Toplam 7 sonuçtan 1 ile 7 arasındakiler gösteriliyor.

Konu: Internet dünyasında dönen sahtekarlıklar ve uyanık olun!

  1. #1
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Mesajlar
    151
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    9

    Internet dünyasında dönen sahtekarlıklar ve uyanık olun!

    Değerli arkadaşlar size dil öğrenimi dünyasında dönen bazı utanmazca dolaplardan söz etmek istiyorum.
    Bütün insanlıkta meydana gelen yozlaşma haliyle dil dünyasında da kendini gösteriyor. sahte psikolog, şunalog bunalog vs vs tonla var. Bir de o kadar arsız ve utanmaz kişiler var ki aralarında sanki çok dürüst ve namuslu gibi sizi tehdit ediyorlar ve hatta kendinizden şüpheye düşer hale geliyorsunuz acaba bu normal bir düzen mi, aptal olan biz miyiz, hangi biriyle uğraşalım ?


    Bazı gördüğüm yaygın sayılabilecek durumlar ;

    1-Yabancı bir İngilizce setini alıp hemde olduğu gibi alıp Türkçeye çevirip kendi müthiş devrim yaratan icadı gibi satmak ve uyaranlara da tehditler savurup bir şeyler üretemeyen kişiler olarak yaftalamak. bu arsız kişilikler ayrıca inanması güç ancak sanki alın teri dökmüş gibi bu ürünlerini orjinal olan üründen 2-3 misli pahalıya satmaktadırlar. Türkçe anlatım yoksa özellikle bunu değerlendiriyorlar, firmaya soruyorsunuz biz Türkçe çıkarmayı düşünmüyoruz diyorlar ama bizimkiler çoktan çıkartıyor, bir de method ismi koy yapıştır..


    2-Yabancı dil öğrenimi sitelerinde ücretsiz olarak halkın kullanımına açılmış yani kamuya açık ve tamamen ücretsiz olan dökümanları alıp hiç değiştirmeden evet yanlış duymadınız hiç değiştirmeden mucize set gibi satmak. ve gerçekten de çok satmak.
    (Bunu şöyşe tespit edebilirsiniz, bu kişilerden bazıları demo koymuş bazıları ise işin farkında demo koymamış mutlaka isteyiniz, sonra onu dialogmudur nedir google yapıştırın bingo karşınıza çıkıyor adam olduğu gibi siteyi kopyalamış sonra uyu öğren o ne ala...) Malum insanların ücretsiz kaynağa karşı alerjisi var ücretli ise iyidir alan da ben memnunum demez mi ? trajikomik..


    3-SIKI DURUN ŞOKKK; bunu da yeni gördüm hemde bizzat ingilizce öğretmeni olan ya da olduğu imajı yaratan biri tarafından bir TÜRK gramer kitabını alıp yazar kısmına etiket yapıştırıp Gramer kitabımız çıktı diye youtube de tanıtım yapmak. EVET inanılmaz ama gerçek, kitapta çok satan bir kitap hani yani utanmazlıkta son nokta kıyıda köşede kalan bir kitapta değil yani, bu ne cesaret. Önce dedim ki Allah Allah kitap biçimi şekli benziyor olmasın ama yok iyi bildiğimiz bir kitap.. yazık..


    4-Türkiye'de ünlü sayılabilecek bir firma'nın gramersiz ingilizce adı altında, aşina olanların bileceği EFFORTLESS ENGLISH setini sattığını demoyu indirdiğimde gördüm, hemde birebir AJ hoca ayy ben şok yani o kadar rahatlar ki halkı öyle aptal bellemişler ki, halkın cahilliğine öyle güveniyorlar ve bundan eminler ki, 3-5 cümle falan değiştireyim bari göze batmasın bile demeye tenezzül etmiyor.

    Buraya kadar anlattıklarım direk sahtekarlık yöntemleri olarak incelenebilir.


    2.BÖLÜM

    BU KISIMDA İSE DİL öğreniminde psikolojisi bozuk olan ve psikoloğa pardon dil konusunda dil psikoloğuna ihtiyaç duyan aslında umut arayan kişilerin düştüğü yanlışlardan bahsedelim.


    Dil psikologları ve pazarlamacıları uzman öğretmen değildir.
    Bu kişilere sahtekar diyemeyiz elbette ki iddialı olmaları mümkün burada uyarım müşteri olmak isteyen kişilere.

    BU Tarz dünyanın en iyi yöntemi kitabı, emeksiz dil, en iyi hoca, al sana ücretsiz demo bak nasıl hemen aklına girdi en kolay yeriydi puhaa maşallah vs diye kişinin ağzına bir parmak bal çalıp ürün satanların yöntemlerinden bazılarına değinelim..


    Nasıl dil bakiri insanlarımızı etkiliyorlar..

    1-İngilizcenin en basit olan başlangıç konularını örnek olarak sunarak zaten herkesin babannemin bile aşina olduğu konularda izleyen kişinin konuyu çok çabuk kavrayabildiğini hissetmesini sağlamak. Yani I love you, you love me.. aaa inanmıyorum anladım, hocam büyüksün hocam Allahına kurban hocam, Hoca'da tabi ki boş durmaz, coştukça coşar verir gazı, ürün, özel ders vs, hatta ürününe %200 zam yapar (gerçekten)

    Bakın arkadaşlar bir hoca emek verir yılların ürünün ortaya koyar ağır bir kitaptır size zaten hitap etmez sizinle bir ilgisi yok o ileri düzey bir kitaptır ama sanki o kitabın amacı da yeni başlayanlar içinmiş gibi, bu I would like to, cu 500 kelimeyle en basit gramerler dil öğretmeye ve fahiş fiyatlarla satmaya çalışanlar mucize umut tacirleri bu usta deneyimli hocalarımızı resmen kötülüyor, gördünüz mü bakın kitabı 100 sayfa ama başarısız. bu adiliktir çünkü o kitabın amacı yds'dir, veya ADvanced'dir, akademiktir, işte böyle arkadaşlar, bir de bu şahıslar üşenmiş bol kelime eklememiş kitabına 500 kelime yeter bak bu kitapta 3000 kelime vardı ama boş 500 kelime iyidir iyi demezler mi ? kürek surat ilişkisi sanırım uygun bu kişilere.

    Yani size zor kitabı gösterip kendi ilkokul seviyesi kitabını çok kolay anlaşılan bir kitap, çok usta bir zeka gibi gösteren kişilere dikkat edin.

    I love you, I want, You can... diye anlayınca öğrenci coşuyor sistem süper sonuna kadar bu basitlikte bu dili hallesederim diyor. BUNA DİKKAT EDİN BUNLAR PAZARLAMA HİLESİNDEN İBARETTİR. Dedeme göstersem o da anlar ve der ki aa anlıyoruuuum bu hocada özel bir şeyler var, ahh dedecim ya.. Dedem harikalar diyarında.. (seni seviyorum dede, sen bu kirli dünyada saf kaldın)

    2-Başkalarını kötülemek, kendisinden başka her öğretmen bilgisiz, her kurs ticari sömürü amaçlı, her kitap gereksiz, AMA kendisi çığır açmış.. fahiş fiyata emeksiz yazdığı çocuk kitabı ne hikmetse insanlığa fayda sağlaması için yazılmış, tek iyi kendisi nobeli hakettin bro..
    ----------------------------------------------------------------------------------------

    Bazı Hocalarımızı görüyoruz ücretsiz dökümanlar sunuyorlar ve bu ücretsiz dökümanlar o mucize satanların 1 günde ürettiği kitaplardan 10 kat daha işlevsel bunu unutmayın. Hatta çok iyi bir hocamız neden kitap çıkartmıyorsunuz dediğimizde zaten bir sürü kaynak var neden çıkartayım ki diyor ki asıl çıkarması gereken hocadır kendileri. ama diğer arsızlar her gün mucize.



    Yine konuya bir şeyler eklerim arkadaşlar. Daha önce konuyu kanıtlarıyla yazmıştım ancak vazgeçtim çünkü korkmaları utanmaları gerekirken inanılmaz bir şekilde neye güveniyorlarsa tehdit ediyorlar, biliyorum ki bu kişilere mahkemede haddini bildirmek son derece kolay ancak 1 değil 10 değil, ömrümüz bunlamı geçecek, Tv'lerde bile görüyorsunuz ne ürünler satılıyor, sahtekarlık ortaya çıkıyor 2 hafta sonra değişik isimle yine geliyor maalesef düzen bu, bizden uyarması dikkat edin, çevrenizi uyarın.
    ---------------------------------------------------------------------------------------------



    BU işin kolay yolu yok, bu işin sadece kendinizce eğlenceli ve amacınıza uygun olarak herkesin bilebileceği yöntemleri var zaten tavsiye olarak birbirimize veriyoruz bu tarz tüyoları ama hepsi bu arkadaşlar, en basit cümleyi koyup zaten muhtemel bildiğiniz cümle sizi coşturmasın, 3 hafta sonra hayal kırıklığı yaşamayın, keyif alın, eğer sınavınız varsa sıkı çalışın hobi ise keyif alın, dil bilenlere sorun çoğunun yöntemi zaten benzer oluyor benzer yollardan geçiyorlar bunu bilin.


    bunlara dikkat arkadaşlar, lütfen dikkat, çoğumuzun gelir durumu belli anne babanızın veya kendi emeğinizle kazandığınız zor kazandığınız paraları bir anlık umut uğruna heba etmeyin, çalışmak, çalışmak, çalışmak başka da yol yok, çalışmayı eğlenceli ve biraz daha etkili hale getirmek var hepsi bu, genel süreç aynı, binlerce saat dinleme, konuşma, okuma, vs.

    Spor yaparken, psikoloji konusunda kişisel gelişim kitapları yaşam koçu furyası, balcılar, telefon vs vs vs uyanık olun..


    sağlıcakla kardeşlerim.


  2. #2
    Üyelik tarihi
    Mar 2017
    Mesajlar
    19
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    4
    Üşenmemiş yazmışsınız elinize sağlık, malesef ortada ciddi bir denetim ve yaptırım olmayınca sonuç bu. Böyle giderse de son bulmayacak.
    3. maddedeki kitap hangisi acaba ( hangi kitabı alıp yazar adına etiket yapıştırıp satıyorlar?

  3. #3
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Mesajlar
    151
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    9
    Sende üşenmemiş okumuşsun sağol dostum..


    Özelden atıyorum videoyu, etiketin olduğu yerde Ebru Yener ve beşir kitap evi yazması gerekiyor. ama oraya etiket yapıştırmış, bir de diyor ki 3-4 hoca beraber çıkarmışlar..


    Neyse videoyu izledikten sonra buraya yorum yaparsan sevinirim insanlar doğru şeyler yazdığımı bilsin.

    saygılar.

  4. Teşekkür mtkaya bu mesaj için teşekkür etti.
  5. #4
    Üyelik tarihi
    Mar 2017
    Mesajlar
    19
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    4
    Malesef haklısınız ve ne yazık ki ülkemizdeki kanunlar çerçevesinde bu şekilde yapılan kopyalamalara karşı elimiz kolumuz bağlı. Üniversitelerimizdeki hocalar arasında bile bu ayıbımız var. Bilimsel makaleler, yayınlar, kitaplar aynen alınıyor. Buna bilim dünyasında intihal deniliyor. Yayınevi dava açsa bile kazanamama ihtimali var. Ülkemizin geri kalma sebeplerinin sıralandığı bir liste yapılsa bu kolaycılığa kaçıp kopyalama işi ilk sıralarda yer alırdı. Üretilen bilginin kopyalanması yeni ve özgün bilgi üretilmesini engelliyor. Dediğiniz gibi tehdit de ederler kanun onlardan yana, ispatı çok zor. Buna karşı mücadele çalışmaları var ama akademik alanda bile henüz bir başarı sağlanabilmiş değil. Sonuç alınabilmesi için her zaman olduğu gibi en tepede konu ciddiye alınıp en tepeden bir müdahale edilmesi gerekiyor. Şimdilik yapılabilecek şeylerden biri böyle forumlarda konu açmak bir diğeri de satın alanların tüketici hakem heyetlerine başvurması.

  6. Teşekkür okaaan bu mesaj için teşekkür etti.
    Beğenme okaaan bu mesajı beğendi.
  7. #5
    Üyelik tarihi
    May 2010
    Mesajlar
    129
    Teşekkür / Beğenme
    Blog Başlıkları
    1
    Rep Gücü
    18
    Bir video sitesinde kendi videosuna «dünyanın en iyi İngilizce öğretmeni» yazan bir şahıs da yukarıda anlatılanlara benzer bir yöntem uyguluyor. Bahsi geçen şahısla ilgili bir de haber çıkmıştı:
    Dil öğrenmenin sırrını çözüp 10 dil öğrendi
    2000 yılında Ankara üniversitesinde Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesinde Avrupa dilleri üzerine eğitim görürken aile şirketlerinin iflas etmesiyle beş parasız kalan F***** Y***** Antalya'ya gidip iş aradı, Almanca ve Rusçası yeterli değil diye işe alınmayan F***** Y***** hırs yaptı ve 10 dil öğrendi.

    Kısa zamanda bu kadar dil öğrenen ve Ankara ünivesitesinden Filolog (dilbilimci) olarak mezun olan F***** Y***** dil öğrenmesinin hikayesini bize şöyle anlattı.

    Hocam bu kadar dili nasıl öğrendiniz?
    İşin gerçeği doğru sistem ve doğru kitap olmadığı için ilk öğrendiğim üç dilde çok zorlandım. Önce ortaokuldan başlayarak İngilizce öğrenmeye başladık. İngilizcem ortaokul yıllarındayken hep 10'du ama o 10 olan İngilizce ile bir cümle kurabilir miydiniz derseniz, hayır derim. Bugün de okulda öğretilen İngilizce ile "what is this?" haricinde cümle kurabilen yok gibi. Sonra lise yıllarında ergenlik dönemine girdik, hocalara ısınamadık ve İngilizcem ya zayıf geldi ya da orta üzeriydi. 10 gibi bir notu bir daha göremedim. Liseden sonra Ege Üniversitesini kazanınca bir sene hazırlık gördük. 2 dönem İngilizce eğitim, aldım ama 2. dönemin sonunda finallere geldiğimde notlarım çok kötüydü. Finalden 90 almazsam sınıfta kalıp hazırlığı tekrar okumam gerekiyordu. Ben de şu anki sistemimin temelini oluşturan ilk adımı orada attım. Bütün kitapları bir kenara bıraktım ve almış olduğum notları hergün başından sonuna iki hafta boyunca okudum. İki hafta sonra sınava girdim ve 95 alarak sınavı geçtim ve rahat bir nefes aldım.

    Sonraki sene İngilizce öğrendik bari hadi Almanca da öğreneyim dedim ve okulda seçmeli ders olarak Almanca aldım. Hocamız bize bir kitap verdi. Fotokopisini çektirip çalışmaya başladık. Herkesin yaptığı gibi asıl önemli olan şeyin kelime ezberlemek olduğunu sanarak, kelimeleri ezberlemeye başladım ama nafile, sınıf ortamında hiçbir şey öğrenemedik. Sonra İzmir'de çok tanınmış bir dil kursuna gittim. Bana kurlardan bahsettiler 15 kurları varmış 2 sene boyunca gidecekmişim ve sonunda öğrenecekmişim. Dil öğrenmek için her şeye razı olduk ve başladık. Öyle bir Almanca öğretmeye çalıştılar ki, kendimi geri zekalı gibi hissettim. Ne söylediklerini aklım alıyor, ne de hafızada tutabiliyordum. Böylece 2. ayın sonunda hiçbir şey öğrenemeyince devam etmeme kararı aldım. Eh, Almanca olmadı bari İtalyanca öğrenelim dedik. İzmir'de gene bu konuda çok tanınmış olan bir kursa gittim. İtalya'dan gelen pahalı bir kitabı da satın aldık. Ama derslerde kitap yerine hep fotokopilerden çalıştık. Sonra 3 ay geçti benim durum gene hüsran, üç ay boyunca hep kelime ezberleyip durdum. Bir tane bile adam gibi cümle kuramıyordum. Sonra onu da bıraktık.

    Yaz ayları bir turizm şirketinde çalışmaya başladığımdan dolayı İngilizcem konuşma olarak çok iyi oldu. Sonra İngiltere'ye gittim, aşağıdan yukarı bir İngiltere turu attıktan birkaç ay sonra Türkiye'ye geri döndüm.

    İzmir'de babama ait olan şirketler çok iyi iş yaptığından dolayı gelecekle ilgili hiçbir kaygım yoktu. Tekrardan üniversite sınavına girdim ve Rus Dili ve Edebiyatını kazandım. İlk iki sene sınıfa girdik ve çıktık, Rusça çok karışık ve zor geldi, söylenenleri anlamaya çalıştık ama nafile, onlarca kitap aldık ama hiç biri öğrenmemize yardımcı olmadı.

    2000 yılında babam iflas etti ve elimizdeki herşeyi kaybettik. 26 yaşında bir üniversite öğrencisiydim ve elimde yıllar boyu süren eğitimden sonra öğrendiğim İngilizce haricinde hiçbir şeyim kalmamıştı. Cebimde 5 kuruş para yoktu öyle ki üniversiteye devam bile edecek durumum kalmamıştı. 2000 yılının yazı Antalya'ya giderek iş aradım ama kimse bana iş vermedi. Herkes ya Almanca ya da Rusça bilen arıyordu. Her iki dilde de ezbere bir sürü kelime biliyordum ama bunları bir araya getiripde bir cümle kurmayı başaramıyordum. Sözlük gibiydim ne söylersen Türkçesini söyleyebiliyordum ama o kelimeleri bir araya getirip anlamlı bir cümle kuramadığım için tabii ki kimse bana iş vermedi. Ben de İzmir'e dönüp Almanca ve Rusça çalışmaya başladım. Hepimiz ortanca ablamın yanına bir nevi sığınmıştık borca girerek bana Türkiye'de nerdeyse tekel olan bir dil öğretim firmasının bir Almanca bir de Rusça setini aldı. Oturup çalışmaya başladım. Önce günde 1-2 saatti sonra günde 8-9 saat Almanca-Rusça çalışıyordum. Bu setler ilk bakışda çok güzel görünmesine rağmen size sadece sözlük gibi kelime ve gramer öğretiyor ama gerekli bir cümle kurmayı öğretemiyordu. Bu yüzden bu iki dili birden öğrenmem 1 senemi aldı. Sonra bir tatil köyünde işe girdim. Gene bu firmanın Fransızca ilk adım ve ikinci adım kitabını aldım. Hergün kitapları başından sonuna okuduğum halde kelime ezberlemekten başka hiçbir işime yaramadı. Otelde Fransızla karşılaştım, iki aylık çalışma sonunda iki cümle arka arkaya Fransızca konuşamadım. Bu da ayrı bir başarısızlık hikayem oldu.

    Bir gün otele Hollandalı bir aile geldi. Çok iyi anlaşıyorduk, kendilerine Hollandaca öğrenmek istediğimi söyledim. Çok sevindiler, ama dediler ki, Ferhat biz nasıl öğretmemiz gerektiğini bilmiyoruz. Sorun değil dedim. Benim sorduğum sorulara siz yanıt verin yeter. Hollandaca üzerine hiçbir fikrim yoktu. İngilizce ve Almanca sormaya başladım ve notlar almaya başladım. Gece 23.00'den sonra diskoda buluşup Hollandaca çalışıyorduk. Tuttuğum notların sonucunda 1 hafta sonra bu aile ve diğer Hollandalılar ile ciddi ciddi iletişim kurmaya ve birçok şeyi anlatabilmeye başlamıştım. Sadece 1 haftalık çalışma, inanılmaz bir şeydi. Daha sonra bu aile ile yazışmaya devam ettik. Ben İngilizce ya da Almanca soruyor onlar bana Hollandacasını yazıp gönderiyorlardı. Sezon sonuna geldiğimizde elimdeki notları düzenleyip fotokopiciye götürüp kitap olarak bastırdım. Baskı sonrası elimde ilk yazmış olduğum dil kitabımı tuttuğumu fark ettim.

    Hollandacada uygulamış olduğum bu yöntemi, İtalyanca, Fransızca ve İspanyolcaya da uyguladım ve inanılmaz olan oldu kısa sürede bu dillerde de iletişim kurmaya başladım. Sistem çok etkili olmuştu. O kadar ki hiçbir bilmediğim bir Avrupa dilinde 1 haftalık bir çalışma ile rahat rahat iletişim kurabilecek duruma gelebiliyordum. Çok dil öğrenince bu sefer benim için bir ihtiyaç ortaya çıktı, kısa zamanda okuyabileceğim bütün gramer kuralları ve gerekli kelimeleri içinde barındıran A-Z'ye bir dil kitabı. Siz bir dili ne kadar iyi bilirseniz bilin, okumadığınız sürece unutmaya mahkumsunuzdur. Bunun üzerine mezun olduğum yıl olan 2003 yılından itibaren Avrupa Dilleri üzerine bilimsel çalışmalar yapmaya başladım. İnsan beyni ve insan nasıl öğrenir sorularına cevaplar bulmak için araştırmalar yapıyordum. Sonra bir dil kitabında olmasını istediğim tüm özellikleri bir araya topladım. Avrupa dilleri üzerine uzmanlaşan bir Filolog olarak bu dillerin yapılarını ortaya koyarak, en basitten zora doğru, en gerekli konulardan gereksize doğru bir çizgi izleyerek, 10 senelik bir çalışmadan sonra kitaplarımı oluşturdum.

    Kitaplarım o kadar etkili olduki kursların iki ayda öğretemedikleri bilgileri, öğrencilerim kitaplarımdan bir haftada öğrenmeye başladı.

    Peki Hocam neden tanınmış bir yayınevinden kitaplarınızı çıkartmak yerine kendi yayınevinizi kurdunuz?


    2008 yılıydı o sırada 5 yıldızlı bir otelde müşteri ilişkileri müdürlüğü yapıyordum. Türkiye'nin en büyük yayınevlerinden birine İngilizce, Rusça ve Almanca kitaplarımı götürdüm. Çok beğendiler ve basmak istediler. Önüme bir anlaşma koydular. Kitapların tüm haklarını 10 seneliğine kendilerine vermemi istiyorlardı ve karşılığında bana kitaplarımın basılmasının gururunu yaşamamı teklif ettiler. Ben de emeğimin sömürülmesine razı olmadığım için teklifi reddettim. Sonra Ankara'da birkaç yayınevi ile daha görüştüm, onlar da farklı şeyler teklif etmediler. Ben de doğru zamanı beklemeye başladım.

    2012 yılının sonlarına doğru kitapları bastırmak için bir matbaa ile görüştük. Dağıtımının yapılması için bir yayınevi ile beni tanıştırdı, anlaştık ve baskı maliyetlerini ben karşıladığım halde kitapları onların yayınevi adıyla piyasaya sürdük. Daha birinci haftadan telefonlarıma çıkmamaya başladılar, uzun bir hikayeden sonra, zor da olsa kendilerini buldum ve kitaplarımı geri aldım. Bu sebepten dolayı internette birçok kitapevinin listesinde kitaplarımı görebilirsiniz ama kitaplarımı sadece bu web sayfasından satın alabilirsiniz.

    2013 yazından itibaren kitaplarımın ücretsiz örneklerini kendi web sayfam ve çeşitli sayfalar üzerinden tüm Türkiye ile paylaştım. Kitabın örneğini alıp çalışan 1 haftada gösterdiği başarıdan dolayı kitabımı almak istiyordu. Bunun üzerine 2014 Nisan ayında kendi yayınevimi kurdum. Kitaplarımı Google Play Store'da e-kitap olarak da tüm dünya'ya satışına başladım. Kitaplarım hem Türkiye hem de dünya'da çok beğenildi. Google Play kitaplar Türkiye en popüler kitaplara 12 kitapla girerek bir rekor kırdım. Aynı zamanda tercümelerini yaptığımız kitaplarımız yayınlandıkları ülkelerde 1 numaraya çıktılar. Telif haklarımızın ihlalinden dolayı şu an geçici bir süreliğine e-kitap satışını durdurduk.

    Hocam iki ayda dil öğrenebiliriz diyorsunuz. Sanki biraz abartı gibi geliyor. İnsanlar yıllar boyunca dil öğrenmek için uğraşıyorlar, okullar, kurslar, özel öğretmenler, tonla kitap başarılı olamıyorlar. Sonra biri çıkıyor diyorki iki ayda dil öğrenebilirsiniz.Bu mümkün mü?

    Çok doğru söylüyorsunuz daha düne kadar benim de diğer insanlardan hiçbir farkım yoktu. Yabancı bir dil, adından da anlaşılacağı üzere tamamen yabancıydı. Dil öğrenmeyi çok istiyordum ve bunun için onbinlerce lira harcadım. Ama satın almış olduğum kitapların büyük bir çoğunluğu hiçbir işime yaramadı.

    Şimdi ben size bir soru sorayım. Okuma yazma bilmediğinizi farz edelim. Aynı zaman da hiçbir dili bilmiyorsunuz. Hatta biraz ileri gidelim tamamen sıfır bilgiye sahip birisiniz. Sizi şu anki yaşınızla dünyada herhangi bir ailenin yanına yerleştirelim. Sizce ne kadar zamanda dil öğrenirsiniz??

    Hocam böyle saçma şey mi olur demeyin. Hergün milyonlarca insan yavrusu dünya'ya geliyor ve sıfır bilgiyle sadece taklit ederek 1 ya da birkaç dili öğreniyorlar. Benim kızım şu an dört dili birden öğreniyor ve bunun içinde hiçbir çaba sarf etmiyor.

    Şimdi bir dil biliyorsunuz. Bildiğiniz dil sizin referans aldığınız dil olacaktır. Okuma yazma biliyorsunuz ve gelişmiş bir beyniniz var. Bir bebek için yaklaşık 1 sene süren dil öğrenme, kitabımıza ve sesli kitabımıza çalışma programımız dahilinde çalışıldığı zaman yaklaşık iki ay kadar bir zaman alacaktır. İnanmayan varsa kitaplarımın ücretsiz örneklerini alarak 1 hafta boyunca günde üç kere okusun ve sesli kitapları sürekli dinlesin. 1 hafta sonra A2 düzeyinde çalıştığı dili biliyor olacaktır.

    Yabancı diller hayatınızı nasıl değiştirdi?


    Yıllarca öğrenmiş olduğum yabancı diller sayesinde iş bulmakta hiç zorluk çekmedim. Çok güzel 5 yıldızlı bir hayat yaşadım. Avrupa'yı gezdim ve her yerde tanıdığım ve arkadaşım olduğundan dolayı gittiğim şehirlerin hepsinde bana oradaki hayatı yaşatan rehberlerim oldular.

    Bundan sonraki planlarınız nedir?

    Türk milletini dil öğrenme derdinden kurtardıktan sonra kitaplarımızı diğer dünya dillerine de çevirerek tüm dünya ülkelerinde satışını yapmak. Aynı zamanda Türkiye'den başlayarak iki ayda dil öğreteceğimiz dil okullarımızı tüm dünyada açmak.

    Türk milletine tavsiyeniz nedir?


    Üniversite mezunu olan ve iş arayan birçok gencimiz var. Dünya'da birçok ülkenin kalifiye personel açığı var. Ama gençlerimiz dil bilmediğinden ve öğrenmediğinden dolayı hep başkaları bu işlerde çalışıyor. Hatta turizm bölgelerimizde büyük bir yabancı dil bilen personel açığı var. Bu sebepten oteller ve acenteler yurtdışından yabancı eleman getirmek zorunda kalıyorlar. Dil öğrenin onların yerine siz çalışın.
    Bu röportajı veren adam videoda FONO'yu eleştirmek için şu şu kelimeleri gramer kitabında vermişler, ben bunlarla anlamlı cümle kuramam diyor. Halbuki FONO gibi yayınevleri gramer, sözlük, konuşma kılavuzu vs. yayımlıyor. Eline bir konuşma kılavuzu alan biri zaten hazır cümleleri buradan öğrenebilir ve bazı kelimeleri değiştirerek farklı cümleler hâline getirebilir. Bir de 10 dil öğrendiğini iddia eden bu şahsın İngilizcesinin bile o kadar iyi olmadığı anlaşılıyor. İnternette dağıttığı örnek kitaplar gibi kitap yazmak da zor değil. Birkaç kaynağı önünüze koyup biraz oradan biraz buradan alıntıyla yazabileceğiniz kitaplar.

  8. Teşekkür okaaan bu mesaj için teşekkür etti.
    Beğenme okaaan bu mesajı beğendi.
  9. #6
    Üyelik tarihi
    Feb 2015
    Mesajlar
    151
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    9
    Leyla, ''Dünyanın en iyi öğretmeni '' ile kitaplarını ilk çıkardığında tanışma şerefine nail oldum maille soru sormuştum o zaman henüz popülerleşmemişti..

    Rusça kitabını sormuştum. övmüştü tabi. Rusça için dediği şu, 3 hafta sonra Roman okuyabileceğiz ve ilk haftadan itibaren konuşabileceğiz, kitapta 250 civarı fiilin çekim varmış.. toplam kelimelerin sayısını bilmiyormuş çünkü çok kitap yazmış nasıl saysın, öyle diyor..

    Yalan olmasın kitaplarının fiyatları 39 TL civarıydı ve onun bile kitapları için oldukça pahalı olduğunun gayette farkında olan zat, yayın evlerini suçluyordu, sömürüyorlarmış vs. kendim çıkarmak zorunda olduğum için fiyatlar biraz yüksek mazur görün vs..

    Ancak ne hikmetse kitap fiyatları 100 TL'ye yükselmiş ancak bu gayet adil görünüyor. sudan ucuz, bugün bir dershaneye gitsen.........vs vs..dershanelerin amacı ticari benimki halka hizmet.... yersen.

    Yanında verdiği ses cd'si zaten bedavaya vermeye utanır insan çünkü bedavaya telafuz sitelerine okutulmuş. ben olsam onları siteme eşantiyon diye koyardım, isteyen indirsin..

    Birde İngilizce öğretmenlerine ders diye videolar koymuş, trajikomik..

    En bilgilinin değil en çok sesi çıkanın ön planda olduğu dönem..

    Sistem basit, Matematik için de benzer bir şey görmüştüm, en kolay konuların anlatımını veriyorlar, sen de coşuyorsun anlıyoruuummm, bu hoca mükemmel, harika matematik çok kolaymış ancak gerçeklerle karşılaşınca sonuç hüsran. Her Hoca isterse en kolay yeri alıp bütün koca matematiğin veya İngilizenin o kadar kolay olduğunu vatandaşa yutturacak kapasitesi sanırım vardır ama yapmıyorlar, fakat pazarlamacılar affetmez, Hocalara bile ders verir pazarlamacılar.

    İnsanlar Matematiğin veya Dil'in veya Sporun veya herhangi bir becerinin vs çok kolay olduğuna inanmak istiyorlar, mesela bu... çalışana kolay kısmını kabul etmiyorlar, azıcık çalışana bile kolay olmalı..

    Ortalık dünyanın en iyilerinden geçilmiyor zaten...

    Çok isterdim ülkemizde bir denetim mekanizması olsun, vaadlerle gerçekler karşılaştırılsın, kurul falan olsun...ama yok sende çıkar sen de sat ne kıskanıyorsun çekemiyorsun mantığı hakim..

    HEYHAT..

  10. #7
    Üyelik tarihi
    Apr 2019
    Mesajlar
    2
    Teşekkür / Beğenme
    Rep Gücü
    1
    Ben de ev satın alma vaadiyle kandırılmış kardeşlerinizden biriyim. Topraktan ucuza ev sattığını iddia eden bir site vardı. Neyse ki topraktan ev almak başlıklı yazıyı okuyarak aslında ne kadar büyük bir dolandırıcılığın ucunda olduğumu anladım

Konu Bilgisi

Users Browsing this Thread

Şu anda 1 üyemiz bu konuya göz atıyor. (0 kayıtlı üye ve 1 misafir.)

Bu Konuyu Paylaşın !

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •