Toplam 14 sonuçtan 1 ile 14 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Bazı Türkçe Kelimeler ve Kökenleri

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    411
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    24

    Bazı Türkçe Kelimeler ve Kökenleri

    "Merak Ettiğim Konularla İlgili Sorular ve Bulabildiğim Yanıtları" isimli eserden derlediğim dille ilgili bazı bilgileri merak eden arkadaşlarım için paylaşmak istedim.

    "Umurumda değil" deyimindeki "umur" kelimesi ne demektir?
    Arapça'da, iş buyurma, buyruk, husus, madde anlamında olan Emr'in çoğulu "Umur"dur. İşler, hususlar, maddeler anlamındadır. "Umurumda değil" sözüyle, "konu içeriği olan işlerin, maddelerin ve hususların beni ilgilendiren bir yanı yok" denilmek istenmektedir.

    Lokum kelimesi nerden gelmektedir?
    Lokum kelimesi, Arapça "Rahat-ül Hulkum" kelimesinden bozmadır. Bu kelimedeki "hulkum", "boğaz" demektir. Bu nedenle "Rahat-ül Hulkum" "Boğazını rahat tut" anlamındadır. Zamanla "hulkum" kelimesi "rahat'a dönüşmüş ve lokum'a "rahat lokum" denilmeye başlanılmış. Daha sonraları rahat kelimesi de tahrif edilerek isim "Lati Lokum" oluvermiş.

    Seni gidi hınzır seni." diye birisine çıkıştığımız zaman, onun ne olduğuna hükmediyoruz?
    "Hınzır" Arapça domuz demektir. Bu nedenle, eğer kelimenin anlamını biliyorsak isteyerek, bilmiyorsak istemeyerek, ona "domuz" olduğunu söylüyoruz.

    Siyaset kelimesinin kökeni nedir?
    Siyâset, Arapça bir kelime olup, devlet işlerini yürütmek için, yöneticilerin kullandıkları çalışma yolu olarak tanımlanabilir.
    Siyâset kelimesinin aslı, Arapça'da at bakımı, at bakıcısı anlamında olan seis (seyis) kelimesinden türeme olup at bakıcılığı, ata bakma işi anlamındadır. Zamanla anlam genişlemesine uğrayarak, ulus yönetimi, ulus yönetiminde tutulan yol anlamında kullanılır olmuştur. Osmanlı döneminde, "siyâset etmek" deyimi, asmak, ipe çekmek, ölüm cezasına çaptırmak anlamındaydı ve devrin padişahları bu buyruğu sıkça kullanırlardı. Padişah, bir kişi hakkında "siyâset edin" buyruğu verdiğinde, kişinin kellesi bu çeşme önünde uçurulur, işi biten cellat da, elini ve kılıcını bu çeşmenin suyuyla yıkarmış.

    Ahkam Kesmek deyiminde, acaba kesilen nedir?
    Ahkam, hükm'ün çoğuludur. Arapça'dır ve emirler, buyruklar, kanunlar anlamına gelmektedir. Bu nedenle, ahkam kesmek deyiminde, ahkam, yani hükümler dışında kesilen başka bir şey yoktur.
    Ahkam kesmeye başladı denildiğinde, o kişinin yeterince bilgi sahibi olmadığı halde, bir konu hakkında doğru yanlış, olur olmaz fikir yürüttüğü vurgulanmak istenir.

    Sıfırı Tüketmek deyimi neyi ifade eder?
    Sıfırı tükettim derken aslında sıfır sayısıyla ilgili bir şey söylemiyoruz. Çünkü deyimdeki sıfır kelimesinin aslı zafirdir ve anlamı nefes, soluk demektir. Böyle olunca, deyimin doğrusu zafiri tüketmektir ve kişinin soluğu kalmayacak derecede çok yorulduğunu anlatmak için kullanılır.

    "Aksam" hangi kelimenin çoğuludur?
    "Aksam" kısım'ın çoğulu olup kısımlar demektir. Bu nedenle, varak'ın çoğulu evrak'a "evraklar" demek neden yanlışsa "aksamlar" denilmesi de aynı nedenle yanlıştır.

    İtfaiye ya da etfaiye, yangın söndürmekle görevli teşkilat'ın adıdır. Acaba bu kelimenin ateşle ya da yangınla olan ilişkisi nedir?
    Yangın söndürmekle görevli teşkilat'ın adı İtfaiye'dir. Etfaiye değildir. Kelime, Arapça'da söndürme, dindirme, bastırma anlamına gelen "itfa" sözünden türetilen "itfaiyye"den alınmıştır. Biz bu kelimeyi Türkçeleştirirken, iki "y" harfinden birini atmışız ve İtfaiye yapmışız. Görüldüğü gibi itfaiye kelimesinin ateşle, dolayısıyla da yanmakla doğrudan ilişkisi yoktur. Yangını söndürmekle görevli ekibe ateşi durdurdukları (itfa ettikleri) için bu isim verilmiştir.
    Konu rotunder tarafından (20-08-08 Saat 16:03 ) değiştirilmiştir. Sebep: Düzenlenmiş, yanlış bilgiler uyarılarla değiştirilmiştir.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    411
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    24

    devam

    Bir tatlı çeşidi olan aşureye neden bu isim verilmiştir?
    Aşurenin aslı Arapça "Aşura"dır. Arapça'da "aşr" on demektir. Muharrem ayının onuncu gününe de Aşura denir. Nuh Peygamberin gemisinin toprağa oturduğu günün anıldığı güne de Aşura derler.
    Aşura'dan devşirme olan Aşure kelimesi, içinde en az on (aşr) çeşit kuru bakliyat bulunması gereken ve kuru ve yaş yemişlerle süslenen, leziz bir tatlı çeşidinin adıdır.
    Bir rivayete göre, Nuh'un gemisi Cudi dağına oturunca gemide bulunanlar, tufandan kurtuldukları için bir şükran borcu olarak gemide arta kalan çeşitli hububattan bir çorba pişirirler. İşte bu anıyı devam ettirmek isteyen Müslümanlar, Muharrem ayının onunda, aşure pişirerek, ama bu sefer içine şeker de katarak, bu leziz tatlı çeşidini hem evde ailecek yerler, hem de geleneğe uyarak komşulara dağıtırlar.

    "Kallavi bir kahve isterim" dendiğinde, "Kallavi" kelimesi neyi ifade ediyor?
    "Kallavi bir kahve", büyücek bir fincan içinde servis yapılan kahvedir. Kallavi, eskiden vezirlerin başlarına giydikleri, koni biçimindeki, oldukça uzun kavuğun adıymış. Bu nedenle, günümüzde "kallavi bir kahve", hacmi büyücek olan bir fincanda servis yapılması istenilen kahve, veya hacmi büyük olması istenilen bir başka nesne için söylenir.


    Haseki nedir? "Haseki Kadın" kime denir?
    Osmanlı sarayında, padişahın yakın hizmetinde bulunan kişilere haseki denirdi. Hasekiler itibarlı kimselerdi ve kendilerine ağa diye hitap edilirdi. Sarayda görevli silahlı muhafızlara da Haseki unvanı verilirdi. "Haseki Kadınları" ise, Osmanlı saraylarında, harem dairelerindeki kadınlar arasında, hükümdarın takdirini ve sevgisini kazanmış, ya da çocuk doğurmuş olan cariyelerin genel adıydı. Haremdeki kadınlar arasından en gözde seçilenlere "Hünkar Hasekisi" unvanı verilirdi. Hünkar Hasekileri arasında çocukları olanlara "Haseki Sultan" denir, erkek çocuk doğuranların başına taç giydirilirdi. Erkek çocuk doğuran Haseki Sultanlar arasından en seçme olanlar da, "Kadınefendi" unvanını alırdı.

    Mevsiminden önce yetişen meyveye ve sebzeye neden "Turfanda" denir?
    Çin Halk Cumhuriyeti'nde, başkenti Urumçi olan Sincan (Xinjiang) yöresinde, "Turfan" adında bir vaha* vardır. Bu vaha, Lut Gölü'nden sonra dünyanın ikinci büyük çukur yeridir. Çince'de buranın adı Tulupan'dır,Öztürkçe adı ise Turpan'dır anlamı da kutsal yerler, çölde bir vaha demektir.
    İsmini, bulunduğu vahadan alan Turfan şehri, İpek Yolu'nun geçtiği noktalardan biridir. Burası hemen hemen hiç yağmur almayan kurak bir yerdir, çünkü bu bölgede yağmur damlaları daha yere ulaşmadan, sıcak nedeniyle buharlaşıverir. Buna karşın, kuzeydeki Tanrı dağları'nda eriyen kar suları, 2000 yıldır uygulanan ve karez sistemi olarak bilinen yeraltı tünelleri yoluyla Turfan'a ulaşır ve havzayı zirai yönden çok verimli bir hale getirir. Yedi sekiz yüz yıl evvel olduğu gibi, bugün de suyu bol ve havası sıcak olan bu havzada üzüm, kavun ve karpuzun yanısıra, her türlü meyve ve sebze yetiştirilmekte, buğday ve pamuk ekimi ile ipekçilik yaygın olarak yapılmaktadır.
    Eskiden, kış aylarında İpek Yolu'nu izleyerek Anadolu'ya gelen yolcular, yolculukları sırasında yedikleri yemekleri ballandıra ballandıra anlatırken "Aman efendim, bir patlıcan dolması yedik ki ağzınıza layıktı, salatalar, domatesler nefisti. Hele o kavun yok mu, bal gibi tatlıydı" gibilerden sözler söyleyince, içinde bulundukları kara kış gününde, Anadolu'nun soğuk yörelerinde yaşayan ve bu gibi yiyeceklere hasret kalan evsahipleri, söylenenlere inanmadıklarını ifade eden bir eda ile "Aman efendim bu mevsimde nerede bulup yediniz ki" diye sorarlarmış. O zaman, ziyaretçilerin bu soruya yanıtı "Turfanda efendim, Turfanda" olurmuş. İşte bu ya da buna benzer konuşmalardan dolayı, mevsiminden önce yetişen meyveye ve sebzeye, "turfanda" adı verilmiştir.

    Şimdilik bu kadar

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    131
    Sıfırı Tüketmek deyimi neyi ifade eder?
    Sıfırı tükettim derken aslında sıfır sayısıyla ilgili bir şey söylemiyoruz. Çünkü deyimdeki sıfır kelimesinin aslı zafirdir ve anlamı nefes, soluk demektir. Böyle olunca, deyimin doğrusu zafiri tüketmektir ve kişinin soluğu kalmayacak derecede çok yorulduğunu anlatmak için kullanılır.

    "Akşam" hangi kelimenin çoğuludur?
    "Aksam" kısım'ın çoğulu olup kısımlar demektir. Bu nedenle, varak'ın çoğulu evrak'a "evraklar" demek neden yanlışsa "aksamlar" denilmesi de aynı nedenle yanlıştır.
    Özellikle bu ikisi başta olmak üzere hepsi için teşekkür ederim. Galat-ı Meşhur hakkında kapsamlı bir araştırma yazısı hazırlayacağım da inşallah


  4. #4
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    6,088
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    87
    Alıntı rotunder isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Akşam hangi kelimenin çoğuludur?
    "Aksam" demek istediniz galiba, "akşam" değil.

  5. #5
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2,590
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    47
    Cins kelimesi arapçadan türkçeye ve latinceye geçmiştir.

  6. #6
    Üyelik tarihi
    Aug 2007
    Mesajlar
    411
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    24
    "Çığrından çıkmak" deyimindeki çığır nedir?
    Çığır, eski Türkçe bir kelimedir ve dar, küçük yol demektir. Kar üstünde herhangi bir şekilde açılan yola, ya da çığ yuvarlanırken açılan yola "çığır" denir.
    Böyle olunca, "Çığrından çıkmak" doğru, en uygun, en iyi olan yoldan çıkmak, sapmak, sapıtmak anlamına gelen Türkçe, eski bir deyimdir.

    Fend nedir? "Kadının fendi erkeği yendi" deyimi neyi anlatmak istiyor?
    Fend= hile, desise, el altından yapılan oyun demektir. Bu nedenle fend, kadının akıllılığını, kurnazlığını veya kadının erkeğe olan üstün vasıflarını anlatan bir kelime olmaktan çok uzaktır. O halde, bu deyim "Kadın, söyleyeceği hakikat hilafı sözler, yapacağı hileli oyunlar sayesinde erkeği yener, onu alt eder" anlamındadır.

    Kadın ses ve sahne sanatkarlarına verilen "DİVA" ünvanı neyi ifade eder? Bu kelimenin kökeni nedir?
    "Diva", halk tarafından çok sevilen ve sayılan, hatta, tapılacak derecede hayran olunan, olağanüstü şöhrete erişmiş, genelde kadın ses ve sahne sanatkarlarına verilen ünvandır.
    Diva İtalyanca bir kelimedir. Kökeni, Latince "divus" (ilahi) ve "deus" (Tanrı) sözcüklerine dayanır. Diva ünvanı ilk defa 19'uncu asırda yaşamış ünlü İtalyan soprano Guiditta Pasta'ya verilmiştir. Pasta, sesini denetleyebilen, ses sınırlarını zorlayabilen ve olağanüstü sesi yanısıra sahnedeki oyun yeteneği ile zamanının bestecilerini büyüleyen bir ses sanatkarıdır.

    En yaygın yayın organı olan "Gazete" bu ismini ne zaman almış ve bu isim nasıl oluşmuştur?

    İlk gazete, Roma İmparatoru Julius Caesar devrinde Roma'da çıkmış. Caesar adamları tarafından elle yazılarak hazırlanan bu gazete, sokak başlarında bulundurulur ve gelip geçen ahaliye bila ücret dağıtılırmış.
    Gelelim gazete kelimesinin nereden geldiğine. Onaltıncı yüzyılda, Venedik'te çıkan ilk gazete, o zamanın parası olan bir "Gazetta" karşılığında satılırmış. Zamanla bu paranın adı, bu yayın organının da adı olmuştur.

  7. #7
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    131
    Alıntı Saposcat isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    "Aksam" demek istediniz galiba, "akşam" değil.
    Alıntı Kazalanka isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Cins kelimesi arapçadan türkçeye ve latinceye geçmiştir.
    Ahh ben de araştırmanın verdiği rehavetten dolayı hemen aldanmışım; oysa nasıl sevinmiştim akşam sözüğünün de galat olduğunu anlayınca; ama akşam "Soğdça"dan bize geçmiş. Ayrıca kilit kelimesinin Farsçadan geçme ihtimali daha yüksek gibime geliyor; zira Farsçada "kilid" demek sanırım yani bizimkine daha yakın.

    Evet cins kelimesi Arapçadan geçmiş olmalı, harita da öyle


  8. #8
    Üyelik tarihi
    May 2008
    Yaş
    37
    Mesajlar
    1,598
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    35
    Alıntı Tercan Değerli isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Evet cins kelimesi Arapçadan geçmiş olmalı, harita da öyle
    Belki de Abbasiler döneminde Yunan klasiklerinin tercümesi esnasında pek çok kelime ve kavram Arapça'ya geçtiği gibi bu kelimeler de geçmiş, Arapça'dan da Türkçe'ye geçmiştir.

  9. #9
    Üyelik tarihi
    May 2007
    Mesajlar
    6,088
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    87
    Alıntı Tercan Değerli isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Ayrıca kilit kelimesinin Farsçadan geçme ihtimali daha yüksek gibime geliyor; zira Farsçada "kilid" demek sanırım yani bizimkine daha yakın.
    Kilit kelimesinin kökü Yunancadır, fakat Türkçeye Farsçadan geçmiştir. Farsçada كليد (kilîd), "anahtar" demek.

  10. #10
    Üyelik tarihi
    Jul 2007
    Mesajlar
    2,590
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    47
    Arapçadaki akşam kelimesi acem' dir yani başka bir dilden arapçaya geçmiştir, farsça ihtimali çok yüksektir.

  11. #11
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    131
    Alıntı Kazalanka isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Arapçadaki akşam kelimesi acem' dir yani başka bir dilden arapçaya geçmiştir, farsça ihtimali çok yüksektir.
    Köken bilim sözlüğü Soğdça diyor vallaha


  12. #12
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Yaş
    28
    Mesajlar
    73
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Benim de aklıma şu takıldı; şu kilomuzu ölçen tartılar var ya. BASKÜL de deniyor bunlara. Geçen bu BASKÜL'lerden birinin ambalajında "BATH-SCALE" yazdığını farkettim... Acaba yine biz Türkler, yabancı kelimeleri ağzımızda yuvarlayarak Türkçeleştirme yeteneğimizi mi sergilemişiz bu BASKÜL üzerinde de...??? Ama okunuşu aynı "BASKÜL" gibi oluyor farkettiyseniz. Siz ne düşünüyorsunuz?

  13. #13
    Üyelik tarihi
    Jul 2006
    Mesajlar
    10,014
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    131
    Alıntı ecehan isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    Benim de aklıma şu takıldı; şu kilomuzu ölçen tartılar var ya. BASKÜL de deniyor bunlara. Geçen bu BASKÜL'lerden birinin ambalajında "BATH-SCALE" yazdığını farkettim... Acaba yine biz Türkler, yabancı kelimeleri ağzımızda yuvarlayarak Türkçeleştirme yeteneğimizi mi sergilemişiz bu BASKÜL üzerinde de...??? Ama okunuşu aynı "BASKÜL" gibi oluyor farkettiyseniz. Siz ne düşünüyorsunuz?
    O, Fransızcadan geçmiş bize, Bascule

  14. #14
    Üyelik tarihi
    Jul 2008
    Yaş
    28
    Mesajlar
    73
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    19
    Alıntı Tercan Değerli isimli üyeden alıntı Mesajı göster
    O, Fransızcadan geçmiş bize, Bascule

    Fransızca'ya da İngilizce'den geçmiş olamaz mı? Sonra da Türkçe'ye... Ayyyy, çok saçma oldu!

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Benzer Konular

  1. Farsca-Türkçe ortak kelimeler
    Konuyu Açan: hayale, Forum: Farsça Forumu.
    Cevaplar: 33
    Son Mesaj : 11-01-18, 22:22
  2. Arapça-Türkçe ortak kelimeler
    Konuyu Açan: ulash, Forum: Arapça Forumu.
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj : 11-08-17, 13:14
  3. Kelimelerin Kökenleri
    Konuyu Açan: perestîde, Forum: Güncel Türkçe Meseleleri.
    Cevaplar: 46
    Son Mesaj : 22-06-12, 14:03
  4. Türkçe Karşılığını Bilmediğiniz Kelimeler
    Konuyu Açan: Festiva, Forum: Güncel Türkçe Meseleleri.
    Cevaplar: 28
    Son Mesaj : 02-03-10, 20:16
  5. Eskimolar Türkçe kelimeler kullaniyormus
    Konuyu Açan: Zerdesht, Forum: Güncel Türkçe Meseleleri.
    Cevaplar: 32
    Son Mesaj : 07-08-08, 09:27

Bu Konu İçin Etiketler

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •