Başkalarının senin davranışın üzerindeki görüşleri önemlidir.
    Grup tarafından takdir edilmek ister.
    Çevreden onay almak ister.
    Piaget'in somut işlemler dönemine denk gelir.

    Toplumsal Anlaşma ve Yasalara Uyma Eğilimi:

    Gelenek sonrası düzeye tekabül eder. Öyle her babyiğit bu düzeye ulaşamaz, bireylerin sadece %25'i bu düzeye erişebilir.
    Doğru davranış, insan hakları ve toplum yararı gözetilerek toplum tarafından incelenip kabul edilmiş ilkelere uygun olan davranıştır.

    Doğru ve yanlış kavramları kişilere göre değişebilir anlayışı hakimdir.
    Yasalara uymak önemli olsa da toplum tarafından toplum yararı göz önünde tutularak yasalar değişebilir.

    E) Evrensel ahlak ilkeleri:

    Peygamberler diyeyim başka da bir şey demeyeyim

    Anahtar ifademiz: Tanıdıklarına ayrıcalık göstermesi.... Tanıdıklarından herhangi bir şekilde herhangi bir menfaat nekleyip beklemediği belirtilmediği için "al gülüm ve gülüm" düsturunun olup olmadığını bilemeyiz; bu yüzden B gider. D ve E zaten sorudaki kişi için sittin sene (60 sene) olmaz. (Belki sittin birinci senede olabilir)

    Doğru cevap C'dir.

    T.D


  4. #4
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    KPSS 2006 - Soru 100 - 102 EB - Ölçme





    100. Yukarıda analizi verilen maddede doğru cevap hangi seçenekte olursa ayırt edicilik en yüksek
    olur?

    A) A B) B C) C D) D E) E


    Açıklama:

    Yukarıdaki gibi bir tablo verildiği zaman ayırt ediciği hesaplamak için en amiyane tabiriyle üst gruptan alt grubu çıkarmalıyız. Soruda bize doğrudan ayırt ediciğili sormuyor, ayırt ediciliğin en yüksek olacağı seçeneği soruyor.

    A) 18 - 2 = 16
    B) 30 - 26 = 4
    C) 10 - 14 = -4

    diye gider. Ayırt edicğilin en yüksek olduğu seçeneği bulmak için üst gruptan al grubu çıkardığımızda kalan fark hangisinde en çok ise o seçenek en yüksek ayırt edicidir, yani cevap 16 farkını veren A seçeneğidir.

    Eğer bizden ayırt ediciğilin en düşük olduğu seçeneği isteseydi yine aynı işlemi yapacaktık; ama bu sefer sonucu en düşük olanı seçecektik, yani -5 sonucu veren C seçeneği okacaktı.

    Eğer bizden ayırt ediciliğin sağlanamadığı seçeneği isteseydi bu sefer de 0 (sıfır) değerini veren seçeneği arayacaktık, yani E seçeneği 10 - 10 = 0 doğru cevap oalcaktı.




    101. Yukarıda analizi verilen maddenin doğru cevabı E ise, madde ayırıcılık gücü indeksi kaç olur?

    A) 0,00 B) 0,10 C) 0,16 D) 0,20 E) 1,00


    Açıklama:

    Aslında üstte cevabı verdik zaten. Bize E seçeneği üzerinde işlem yapmamızı istemiş., yani tablodaki maddenin doğru cevabı E ise ayırıcık gücü (rjx) kaçtır demiş.

    Bunu bulmak için de ilgili maddeyi doğru cevaplayanlardan, yanlış cevaplayanları çıkarıp sınıf mevcudunun yarısına böldüğümüz zaman sonucu elde ederiz. Üst grup, çalışkanları yani doğru cevaplayanları, alt grup ise tembelleri yani yanlış cevaplayanları oluşturur. Tablodaki N harfi de sınıf mevcudunu verir.

    10 - 10
    100

    O da eşittir, 0.00

    Doğru cevap A'dır



    102. Yukarıdaki madde analizi tablosunda verilen bilgilere dayanarak, bu madde hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

    A) A seçeneği çeldirici ise, beklenen yönde çalışmıştır.
    B) Maddeyi üst ve alt gruplardan eşit sayıda aday cevaplamıştır.
    C) B seçeneği çeldirici ise, çok az kişiyi çeldirmiştir.
    D) Doğru cevap C ise, soru negatif ayırıcıdır.
    E) Seçeneklerin tümü dengeli bir şekilde çalışmıştır.


    Açıklama:

    A) Beklenen yönde çeldirici, alt grubun en fazla işaretlediği çeldiricidir; bu yüzden tablomuzda alt grubun en çok işaretlediği seçenek B'dir, A seçneeğini ise sadece 2 kişi işaretlemiştir. Bu yüzden A doğru değildir.


    B) Hayır eşit sayıda değidlir. Tablomuza baktığımız zaman üst gruptan 22, alt gruptan da 33 kişi soruyu boş bırakmıştır.


    C) Hayır, çok kişiyi çeldirmiştir. Eğer B seçeneği doğru cevap değilse hem en kuvvetli çeldiricidir (üst ve alt grup toplamının en fazla olduğu seçenek) hem de beklenen yönde çalışan bir çeldiricidir (alt grubun en fazla işaretlediği yanlış seçenek)

    D) Bizden ayırt edicilik gücünü bulmamızı ve akabinde ve biatında da negatif mi pozitif mi olduğu bulmamımız istemiş.

    C seçeneği için:
    10 - 15
    100

    Sonuç, -0.05 çıkacaktır. Bu da ayırt edicliğin negatif yönde olduğunu gösterir. Yani sorunun doğru cevabı budur.


    E) İlgili tabloya baktığımız zaman alt grupla üst grup arasında bazı seçenekler arasında uçurum olduğunu görebiliyoruz, yani seçeneklerin hepsi de dengeli çalışmamıştır


    Kolay gele

    T.D

    Konu T.D tarafından (29-11-08 Saat 17:13 ) değiştirilmiştir.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2008 KPSS Soru 4 - GY - Türkçe

    4. (I) Dünyada 10.000 dolayında kuş türü var. (II) Bunların 6.600’den fazlası hızla azalmakta. (III) 1000’e yakın kuş türü ise yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. IV) Dünyadaki kuş türlerinden 513’ü yalnızca Türkiye’de yaşıyor. (V) Bunlardan da 30’a yakınının soyu tükenmekte.

    Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde “kesinlik” vardır?

    A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.




    Dikkat edersek kesinlik istiyor bizden. 1. cümlede "dolayında", 2. cümlede "fazlası", 3. cümlede "yakın" ve son cümlede de "yakınının" iffadeleri kesinliği engelliyor, tam bir rakamı sadece 4. cümlede görebiliyoruz.

    Cevap D

    Konu T.D tarafından (15-11-08 Saat 23:06 ) değiştirilmiştir.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    KPSS 2006 Soru 29 Eğitim Bilimleri

    Sınıfta dikkat çekmek için sürekli olarak espri yapan Serkan’ın bu davranışının sıklığı öğretmen ve arkadaşlarının esprileri duymazdan gelmeleri nedeniyle giderek azalmış ve sonuçta ortadan kalkmıştır. Ancak, bir süre sonra Serkan sınıfta tekrar espri
    yapmaya başlamıştır. Serkan’ın sınıfta tekrar espri yapmaya başlaması aşağıdaki edimsel koşullanma kavramlarından hangisiyle açıklanabilir?

    A) Ara verme
    B) Alışma
    C) Aralıklı pekiştirme
    D) Sönme
    E) Kendiliğinden geri gelme


    Taktik ve Stratejik Çözümleme

    Serkan, ilk başlarda muhtemelen yoğun ilgi görmek için sınıfta espri yaparak odak noktası olmaya çalışmıştır; ama bu yaptığı espriler bir süre sonra bıkkınlık getirmiş olmalı ki öğretmen ve arkadaşları bir süre görmezden gelmişler yani Serkan'ı insan yerine koymamışlar ve yaptığı esprilere hiç ama hiç gülmemişler ve böylece de Serkan'ın esprilerinde sönme meydana gelmiş. Lakin artık ne olduysa bilemiyoruz bir süre sonra Serkan tekrar espri yapma başlamış ki bu da espri yapma özelliğinin geri geldiğini gösterir.

    Ara verme yahut timeout, bir "davranış kontrol tekniğidir ve cezaya alternatif olarak sunulmuştur. Uygunsuz davranışta bulunan vatandaşı bir süreliğine davranışı sergilediği yerden başka bir yere götürmek suretiyle uygulanır.

    Alışma'yı da ÖSYM'nin tanımladığı şekilde tanımlarsak " Koşullu bir tepkiyi ortaya çıkaran bir uyarıcının tekrar tekrar verilmesi sonucunda bu uyarıcının söz konusu tepkiyi ortaya çıkarma gücünün azalması" olarak tanımlarız.

    Aralıklı Pekiştirme ise birkaç pekiştirme tarifesinden biridir. Bu pekiştirme tarifesinde mühim olan, zamandır ve iki türü vardır: Sabit Aralıklı ve Değişken Aralıklı Kısaca bunlardan da bahsedelim örnek vererek:

    Eğer bir dükkan sahibi dükkanını 15 günde bir temizleyen çalışanına yarım maaş ikramiye veriyorsa bu, sabir aralıklıya girer; ama bazen 5 günde bir bazen de 10 günde bir temileyince çeşitli ikramiyeler veriyorsa bu da değişken aralıklıya girer.

    T.D


  7. #7
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2008 KPSS Soru 59 - 60 Ölçme ve Değerlendirme




    Taktik ve Stratejik Çözümlememizi yapalım çeto


    59. Tabloda verilen bilgilere göre hangi maddenin güvenirliğe katkısı en yüksektir?

    A) I B) II C) III D) IV E) V


    Madde güvenirliği indeksi (rx)= sj.rjx düsturunca hareket edersek çok uğraşırız. Onu boş verin bu yüzden. Eğer bize madde güçlüğünü verip de madde güvenirliğini istiyorsa madde güçlük indeksinin (pj) 0.50 olduğu maddeye bakmalıyız; çünkü pj'si 0.50 olan bir maddenin "madde güvenirlik indeksi" de 0.50'dir (madde güvenirlik indeksi -0.50 ile +0.50 arasında değer alır) ve bu da güvenirliğin en yüksek olduğunu belirtir.

    Doğru cevap C


    60. Yapılandırılacak bir testte bu maddeleri kullanma zorunluluğu olsaydı, en köklü değişikliğin hangi maddede yapılması gerekirdi?

    A) I B) II C) III D) IV E) V


    Soru kökünü dikkatle okumak lazım. Hiçbir maddeyi testten atmayacakmışız ve bir maddeyi baştan ayağa değiştirecekmişiz.

    Bir sorunun teste alınıp alınmamasını madde ayırıcılık gücü belirler. Eğer madde -1.00 ile +0.19 arasında bir değerde ise o madde bir halta yaramaz; bu yüzden de dışlanmalıdır.
    . İşte ÖSYM'de bizden hiçbir maddeyi atmamamızı; ama en b...ktan maddeyi bulmamızı istiyor.

    Tabloda madde ayırıcılık gücüne baktığımız zaman 0.19'un altında iki tane madde var: 1. ve 2. maddeler. Ama görüyoruz ki 2. madde, -0.15'lik değeriyle birinci maddeden daha içler aıcısı bir durumda

    Doğru cevap B

    T.D

    Konu T.D tarafından (29-11-08 Saat 17:53 ) değiştirilmiştir.

  8. #8
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2008 KPSS Soru 47 - Ölçme ve Değerlendirme

    47. Bir öğretmen aynı kapsamda ve düzeyde iki ayrı sınav hazırlamış ve aynı gruba uygulamıştır. Bu sınavların özellikleri şöyledir:

    • Birinci sınavda 25 soru vardır ve her soru 4
    puan değerindedir.
    • İkinci sınavda 10 soru vardır ve her soru 10
    puan değerindedir.

    “Birinci sınavdan elde edilen puanların güvenirliği daha yüksektir.” diyen bir kişi bu iddiasını aşağıdaki açıklamalardan hangisiyle destekleyebilir?


    A) Bir sınavda yanıtların nasıl puanlanacağı kulanılan soru tipine göre değişir.
    B) Puanlamanın nesnelliği ölçmeden kaynaklanabilecek hatayı azaltır.
    C) Soruların ayırt edicilik dereceleri test puanlarının güvenirliğini etkiler.
    D) Soruların güçlük dereceleri test puanlarının güvenirliğini etkiler.
    E) Testteki soru sayısı arttıkça ölçme sonuçlarına karışan hata miktarı azalır.

    Taktik ve Stratejik Çözümlemeni yap bakalım çeto

    Soru kökündeki kilit ifadeler: Kapsamlarının ve düzeylerinin aynı olması, aynı gruba uygulanması.

    Dikkat edilecek husus: Birinci sınavda 25, ikincisinde 10 soru sorulması.

    Yanıltıcı Husus: Her soruya uygulanan puanların da verilmesi

    Meçhul bir kişi, birinci sınavın ikinci sınavdan daha güvenilir olduğunu iddia etmiş, muddei iddiasını ispatla mükellef olduğundan mütevellit bu meçhul kişi yerine biz kanıtlayalım birinci sınavın daha güvenilir olduğunu

    A seçeneği: Soru kökünde bize hangi soru tipinin kullanıldığından hiç bahsetmemiş.

    B seçeneği: Açıkçası puanlamanın nesnel olup olmadığı çıkarılamaz; çünkü bize hangi tür testin uygulandığı söylenmemiş (Eğer çoktan seçmeli ise, evet nesnel olabilir; yok eğer yazılı ise, nesnel olmayabilir)

    C seçeneği: Evet etkileyebilir (tam emin değilim); ama bize ayırt edicilik indeksleri verilmemiş

    D seçeneği: Evet, etkiler; ama madde güçlükleri de verilmemiş.

    *Bir testin hem ortalama güçlüğünün hem de madde güçlüğünün ideal düzeyde olması güvenirliğin yüksek olmasını sağlar

    E seçeneği: Bir testte soru sayısını artırmak hem güvenirliğini hem de geçerliliğini doğrudan etkiler. Soru kökünde de birinci test için 25, ikinci test içinse 10 soru sorulduğu belirtilmiştir.


    Doğru cevabımız E'dir



    T.D


  9. #9
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130
    70. Özgür, annelerine sürpriz bir doğum günü pastası yapmak isterken on yaşındaki ağabeyinin mutfağı çok fazla kirlettiğine, on dört yaşındaki ablasının ise, annesinin misafirler için yaptığı pastadan gizlice yerken buzdolabının önüne küçük bir parça düşürdüğüne tanık olur.


    Özgür, gelişimsel açıdan Piaget’nin öngördüğü “ahlaki gerçekçilik” döneminde bulunduğuna göre, kardeşlerinin ne ölçüde kabahatli olduğu konusunda nasıl bir yargıya varması beklenir?

    A) Mutfağı kirlettikleri için her ikisini de eşit ölçüde kabahatli bulması
    B) Mutfağı daha fazla kirlettiği için ağabeyini daha çok kabahatli bulması
    C) Ağabeyinin iyi niyetini dikkate alarak onu daha az kabahatli görmesi
    D) Hangi kardeşiyle daha iyi geçiniyorsa onun daha az kabahatli olduğunu söylemesi
    E) Ablasını bir yetişkin olarak gördüğü için onun mutfağı kirletmesini normal karşılayıp ağabeyini daha çok kabahatli bulması


    Piaget, ahlak gelişimi üç düzeye ayırır ve bilişsel gelişimle ahlak gelişiminin paralellik gösterdiğini söyler, nasıl olsa o da kendi kuramı ya....

    Bunların temel özelliklerini soruyu açıkladıktan sonra verelim.

    Soru kökünde "Ahlaki Gerçekçilik" döneminin özelliklerini düşünmemiz istenmiş. İlgili dönemin daha meşhur adı, "Dışa Bağlı Dönem"dir.

    İlk olarak genel bir bakış açısı düşünelim, yani Özgür'ün gözünden bakmayalım olaya.

    Abinin Durumu: Anneleri için süpriz bir doğumgünü partisi hazırlamaya çalışırken doğal olarak mutfağı ziyadesiyle fazla kirletiyor; ama abinin niyeti, halis yani iyi niyetli davranmaktadır abi.

    Abla: Annesinin misafirler için özene bezene hazırladığı pastadan gizlice yemeye teşebbüs etmiştir ve dahi teşebbüsünü gerçekleştirmiştir; lakin gizlice yerken küçük bir parça da yere düşürmüş; ama dikkat edelim normal şartlar altında ablanın niyeti kötüdür.

    Şimdi de Özgür'ün dışa bağlı dönemde olduğunu da hesaba katalım ve böylece hem Özgür'ün durumunu çözümleyelim hem de cevaba ulaşalım:

    Dışa Bağlı DÖnemin özellikleri:

    Dışsal Kurallara Bağlılık: Diğer meşhur isimleri şunlardır: Dışa Bağlı dönem, Ahlaki (Törel) Gerçekçilik ve Heteronom Dönem. 6-10 yaş aralığına denk gelir.

    1. Bu dönemdekiler için kurallar sittin sene değiştirilemez.
    2. Herkesin bu kurallara uyması gerekir
    3. Otoriteye mutlak uyum vardır
    4. Kurallara uymalarının sebebi, verilecek cezadan kurtulmaktır
    5. Niyetin hiçbir önemi yoktur. Daha fazla zarar veren, daha suçludur
    6. Kural koyucu ortalarda yokken kurallar ihlal edilebilir; ama ceza alacağını da pek ala bilir


    Aslında özelliklere bakınca ve yukarıda söylediklerimizi hesaba katınca cevap ayan beyan görünüyor. Özgür, heteronom dönemde olduğu için niyetleri göz önüne almayacaktır. Onun için yapılan bir davranışa uygulanacak cezanın büyüklüğü, o davranışın ortaya çıkardığı fiziksel sonuçla doğru orantılı olacaktır, yani büyük; ama sıradan hiçbir önemi olmayan bir camı kırmış kişi, küçük; ama dededen yadigar kalan, hem maddi hem de manevi değer çok yüksek olan bir vazoyu kıran kişiden daha fazla ceza almaldır. İşte suçun fiziksel sonucu diyerek kastedilen budur.

    Soruda "abinin" niyeti halis; ama kirletme oranı çok; ablanın niyeti kötü; ama kirletme oranı çok az. İşte Özgür, henüz özgür iradesini kullanamadığından abisini suçlu bulacaktır.

    Gereği Düşünüldü, yaz kızım

    B Seçeneği: Mutfağı daha fazla kirlettiği için ağabeyini suçlu bulması doğru cevaptır.

    Şimdi de kalan iki döneme de kısaca bakalım:


    Ahlak Öncesi Dönem: Tam olarak 0-6 yaş aralığına tekabül eder yani bilişsel gelişimde "somut işlemler dönemine" kadar olan evredir.

    • Benmerkezcilik söz konusu olduğundan kendilerinin dışında kalanlarının görüşlerine pek itibar etmezler
    • Çocuklarda kural kavramı henüz gelişmediğinden ahlak kavramı da gelişmemiştir.
    • Yani kısacası bu dönemdekiler "ahlaksızdır"




    3- Özerk Dönem: Diğer isimleri: Ahlaki (Törel) Görecelilik (Görelik) ve Otonom Ahlak.

    1. 11 yaş üzerindeki çocuklarda rastlanır, yani bu dönemdekiler soyut işlemler evresine geçmiştir.
    2. İstenirse uzlaşma yaparak kurallar değiştirilebilir
    3. Dışa bağlı dönemde itibar edilmeyen "niyet", bu dönemde dikkate alınır
    4. Sonuçtan daha çok, davranışın altında yatan niyet önemlidir
    5. Kurallara uyulmasının temel sebebi, uyulmadığı takdirde karşılıklık ilişkileirn ve güvenin zedeleneceğidir
    6. "Ameller niyetlere göredir." düsturunca hareket edilir


    T.D




    Dibe not: Elimden geldiğince naçizane yaptığım hiçbir soru çözümlemesinde -soru kökleri hariç- internetin en meşhur olaylarından biri olan kopyala-yapıştırı yapmıyorum

    Kaynakça:

    Çeliksoy Fatih, Eğitim Bilimleri Gelişim Psikolojisi ve Sınıf Yönetimi, Rota Akademi, KONYA
    Konu T.D tarafından (01-12-08 Saat 13:21 ) değiştirilmiştir.

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2008 KPSS Öğrenme Psikolojisi

    1- Dersi soru cevap yöntemiyle işleyen bir öğretmen, sorulara doğru cevap veren öğrencilerine bazen beş soruda bazen de üç soruda bir puan vermektedir.

    Öğretmenin kullandığı pekiştirme tarifesi aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Sabit oranlı
    B) Sürekli
    C) Sabit aralıklı
    D) Değişken aralıklı
    E) Değişken oranlı

    Taktik ve Stratejik Çözümleme

    Yeni bir davranışı kazandırmak için yahut öğrenilmiş bir davranışın devam ettirilmesi için [B]pekiştirme/B]ye ihtiyaç vardır. Çeşitli pekiştirme ve pekiştireç türü vardır. Bunlar arasında en temel pekiştirme tarifesi, sürekli pekiştirmedir. Bu pekiştirme türü de bir davranışın pekiştirilmesini içerir.

    Seçeneklerde geçen pekiştirme türlerini biraz açıklayalım:

    Oranlı pekiştirmeler, ikiye ayrılır: Sabit ve Değişken. Sabit oranlı pekiştirmede mühim olan, organizmanın ne kadar tepkide bulunduğudur, arada zamanın hiçbir önemi yoktur. Örneklerle daha da belirgin hale getirelim.

    - Bir öğretmenin öğrencisine her 50 soru çözdüğünde 1 çikolata vermesi
    - Bir terzinin çırağına diktiği her 5 parça için 5 YTL pirim vermesi
    - Daha da günlük bir örnek verecek olursak 4 kapak getirene 1 tabak

    Değişken oranlı pekiştirmede ise yukarıda verdiğimiz örneklerdeki "50 soru, 5 parça, 4 kapak tepkileri var ya hah işte onlar sabit değil de arada bir değişip duruyorsa buna değişken oranlı pekiştirme diyebiliriz, yani:

    - Bazen 25 bazen de 50 soruda bir çikolata vermek
    - Bazen 5 parçaya bazen de 10 parçaya 5 YTL pirim vermek

    Önemli Not Değişken oranlı tarife, "sönmeyeni en dirençli tarife türüdür.

    Aralıklı pekiştirme tarifesi de kendi arasında, "Sabit" ve "Değişken" aralıklı olarak ikiye ayrılır. Oranlı pekiştirmelerden en bariz farkı arada geçen ZAMANIN mühim olmasıdır. Gün, ay, yıl, saniye, dakika gibi herhangi bir zaman diliminden bahsediliyorsa orada geçerli olan tarife muhtemelen aralıklı tarifedir. Dikkat edin "muhtemelen" geçerlidir diyorum; çünkü iyi ve sinsice hazırlanmış bir soru tuzağa düşürmesin

    Sabit Aralıklı Pekiştirmede arada geçen zamanın sabit olması gerekir.

    - Lisedeki teneffüsleri düşünün, 40 dakikada bir.....
    - Her yarım saatte bir ara verme
    - 28 saniyede bir, bir peynir parçası vermek

    Değişken aralıklı pekiştirmede ise pekiştirme zamanı belli değildir, verilecek ödül bazen 20 saniyede bazen 5 dakikada bazen de 1 saatte bir olabilir.

    - Bazen 3 dakikada bazen de 10 dakikada bir balık tutmak
    - Çocuğa bazen 1 haftada bazen de 3 günde harçlık vermek


    Bu açıklamalardan sonra sorumuzun köküne baktığımız zaman öğretmen bazen 5 bazen de 3 soruda bir puan vermektedir, yani değişken oranlı pekiştirme tarifesi kullanılmaktadır.

    Doğru cevap: E



    T.D


  11. #11
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2006 KPSS Eğitim Bilimleri Soru 3

    3. İki yaşındaki Esra, annesi gözden kaybolduğunda huzursuzluk, gerginlik, ağlama ve benzeri tepkiler vermektedir. Esra’nın böyle tepkiler vermesinin nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Henüz nesne devamlılığı kavramını kazanmamış olması
    B) Bu yaşlardaki çocuklarda görülen benmerkezci düşünme biçimine sahip olması
    C) Kayıtsız bağlanma stiline sahip olması
    D) Bu yaşlardaki çocuklarda benzer durumlarda ortaya çıkan ayrılık kaygısını yaşaması
    E) Bu yaşlardaki çocuklar gibi gerçeklik ilkesinden çok, haz ilkesine göre davranması


    Taktik ve Stratejik Çözümleme:

    Esra neden huzursuz, neden ağlıyor annesi gözden kaybolduğunda? Seçenekler çok sinsi bir şekilde yerleştirilmiş ÖSYM amca tarafından. Seçeneklerden gidelim:

    A) Nesne devamlılığı, psiko-motor döneminde kazanılır (bizim deli oğlan Piaget'e göre) ve bir nesne yahut kişi gözümüzün önünden kaybolduğunda onun yok olmadığının farkına varmamızdır.

    * Nesne devamlılığını kazanamamış olan çocuk, önündeki bir nesne kaybolunca onu arama ihtiyacı hissetmez ve bu yüzden de onun için herhangi bir üzüntü duymaz
    * Çocuk zaten psiko-motor döneminin sonuna doğru bu özelliği kazanıyor yani sorudaki çocuk 2 yaşında ve muhtemelen nesne sürekliliğini kazanmıştır.


    B) Ben-merkezcilik Piaget'in İşlem Öncesi Döneminde görülmeye başlayan bir davranış biçimidir. Her şey çocuk için vardır, dünya onun etrafında döner; o yoksa hiçbir şey yoktur yani o dönemdeki çocuk bu şekilde algılar.

    Soru kökünde ise çocuk, annesi ayrıldığında huzursuzluk yaşıyor, gergin oluyor. Kısacası bu seçeneğin de soru köküyle ilgisi mevcut değil.

    C) Kayıtsız bağlanma sitili, o da ne ola ki? İşte tam da burada sahneye Bowlby denen adam çıkıyor bağlanma sitilleri çalışmasıyla.

    Bu adam, birkaç çeşit bağlanma türünden bahsetmiştir: Güvenli, Güvensiz-Kaçınan, Güvensiz-Çelişkili. Kayıtsız, saplantılı ve korkulu bağlanma.

    Bunlardan sadece kayıtsız bağlanmaya göz atalım:

    Bu bağlanma türünde bireyler, sadece kendilerine güvenirler, bağımsızlıklarına önem verirler ve başkalarıyla yakın ilişki doğru dürüst kuramazlar.

    Soru kökü incelendiğinde zıt iki durumdan bahsedildiği anlaşılabilir.

    D) AYRILIK kAYGISI: Özellikle 1-3 yaşlarında görülen ana babadan veyahut çok bağlı oldukları bir şeyden ayrıldıkları zaman çocukları aşırı endişe ve üzüntü göstermeleri halidir.

    Soru kökünde Esra, 2 yaşında, annesi yanından gittiğinde huzursuz oluyor, ağlıyor üzülüyor. İşte tam da bu seçeneğe uygun davranıyor

    E) Bu seçeneği yazsa yazsa sapık Freud Amca yazmıştır Çocukta hazdan eser yok ağlıyor yahu ağlıyor

    Doğru cevap D olsa gerek

    T.D

    Kaynakça: ÇELİKSOY Fatih, Gelişim Psikolojisi ve Sınıf Yönetimi, syf: 351 Rota Akademi


  12. #12
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2006 KPSS Eğitim Bilimleri Soru 38

    38. Başarısız birkaç sınama-yanılmayı takiben bir problemin tüm bileşenlerinin ya da bileşenleri arasındaki ilişkilerin anlaşılması sonucunda aniden gerçekleşen öğrenme türü aşağıdakilerden hangisidir?

    A) Bilişsel harita oluşturma
    B) Kavram öğrenme
    C) Örtük (gizil) öğrenme
    D) Kavrayarak öğrenme
    E) Sınama-yanılma yoluyla öğrenme


    Taktik ve Stratejik Çözümlemeyi yap bakalım çetoo

    En önemli ipucu: "...aniden gerçekleşen öğrenme türü..."

    Bilişsel haritalar, canlı organizmalar fiziksel çevreleriyle ilgili olarak zihinlerinde bir harita oluştururlar. Neyin öbürünün neresinde olduğu ve nereye nasıl gidileceği gibi bilgilerimizi bu haritalardan elde ederiz*

    Kavram öğrenme, çevremizde var olan bir sürü kavram vardır; mesela ağaç, kız, kitap ve ev... Bunların bir şekilde öğrenci düzeyine uygun olarak öğretilmesi ve öğrenilmesidir.

    Örtük öğrenme: Size birinin adres sorduğunu hayal edin; mesela Konya'daki yer altı çarşılarının nerede yer aldığı soruluyor. Siz de biraz düşündükten sonra oraya hiç gitmediğiniz halde yer altı çarşısının Hacı Veyiszade Camisi ile Belediye Sarayının ortasında yer aldığını söylüyorsunuz ve oranın yerini tramvayda gidip geldikçe öğrendiğinizi fark ediyorsunuz. İşte bu gizil öğrenmedir. İşin içinde isteyerek fark ederek bir öğrenme yok, tamam mı?

    Kavrayarak Öğrenme: Diğer adları: İçgörüsel öğrenme, kavrama yoluyla öğrenme. Gestalt'çılardan Köhler adlı zat-ı muhterem ortaya atmıştır. İlk başlarda bir problemin çözümünde deneme ve yanılma vardır, bu yönüyle "sınama yanılma" öğrenme metoduna benzer; ama farklılaştığı nokta sonuç bölümüdür. Bu öğrenme türünde öğrenmeyi gerçekleştirme -ilk başta verdiğim ipucunda olduğu gibi- anidendir ve tamdır.

    Dikkat! Kavram öğrenme ile kavrayarak öğrenmeyi isim olarak karıştırmayın

    Doğru cevap D

    T.D



    Kaynakça: ÇELİKSOY Fatih, Öğrenme Psikolojisi, syf: 268, 370 Rota Akademi

  13. #13
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2007 KPSS - Ölçme ve Değerlendirme Soru 56



    Soruda tabloda sadece Aritmetik Ortalamanın, Standart Sapmanın ve Ali'nin Puanının verildiğine dikkat ediniz. Eğer böyle bir tabloda soru sayısı da verilse idi her şey bir anda değişebilirdi, onu bir sonraki soruda inceleyeceğiz.

    Sorudaki kilit nokta "sınıfa göre" ibaresidir; bu ifade geçtiği için Z Puanını hesaplamamız gerekecek; ama bu soru için hesaplamaya gerek yok fikrimce; zira aritmetik ortalamaların hepsi de aynı verilmiş, eğer farklı verilseydi ve yine sınıfa göre yahut sınıfa oranla gibi ifadeler geçseydi o zaman daha da bir elzem olurdu Z puanını hesaplamak.

    İlk önce uzun yoldan gidelim o zaman, hem böylece de görelim şu Z Puanı denen meret ne imiş?

    O kadar sıkıntılı bir şey değil, sadece öğrencinin puanından aritmetik ortalamayı çıkarıp standart sapmaya bölüyoruz

    Yani: Z Puanı= X - Art.ort
    Sx

    Matematik için: 65 - 50:5 = 3

    Türkçe için: 65 - 50 : 8 = 1,8

    Fizik için: 65 - 50 : 10= 1,5

    Kimya için: 15 : 15 = 1

    Biyoloji için: 15: 20 = 0,75

    Ee bunları bulduk da n'oldu? Z puanı en yüksek çıkan ders, Ali'nin sınıfa oranla en başarılı olduğu derstir ve en düşük Z puanı da Ali'nin sınıfa göre en başarısız olduğu dersi gösterir. Yani, sırasıyla matematik ve biyolojidir.

    Aritmetik ortalamaları nasılsa aynı diye farklı bir şekilde ve daha da kolayca ulaşabilirdik cevaba (dikkat edin aritmetik ortalamaları aynı olduğu için). Standart Sapması küçük olan derste en başarılıdır, standart sapması en büyük olan da ise en başarısızdır diyebilirdik; ama bu, benzer soruların hepsinde yer mi orasını bilmiyorum

    Sevgili arkadaşlarım ( arkadaş da dedin dur bakalım yakında akraba çıkarız), eğer sorunun aritmetik ortalamaları farklı olsaydı ve farklı türlerde sorular sorulsaydı onlara nasıl yaklaşırdık şimdi de onlara bakalım (gayet sinsice yaklaşıdırdık)



    Tablo, benim yaptığım ve ilk iki denemede yaktığım mercimek çorbasına benzemiş; ama idare edelim artık

    Birinci Soru tipi: Hangi derste grup başarı düzeyi, mutlak başarı düzeyi, ortalama öğrenme düzeyi en yüksektir?

    Birinci soru cevabı: Böyle bir durumda yukarıda koyu halde yazdığım üç ifade için de aynı şey geçerlidir, yani aritmetik ortalaması en yüksek olana bakacağız. Sadece tek dersin aritmetik ortalaması en yüksek olursa doğru cevap odur. İyi de aga tablo da iki dersin artimetik ortalaması en büyük görünüyor. İşte bu zaman da o iki dersten standart sapması daha düşük olana bakacağız. Yani tabloya göre böyle bir sorunun cevabı KİMYA olacaktı.

    İkinci soru tipi: Hangi derste grup başarı düzeyi,mutlak başarı düzeyi, ortalama öğrenme düzeyi en düşüktür?

    İkinci soru tipine cevap: Ahanda böyle bir soruda da aritmetik ortalaması en düşük olana bakacağız. Eğer iki dersin birden en düşükse o zaman o iki dersten hangisinin standart sapması daha büyükse cevap odur. Yani sorunun cevabı TÜRKÇE'dir.

    ÇÖN: yani çok önemli not demek istedim. Eğer yukarıdaki tabloda soru sayısı verilirse işler değişir, işin içine ortalama güçlük girer. Onu bir dahaki sefere ele alacağız.

    Üçüncü soru tipi: Hangi derste sınıf grup olarak en başarılıdır, sınıf en homojendir, Öğrenciler arası farklılaşma en azdır? (Hepsi de aynı soru tipi sayılır)

    El cevap: Standart sapması en küçük olan derstir, yani matematik.

    Dördüncü soru tipi: Hangi derste sınıf grup olarak en başarısızdır, sınıf en heterojendir, öğrenciler arası farklılaşma en fazladır?

    El yanıt: Eh bu da standart sapması en büyük olan derstir yani biyoloji

    Bu tablolar ve ilgili yorumlar, ilk başta hep karışık gelir; tekrar ede ede yerine oturur zamanla her şey. Tekrar, unutmanın ilacıdır.

    T.D


  14. #14
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    130

    2008 KPSS Eğitim - Ölçme- Soru 56



    Ahanda yukarıda "bir dahaki sefere inceleyeceğiz" dediğim soru tipi. Yukarıda gösterdiğimiz tablolarda soru sayısı yoktu ki biz de bunu yukarıda üstüne basa basa vurguladık zaten.

    Böyle bir soruda bize değişik soru tipleri sorulabilir, zaten alışığız sadece bir şeyden onlarca sorun çıkarmaya.

    Abiciğim bize soru sayısının verildiği ve öğrenci başarısının yahut başarısızlığının istendiği bir soruda ortalama güçlüğü buluruz. Bu ortalama güçlük, madde güçlüğü denen melundan daha farkldır. Bulunması kolaydır uğraştırmaz. Yapmamız gereken sadece o derse ilişkin aritmetik ortalamayı, soru sayısına bölmektir. Sonuç "sıfır ile 1 arasında" çıkar ve sıfıra yaklaştıkça test zorlaşır, 1'e yaklaştıkça test kolaylaşır. Bu mudur abi? Budur dayı.

    Şimdi bakalım ortalama güçlüklere:

    Kimya: 8:20= 0,4

    Tarih: 30:40= 0,75

    Türkçe: 15:30= 0,5

    Fizik: 30:50= 0,6

    Felsefe: 14:40= 0,35

    Ortalama Güçlük Düzeyi en yüksek olan ders, tarih; en düşük olan ise felsefedir. Ortalama güçlük düzeyi bire yakalştıkça test kolaylaşır demiştik, kolay bir testte sınıfın büyük çoğunluğu başarılı olur; o zaman tarih dersi öğrencilerin en başarılı olduğu derstir.

    Eğer soruda grup başarı düzeyi, mutlak başarı düzeyi yahut ortalama öğrenme düzeyi en yüksektir diye soruyorsa yine ortalama güçlüğün en yüksek olduğu testi yani en kolay testi bualcağız. Eğer tam tersini soruyorsa yani düşüktür diyorsa o zaman da ortalama güçlüğün en düşük olduğu testi yani zor testi bulacağız.

    Bunlardan sonra, sorudaki tabloda yer alan medyan ve mod boşuna konmamıştır oraya, ÖSYM amca tutar onu da sorar bir gün.

    Hani sağa çarpık, sola çarpık, yukarıdan aşağıdan çapçarpık olan dağılımlar var ya hah işte onları sorar valla hiç acımaz.

    Soru: Hangi derste grup sola çarpık dağılım göstermiştir?

    Yaz kızım: Sola çarpık dağılım (yani sağa yığılmalı) gösteren grafiklerde Mod > Medyan > Aritmetik Ortalama düsturu vardır. Tabloda bu şekilde olan iki ders: Tarih ve Türkçe.


    Soru İki: Hangi derste grup sağa çarpık (yani sola yığılmalı) dağılım gösterme cüretinde bulunmuştur?


    Cevap: Yukarıdakinin tersi yani Aritmetik Ortalama > Medyan > Mod. Dikkat ederseniz medyan salağı hep ortada yer alıyor ee adı üstünde ortanca işte. Buna göre ortada çıkan iki ders: Kimya ve Felsefe.

    Aga Fizik salağını ne yapacağız? Bakalım, baktık onda her şey eşit ne ala, o zaman diyebiliriz ki o ders de simetrik dağılım göstermiştir.


    Esenlikler dilerim

    T.D

  15. #15
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Yaş
    29
    Mesajlar
    3,483
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    54
    devamını isterim (z)

  16. #16
    Üyelik tarihi
    Nov 2009
    Mesajlar
    25
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    15
    Alıntı T.D isimli üyeden alıntı Mesajı göster


    Ahanda yukarıda "bir dahaki sefere inceleyeceğiz" dediğim soru tipi. Yukarıda gösterdiğimiz tablolarda soru sayısı yoktu ki biz de bunu yukarıda üstüne basa basa vurguladık zaten.

    Böyle bir soruda bize değişik soru tipleri sorulabilir, zaten alışığız sadece bir şeyden onlarca sorun çıkarmaya.

    Abiciğim bize soru sayısının verildiği ve öğrenci başarısının yahut başarısızlığının istendiği bir soruda ortalama güçlüğü buluruz. Bu ortalama güçlük, madde güçlüğü denen melundan daha farkldır. Bulunması kolaydır uğraştırmaz. Yapmamız gereken sadece o derse ilişkin aritmetik ortalamayı, soru sayısına bölmektir. Sonuç "sıfır ile 1 arasında" çıkar ve sıfıra yaklaştıkça test zorlaşır, 1'e yaklaştıkça test kolaylaşır. Bu mudur abi? Budur dayı.

    Şimdi bakalım ortalama güçlüklere:

    Kimya: 8:20= 0,4

    Tarih: 30:40= 0,75

    Türkçe: 15:30= 0,5

    Fizik: 30:50= 0,6

    Felsefe: 14:40= 0,35

    Ortalama Güçlük Düzeyi en yüksek olan ders, tarih; en düşük olan ise felsefedir. Ortalama güçlük düzeyi bire yakalştıkça test kolaylaşır demiştik, kolay bir testte sınıfın büyük çoğunluğu başarılı olur; o zaman tarih dersi öğrencilerin en başarılı olduğu derstir.

    Eğer soruda grup başarı düzeyi, mutlak başarı düzeyi yahut ortalama öğrenme düzeyi en yüksektir diye soruyorsa yine ortalama güçlüğün en yüksek olduğu testi yani en kolay testi bualcağız. Eğer tam tersini soruyorsa yani düşüktür diyorsa o zaman da ortalama güçlüğün en düşük olduğu testi yani zor testi bulacağız.

    Bunlardan sonra, sorudaki tabloda yer alan medyan ve mod boşuna konmamıştır oraya, ÖSYM amca tutar onu da sorar bir gün.

    Hani sağa çarpık, sola çarpık, yukarıdan aşağıdan çapçarpık olan dağılımlar var ya hah işte onları sorar valla hiç acımaz.

    Soru: Hangi derste grup sola çarpık dağılım göstermiştir?

    Yaz kızım: Sola çarpık dağılım (yani sağa yığılmalı) gösteren grafiklerde Mod > Medyan > Aritmetik Ortalama düsturu vardır. Tabloda bu şekilde olan iki ders: Tarih ve Türkçe.


    Soru İki: Hangi derste grup sağa çarpık (yani sola yığılmalı) dağılım gösterme cüretinde bulunmuştur?


    Cevap: Yukarıdakinin tersi yani Aritmetik Ortalama > Medyan > Mod. Dikkat ederseniz medyan salağı hep ortada yer alıyor ee adı üstünde ortanca işte. Buna göre ortada çıkan iki ders: Kimya ve Felsefe.

    Aga Fizik salağını ne yapacağız? Bakalım, baktık onda her şey eşit ne ala, o zaman diyebiliriz ki o ders de simetrik dağılım göstermiştir.


    Esenlikler dilerim

    T.D
    arkadaşlar benim de bu konuda kafamı kurcalayan iki nokta var:
    aydınlatabilirseniz sevinirim

    1)öğrenciler arasındaki farklılaşmanın en yüksek veya en düşük olduğunu sadece standart sapmaya bakarak mı karar veriyoruz? yoksa bağıl değişkenlik katsayısını(st.sapma/arit.ort)*100 hesaplayarak mı?bazı sorularda denedim ve farklı sonuçlar çıktı.
    2)hangi testteki mutlak başarı düzeyi en yüksektir şeklinde sorduğunda buradaki mutlak ifadesi bişey değiştirir mi?yani sadece aritmetik ortalamayı mı baz alırız yoksa aritmetik ortalama/soru sayısını mı?

  17. #17
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    1,505
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    32
    Çok yararlı bir konu olmuş, Gencabay.

    Devamını bekliyoruz.

  18. #18
    Üyelik tarihi
    Oct 2008
    Mesajlar
    5
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    17
    ellerine sağlık hocam

  19. #19
    Üyelik tarihi
    Feb 2009
    Mesajlar
    20
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    16
    Bitti nasıl olacak sonuç bakalım..

  20. #20
    Üyelik tarihi
    Jul 2009
    Mesajlar
    104
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    17
    teşekkürler paylaştığın için

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. süper taktik (KPDS)
    Konuyu Açan: eda78, Forum: KPDS Forumu.
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj : 23-10-12, 00:01
  2. KPDS de Taktik ?
    Konuyu Açan: sezar26, Forum: KPDS Forumu.
    Cevaplar: 17
    Son Mesaj : 02-08-09, 10:43
  3. YDS İçin Biraz Taktik
    Konuyu Açan: DENIZ_VURGUNU, Forum: LYS-5 Forumu.
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj : 17-06-09, 23:25
  4. Matematik/sayı çözümleme
    Konuyu Açan: türkanzafer, Forum: YGS / LYS Forumu.
    Cevaplar: 6
    Son Mesaj : 09-07-08, 12:58
  5. taktik istiyorum....
    Konuyu Açan: milad, Forum: Dil Sınavları İle İlgili Paylaşımlar.
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj : 29-02-08, 20:57

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •