PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Türkçede Ünsüz Yumuşaması (P, Ç, T, K Kuralı)



boratti
09-11-09, 17:53
Türkçe kelimelerden p, ç, t, k ile bitenler sesli harf ile başlayan ek aldıklarında son harfleri yumuşayarak b, c, d, ğ’ye dönüştüğü malumunuz. Ç ve k için tamam ama iş t’ye gelince durum biraz karışık gibi görünmekte bana (P’ye ise aşağıda değineceğim).

Şimdi Türkçe’de sonu t ile biten 3 çeşit kelime var. Tek heceli kelimeleri bu değerlendirmenin dışında tutmaktayım çünkü tek heceli kelimeler yumuşamaz, bu tür kelimelerde yumuşama istisnadır. Çok-çoğu, yok-yoğu, dip-dibi.

1. Sonu t ile biten Türkçe kökenli kelimeler ki bunlar oldukça az sayıdadır. Aklıma gelenler, yapıt, kanıt, taşıt, sarkıt, armut, yoğurt. Kural Türkçe kelimelerden sonu t ile bitenler sesli harfle başlayan ek aldıkların t d’ye dönüşür diyor. Diyor demesine amma o zaman bu t’ler neden yumuşamıyor.

“Sanatçı bu yapıtında ..........”, “Bu durumu ispatlayacak kanıtınız var mı?”, “Şu yukarıdaki sarkıtı görüyor musun?”

Bu örneklerde görüldüğü gibi bazıları yumuşamazken, taşıt, armut, yoğurt ise yumuşamaktadır.

2. Sonu t ile biten yabancı kökenli kelimeler. Saat, takat, liyakat, hakimiyet vs. Bu gruba giren kelimelere sesli harfli başlayan ek geldiğinde t yumuşamaz.

3. Sonu d ile bitmesine rağmen Türkçe yazım kurallarına uydurulduğu için sonu t ile bitiyormuş gibi bilinen kelimeler. İçtihat, kayıt, serhat vs. Bu kelimeler sesli harfle başlayan ek aldıklarında t d’ye dönüşmektedir ancak, buradaki durum harfin yumuşaması değil Türkçe’ye uysun diye sertleştirdiğimiz harfin aslına dönmesidir.

Şimdi düşüncelerimi ortaya koyduktan sonra bazı sorular sormak veya eleştiriler getirmek istiyorum.

Günümüz Türkçesinde yer alan sonu t ile biten kelimelerin neredeyse % 95’i yabancı kökenlidir (büyük çoğunluğu Arapça). Bu kelimelerin ise yarısı yukarıda bahsedilen 2. gruba dahilken diğer yarısı 3. gruba dahildir. Ve bu iki gruptaki kelimeler arasında kelimenin yumuşayıp yumuşamayacağını belirleyebilmek için kelimenin orijinalinin hangi sesle (t mi, d mi?) bilmek gerekmektedir.

Bir diğer nokta ise sonu t ile biten Türkçe kelimeler oldukça az olmasına ve yukarıda 1. grupta bahsettiğim üzere bu kelimelerde de kurala uymazlık bariz olmasına rağmen “sonu t ile biten Türkçe kelimelerde sesli harfle başlayan ek alındığında son harf yumuşayarak d’ye dönüşür” kuralı ne zaman ve hangi mantıkla getirilmiştir? Arapça kelimeler üzerinden neden Türkçe’ye bir kural uydurma gereksinimi duyulmuştur?

Veya bu “yapıt”, “kanıt”, “sarkıt” kelimeleri istisna mıdır? İstisna değilse kuralın “Türkçe’de bulunan yabancı kökenli kelimelerden sonu t ile bitenler sesli harfle başlayan ek aldıklarında eğer kelimenin orijinal hali d ile bitiyordu ise yumuşar, değilse yumuşamaz şeklinde olması daha mantıklı olmaz mıydı? Bu yazdığım cümle son derece saçma geldi di mi? O zaman içerisinde neredeyse hem Türkçe kökenli hem de yabancı kökenli kelimeler için % 50 oranında bir kurala uymazlık veya istisna bulunan bir kural mantıklı bir kural olmaktan çıkmaz mı?

Aklınıza gelen sonu t ile biten ve tek heceli olmayan Türkçe kökenli kelimeleri paylaşırsanız bu yumuşama kuralına ne kadar uyduklarını görebiliriz. Belki ben yanılıyorumdur, yukarıda verdiğim 3 kelime gerçekten istisnadır.

Son olarak P harfine gelirsek, ben sonu p ile biten ve tek heceli olmayan Türkçe kökenli kelime bulamadım. Eğer aklına gelirse paylaşırsanız sevinirim. Sonu p ile biten yabancı kökenli kelimelerde de aynı sorun bulunmaktadır. Bu kelimelerin orijinal hali b ile bitiyorsa yumuşamakta, p ile bitiyorsa yumuşamamaktadır.

kaypirinya
11-11-09, 01:05
Kesit sözcüğü var, yumuşamıyor :)

kaypirinya
11-11-09, 10:51
Yakıt, yaşıt yumuşamıyor.
Ama ağıt, geçit yumuşuyor.

Sonu p ile biten ise çok zor :(

boratti
11-11-09, 11:33
Katkılarınız için çok teşekkür ederim. Sanırım birilerinin bu kuralı gözden geçirmesi gerekiyor bence. Çünkü okullarda yanlış öğretilmekte.

Konunun neden bu kadar az tıklandığını da gerçekten çok merak ediyorum.

medeor
11-11-09, 17:07
hava taşıdı denmez ama hava taşıtı denir. armut da farsça kökenli bir kelime, amrud orjinali. yoğurt ise istisna. :)

boratti
11-11-09, 17:48
Haklısınız, "hava taşıtı" denir. O zaman ben bu kuralı koyanların Türkçe bilgilerinden ciddi şekilde şüphe etmeye başladım.

escandesc
11-11-09, 18:54
Ünsüz Yumuşamasına aykırılık diye bir şey var test çözerken farketmiştim bende ilk defa duymuştum


Bazı durumlarda ünsüz yumuşamasına aykırı kullanımlar ortaya çıkar. Şu durumlarda ünsüz yumuşaması olmaz:

* Tek heceli sözcüklerden sonra ünlüler geldiğinde, yumuşama genellikle olmaz.

"at-ı, çöp-e, ot-u, it-i, ak-ı, tek-i, kırk-ı, kork-u, sap-ı, yap-ı, üç-ü, saç-ı..."

* Ancak kimi tek heceli sözcüklerde yumuşama olayı gerçekleşir.

* çok-u çoğu, cep-e cebe
* gök-ü göğü, taç-ı tacı
* geç-ik gecik-(mek)

* "Ak" ve "aç" gibi bazı sözcükler, çekim eki geldiğinde yumuşamaz, yapım eki eklendiğinde yumuşar.

* ak-ı akı (yumurtanın akı)
* aç-ız açız
* ak-ar ağar-(mak)
* aç-ık acık-(mak)

* Sert ünsüzle biten özel isimlere ünlüyle başlayan ekler geldiğinde sözcüğün sonundaki sert ünsüz yumuşamaz. (Söyleyişte yumuşar.)

* Mehmet-e Mehmet'e
* Pamucak-a Pamucak'a
* Irak-ı Irak'ı

* Sert ünsüzle biten yabancı asıllı sözcüklere ünlü ile başdilsem,layan ek geldiğinde bu sözcüklerin sonundaki sert ündilsem,süzler de yumuşamaz.

* kaset-i kaseti, millet-e millete
* kast-et kastetmek, piramit-i piramiti
* hukuk-u hukuku, pilot-a pilotu...

* "-t, -it, -it" yapım ekiyle türetilmiş sözcüklerde de geneldilsem,likle yumuşama olmaz.

taşıt-a, kanıt-ı, anıt-ın, konut-u, karşıt-ı, yanıt-ı...

"Geçit" sözcüğü ek aldığında, sondaki "t" yumuşar:

geçit-i geçidi.

* "-t" eki çatı eki olarak kullanıldığında da yumuşama olmaz:

"anlat-an, korkut-ucu, dedirt-en, okut-ur, taşıt-ır..."

(Alıntı)

Adrian MONK
11-11-09, 19:25
Yazı sizin mi, hayırsa kaynağı alabilir miyiz, Sayın Boratti ? :):smiley6:

boratti
12-11-09, 10:17
Yazı kelimesi kelimesine benimdir. Zaten çok acele yazdığımdan bazı cümle düşüklükleri var. Bu arada hala çok merak ediyorum, üstadlar ne diyecek bu konuya? Henüz bir yorum gelmedi hiçbirinden. T ile biten Türkçe kelimelerin neredeyse hiçbiri yumuşamazken (iddiamı çekim ekleri üzerine kurduğumu belirteyim) bu kural nerden çıkmıştır? Atladığımız bir şey mi var acaba?

Katkısı olan herkese teşekkürler.