Berkay Hocam gibi benim de Öğrenci İşleri'yle aram iyi değildi. İşini yapmayan ve elini kıpırdatmaktan aciz birkaç personel özellikle bir bayan vardı ki hiç unutmam. Neyse ben Atatürk Üniversitesi'nde 4 ay okudum fakat bu süre benim ömrümden ömür götürdü diyebilirim.
Güney'de doğmuş ve büyümüş birisi olarak Erzurum gibi 9 ay karlı olan bir memlekete alışmam kolay olmadı.
Soğuktan çoğu zaman hastaydım. Hastanelerle ilgili de birkaç kötü hatıram var ama boşverin

. Ayrıca yurtlarımızın o kadar da temiz olmadığını söyleyebilirim. Koridorların, odaların, lavaboların, banyoların temiz olduğu bir zaman hatırlamıyorum. Yemeklerine gelince; kaldığım yurtta yemekleri sadece hayatta kalabilmek için yiyordum, bir tabak yemeğin yarısını anca yiyebiliyordum zaten. Yiyebildiğim şeyler sadece tavuk döner ve pide çeşitleriydi. Şu an yemekler nasıl, yurtlara özen gösteriliyor mu bilmiyorum. Erzurum halkı her memleketin halkı gibi, iyiye de rastlarsınız kötüye de.
Erzurum küçük bir şehir, öğrenci memleketi. Kampüs harika, içinde pek çok şeyi bulmanız mümkün. Berkay Hocamız bunlar hakkında bilgi vermiş zaten.
Benim aklıma da bunlar geldi.
Bu Konuyu Paylaşın !