PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Almanca Gramer



aaaaa
26-11-06, 00:04
temelden başlamak üzere şu almanca grameri türkçe anlatan ya da kaynak paylaşımı yapabileceğimiz site/siteler biliyor musunuz:confused:

paylaşırsanız sevinirim...

aaaaa:icon_wave:

:corkysm60:

Olympustk
30-12-06, 19:24
Arkadaşım şimdilik şu işini görür sanırım.

http://www.almancaogreniyorum.com/

turkmen10
04-01-07, 11:37
ben bu siteden başladım almanca öğrenmeye isteresen sen de dene www.almancax.com

havefun
22-07-08, 13:14
teşekkürler

evorez
25-07-08, 20:19
çok teşekkürler. danke :)

CokomeL
01-09-08, 17:28
cok tşkkrler (:

redd37
02-09-08, 05:11
teşekkürler.

psychoscope
02-09-08, 08:38
teşekkürler

psychoscope
02-09-08, 08:39
çok sağolun

D.J.Virah
02-09-08, 20:32
Bende Konya'da başlıycam bu sene Dil Edebiyat..Lise 3 te öğrenediklerimden bek aklımda bişey kalmadı..bu yüzden benim de temelden başlamam gerekiyor..tşkkrler güzel paylaşım

cpteng
08-09-08, 01:32
Teşekkürler

bergüzar
23-09-08, 01:17
bende konya alman dılını kazndım az cok dıl var ama ne yapıcagımı bılemıyorum
:smiley5:

bergüzar
23-09-08, 01:22
bnde konya yı kazndım bu sene almncam cok ıyı degıldır ama ıngılızce kadarda ıyı degıl calısmalara basladık bakalım ne olck bılmıyorum bakalım okul bı baslasın:smiley5:

byildirim61
23-09-08, 23:18
Ära (die) cağ,devir ...
2 İdentität kimlik ...
3 İnnovation yenilik ...
4 überdrüssig bezmiş,sıkkın ...
5 überflüssig gerektiðinden suçok,fazla,gereksiz. ...
6 überfluten su basmak ...
7 überschwänglich çoşkulu ...
8 überschwaenglich suçoşkulu ...
9 übertragen geçirmek, aktarmak, nakletmek; yayınlamak; çevirmek ...
10 überwinden bastırmak,ezmek ...
11 überwinden=bewaeltigen aşmak ...
12 abfertigen yollamak: hizmet etmek . etwas zur Abfertigung abgeben (z. B. Gepäckaufgabe)
13 Abkommen anlaşma Abkommen. Übereinkunft zwischen zwei oder mehreren vertragschließenden Personen oder Parteien.
14 Abkommen anlaşma ...
15 Abkommen anlaşma ...
16 Ablehnung red ...
17 Abmachung anlaşma,uzlaşma ...
18 absagen reddetmek,iptal etm. ...
19 Abschaffung yürülükten kaldırma ...
20 absehen sonunu görmek,ileriyi görmek, önceden görmek Das Absehen soll das Schätzen von Entfernungen ermöglichen
21 absolvieren bitirmek,tamamlamak ...
22 Abstimmung oy,akort ...
23 abzielen hedef tutturmak,gaye edinmek ...
24 als konjuktiv ll miş gibi ...
25 Anbieter teklif sunan ...
26 Andrang izdiham Andrang in Buschhütten: Klassiker ist ausgebucht
27 anführen kumanda etmek,başında bulunmak; aldatmak,alıntı yapmak,alıntılamak ...
28 angesehen saygın ...
29 angewiesen baðlı olmak,muhtaç olm. Lernen ist auf die Zustimmung des lernenden Subjekts angewiesen.
30 angewiesen sein auf A ihtiyaç duymak(çok) ...
31 Anlass vesile, fırsat, neden ...
32 anleiten yönlendirme ...
33 annullieren fesh etmek Erzähler kehrt daraufhin in seine Hütte zurück, lässt den Flug annulieren und beschließt länger im Park zu bleiben.
34 anregen uyarmak,harekete gesuçirmek,teşvik etemk ...
35 Ansatz başlangıç Das hört sich dramatisch an, und tatsächlich besitzt das Buch auch manch fesselnde Passage, obwohl es konsequent jeden Ansatz handlungsbetonten Erzählens verwehrt.
36 Ansatz başlangısuç,eklenti ...
37 Ansatz başlangısuç,eklent,ek ...
38 Anstand terbiye,görgü ...
39 anstandshalber nezaket gereði ...
40 Antrag dileksuçe ...
41 anweisen emir vermek,havale etmek,göstermek ...
42 Arbeitslosenquote işsizlik,oranı ...
43 Argument sav Noch ist nicht sicher, dass die polnische Regierung diesem Argument zustimmt.
44 auf dem land köyde ...
45 aufgabe ödev,görev Das Wort Aufgabe hat mehrere Bedeutungen:etwas zur Abfertigung abgeben (z. B. Gepäckaufgabe) "zu erledigende Aufgabe", siehe Aufgabe (Pflicht)
46 Aufsatz kompozisyon Der Frauen Aufsatz und Böslist kränken die starken Gemüt der Mannen.
47 Aufsatz komposizyon ...
48 auftreten basmak, çiğnemek; ortaya çıkmak, görünmek ...
49 auftreten basmak, çiğnemek; ortaya çıkmak, görünmek ...
50 aufwand masraf ...

--------------------------------------------------------------------------------

51 ausüben yapmak ...
52 ausbreiten yayılmak ...
53 ausdrücken ifade etmek ...
54 Ausdruck=Aussage ifade ...
55 ausführen gersuçekleştirmek,dış satım,ayrıntılarıyla asuçıklamak ...
56 ausführlich ayrıntılı ...
57 ausführlichen ayrıntılı Mathematik zum Frühstück. 89 mathematische Rätsel mit ausführlichen Lösungen.
58 Ausgabe harcama ...
59 Ausgabe harcama,baskı ...
60 ausgeben harcamak,dağıtmak ...
61 ausgezeichnet mükemmel,olaðanüstü ...
62 aushalten katlanmak ...
63 Ausnahme (die) istisna Ausnahmen. Datei-Input und Output (von der Festplatte).
64 Aussatz cümle,cüzzam ...
65 ausser acht lassen dikkate almamak ...
66 Ausstellung sergi ...
67 Autoriat yetki,nufüz ...
68 Bürgen kefil olmak ...
69 Bürgen kefil ...
70 basieren auf dayanmak ...
71 basieren auf D dayanmak ...
72 beansprechen hak talep etmek ...
73 Bebaung imar,bayındır,büyüme ...
74 bebauung bayındırlık,büyüme Denn eine geplante Bebauung kann den Wert eines Objekts erheblich beeinflussen
75 bedürfniss ihtiyasuç ...
76 Bedeuten beimessen önem atfetmek ...
77 beeinträchtigen eksiltmek
78 befürchten endişe etmek ...
79 befürworten desteklemek,lehinde olmak ...
80 befürworten desteklemek ...
81 befangen sıkılgan,utangasuç ...
82 begünstig korumak,yardım etmek,beðenmek ...
83 begabt yetenekli ...
84 Begegnung karşılaşma, rastlama, tesadüf ...
85 begehen yapmak ...
86 begleichen denkleştirmek ...
87 Begleitung eşlik ...
88 Begriff Kavram ...
89 behagen hoşlanmak,beğenmek ...
90 behaglich hoş, rahat, konforlu ...
91 beichten günah çıkarmak ...
92 Beistand yardım ...
93 Beistand yardım ...
94 Beitrag katkı ...
95 beitragen+zu+inf katkı sağlamak ...
96 beiwohnen/mitmachen katılmak ...
97 Belastung yük ...
98 belegen örtmek; kanıtlamak; işgal etmek. ...
99 belegen örtmek; kanıtlamak; işgal etmek. ...
100 beleidigen hakaret etmek ...

--------------------------------------------------------------------------------

101 Beleidigung hakaret ...
102 bemannen adam yerleştirmek Nach gelungenem Testflug will Peking Raketen bemannen Im Pekinger Kontrollzentrum sprangen die Techniker vor Freude in die Luft.
103 benachteiligen zarara sokmak ...
104 benachteiligen=beeintraechtigen zarara sokmak,kısıtlamak,olumsuz etkilemek ...
105 berücksichtigen dikkate almak,hesaba katmak ...
106 bergen bünyesinde bulundurmak,kurtarmak
107 beruhen dayanmak,ileri gelmek
108 beruhen auf D dayanmak ...
109 Beschaffung tedarik etm. Sağlamak ...
110 Beschaffung saðlamak,elde etmek,bulmak,tedarik etmek ...
111 Beschlagnahme ek koyma (kanunen),haciz ...
112 beschlagnahme el koyma(kanunen) ...
113 Betrag miktar ...
114 betreffend ilgili ...
115 Betreubungsamt icra dairesi ...
116 betritt ayaklanma ...
117 Beweis kanıt,delil ...
118 beweisen kanıtlamak,ıspat etmek. ...
119 beweisen=nachweisen kanıtlamak,ıspatlamak ...
120 bewirken neden olmak ...
121 bezeichnen işaretlemek,nitelendirmek ...
122 Binnenmarkt isuç Pazar ...
123 darstellen ortaya koymak ...
124 defizit açık ...
125 demnaechst yakında ...
126 denkweisen düşünme yöntemi ...
127 die Würde aðırbaşlılık,onur,şeref ...
128 durchdringen sızmak,nüfuz etmek (sıvı); fikrini kabul ettirmek,sözünü gesuçirmek. ...
129 durchsehen incelemek ...
130 durchsetzen yerleştirmek(uygulamayı) ...
131 ehrenhalber haysiyet isuçin ...
132 Eid yemin,ant ...
133 eindringen zorla girmek,istila etmek ...
134 Einführung uygulama ...
135 Einigung uzlaşma ...
136 Einsatz ek ...
137 Einsatz ek,parsuça ...
138 Einsatz kullanım ...
139 einsatzfaehig görece hazır ...
140 Einwand itiraz, karşı çıkma. ...
141 Emanzipation özgür olma ...
142 Eminenz Cenaplarına ...
143 empfinden,spüren,fühlen hissetmek ...
144 endgültig kesin,nihai ...
145 engagieren bağlanmak, mensup olmak. ...
146 enorm muazzam büyük ...
147 entarten dejenere olmak ...
148 entarten soysuzlaşmak,yozlaşmak,dejenere ...
149 entbehren yokluğunu çekmek ...
150 entführen kız kasuçırma ...

--------------------------------------------------------------------------------

151 enthüllen ortaya suçokarmak,asuçıða suçıkarmak ...
152 entmachten gücünü almak ...
153 entsorgen yoketme suçöpte ...
154 entsprechen uygun
155 entwerfen tasarlamak ...
156 erfüllen amacına uymak; gersuçekleştirmek,yerine getirmek; de. gersuçekleşmek. ...
157 Erkentniss anlayış ...
158 Erläuterung açiklama Die Erläuterung der Sure al-Ikhlâs
159 erlangen kazanmak,elde etmek ...
160 Erlass Genelge,ibra=borsuç silme ...
161 ermächtigt yetkili ...
162 ermaechtigt=befugt=zusaendig<>Verantwortlich yetkili<>sorumlu ...
163 Ermittlung soruşturma ...
164 ernaehren beslemek ...
165 Erregung uyandırma ...
166 ersetzen yerine başkasını koymak,telafi etmek ...
167 erstatten geri vermek,tazminat ödemek,karşılamak Anwälte erstatten Anzeige wegen Käfighaft
168 erstellen=aufstellen tanzim etmek,ortaya koymak ...
169 erwürgen bo&eth;mak ...
170 erwerben edinmek,kazanmak ...
171 erwerben kazanmak,edinmek ...
172 Erwirtschaft kazanç ...
173 erziehen e&eth;itmek ...
174 erzielen sağlamak,elde etmek ...
175 erzielen sa&eth;lamak,elde etmek ...
176 etablieren kurmak ...
177 evakuieren tahliye etmek,boşaltmak ...
178 evolution evrim ...
179 fördern teşvik etmek,maden suçıkarmak ...
180 faellig vadesi gelen ...
181 fairen adaletli ...
182 Fakten gersuçekler ...
183 fakultativ sesuçmeli ...
184 fehler begehen hata yapmak ...
185 felsen kaya Als Fels oder Felsen wird unspezifisch ein größeres Gebilde aus Festgestein, eine zusammenhängende Gesteinseinheit (geologische Formation), oder freiliegende feste Gesteinsmasse bezeichnet.
186 Flexibilitaet esneklik ...
187 fordern talep etmek ...
188 forschen nach i- araştırmak Forschen nach dem Ursprung des Lebens auf der Jangtse-Plattform
189 frankieren damgalamak Frankieren Sie Ihre Post mit einer Frankiermaschine von Neopost für kleine, mittlere und große Postvolumen.
190 freisetzen açığa çıkarmak
191 freiwillig gönüllü ...
192 freiwillig gönüllü ...
193 Fremdenverkehr turizm ...
194 fundieren auf D dayanmak ...
195 gültig geçerli ...
196 gültig geçerli ...
197 günstig uygun,elverişli ...
198 gegebenenfalls gerekirse ...
199 Gegebenheit olay,gerçek,durum ...
200 Gegensatz tezat,karşıtlık ...

--------------------------------------------------------------------------------

201 Gegenstand konu Das Wort Gegenstand wird als Substantivbildung aus gegenstehen beziehungsweise entgegenstehen seit dem 16. Jh. verwendet.
202 geichartig aynı cinsten ...
203 Geldmittel sermaye ...
204 Geldwirtschaft para ekonomisi ...
205 gelingen başarmak ...
206 gelungen başarılı Nach gelungenem Testflug will Peking Raketen bemannen Im Pekinger Kontrollzentrum sprangen die Techniker vor Freude in die Luft.
207 geraten düşmek ...
208 Gerichtsmedizin adli tıp Antiaggressionstraining: Junge Straftäter gehen in die Gerichtsmedizin, lernen Provokationen zu kontern und spielen ihre schlimmsten Taten nach.
209 gesetzkraeftige Verordnung kanun hükmünde karaname ...
210 gestehen itiraf etmek ...
211 gestehen itiraf etmek ...
212 Gewährung teminat,bağış ...
213 gewaehren yerine getirmek; vermek,bahşetmek ...
214 Gewaehrung teminat,ba&eth;ış ...
215 Gewissen vicdan Ich habe noch nie jemanden betrogen und selbst kleinste Notlügen verkraftet mein Gewissen kaum
216 gezwungen zoraki ...
217 Gremium heyet,kurul ...
218 Grube çukur
219 grundsaetzlich esasen ...
220 Gut mal ...
221 Gutachten rapor,fikir,düşünce,kanı ...
222 Haftung sorumluluk ...
223 hageln dolu yağmak ...
224 Handwerk zanatkarlık ...
225 hauptsählich esas olarak,esasen ...
226 hemmen engel olmak, alıkoymak, aksatmak ...
227 herausstellen ortaya çıkmak, anlaşılmak Gefährliche Substanz stellt sich als blauer Sand heraus
228 herleiten suçıkarmak,türetmek ...
229 hervorgehen ileri gelmek,do&eth;mak,anlaşılmak ...
230 hindeuten auf A bir konuya işaret etmek ...
231 hinterfragen dikkatle incelemek,analiz etmek ...
232 Hochschulabsolventen yüksekokul mezunları ...
233 Immatrikulation kayıt(üniversiteye) ...
234 Immatrukalation kaydolmak (üni.) ...
235 im land ülkede ...
236 imitieren taklit etmek ...
237 imitieren taklit etmek ...
238 in den Vordergrund rücken / treten ön plana çıkma ...
239 in der Lage sein/imstande sein durumunda olmak ...
240 in erfüllen gehen gersuçekleşmek ...
241 in Kauf nehmen göze almak ...
242 in Kraft treten yürülüğe girmek ...
243 in veruf kommen adı kötüye suçıkmak ...
244 inhibieren engel olm.; bsi güclestirmek 2. (verbieten) yasak etm., menetmek, mümanaat etm. ...
245 initiativ insiyatif,girişim ...
246 innovativ modern ...
247 inspirieren=anregen zu uyarmak,özendirmek ...
248 inspirieren=anregen zu (jemanden) uyarmak,özendirmek ...
249 instandsetzen onarmak,tamir etmek ...
250 instandsetzen onarmak,tamir etmek ...

--------------------------------------------------------------------------------

251 inweisen auf A bir konuya işaret etmek ...
252 je nach bedarf ihtiyaca göre ...
253 jeglich her türlü ...
254 kündigen=annulieren fesh etmek ...
255 Kartellbehörden Adil ticaret ofisi ...
256 Katakomb yeraltı mezarı,katakomb ...
257 Keime tohum
258 Kennzeichen beliriti,işaret ...
259 Knüppel değnek,sopa ...
260 kognitive algılama ile ilgili ...
261 kollaberieren iş birliği yapmak ...
262 kollidieren çarpışmak ...
263 kollidieren suçarpışmak ...
264 kommunikativ iletişim ...
265 Kompetenz yetki ...
266 kompromiss uzlaşma ...
267 konflikt anlaşmazlık ...
268 Konflikt suçatışma ...
269 konfrontieren yüz yüze gelmek ...
270 Konkurrenz rekabet ...
271 Konsolidieren sa&eth;lamlaştırmak ...
272 konstitution anayasa ...
273 Konsum tüketim ...
274 kontern karşılık verme,misilleme Antiaggressionstraining: Junge Straftäter gehen in die Gerichtsmedizin, lernen Provokationen zu kontern und spielen ihre schlimmsten Taten nach.
275 koopieren beraber düzenlemek ...
276 Korruption rüşvet alma,bozma ...
277 Kraut bitki,lahana ...
278 Krawall gürültü,şamata ...
279 lahm legen felç etmek ...
280 lahm legen felç etmek ...
281 lahm legen felç etmek ...
282 lahm legen felç etmek (trafik) ...
283 lahm legen felç etmek ...
284 lahm legen felç etmek (trafik) ...
285 land ülke,toprak,köy ...
286 Los(das) pay,hisse Willibald Pf. war mit seinem Los zufrieden
287 lukrative karlı,kazançlı ...
288 Massnahme tedbir ...
289 Minderheit azınlık ...
290 Missbildung do&eth;al bozukluk,deformasyon ...
291 monopolartig tekelci ...
292 nötige gerekli ...
293 Nachfrage soruşturma; talep, rağbet, istek ...
294 nachlässig ihmalkar,kayıtsız ...
295 nachlassig ihmalkar,kayıtsız ...
296 nachweisen kanıtlamak,ispat etmek,göstermek. ...
297 Naturalwirtschaft reelekonomi ...
298 Niederlegung (die) istifa, çekilme, rıza, feragat Mit der Niderlegung des Aufsichtsratsmandats ist das Problem nicht gelöst
299 obliegen görevi olmak ...
300 offensichtlich besbelli,apasuçık. ...

--------------------------------------------------------------------------------

301 orientieren yol göstermek,bilgi vermek ...
302 partizipieren katılmak ...
303 partizipieren katılmak ...
304 Plombe dolgu; kurşun damga. ...
305 poröse gözenekli. ...
306 prägen basmak,şekil vermek,kafasına sokmak Er prägte dieses Amt
307 prügeln dövmek ...
308 prekär tehlikeli, rizikolu, nazik ...
309 primitive ilkel ...
310 Prognose tahmin; teşhis (Tıp). ...
311 Proklamation Bildiri ...
312 Proklamation bildiri ...
313 Prokurist bir ticari şirketin temsilcisi ...
314 punkt der Tagesordnung gündem maddesi ...
315 Rückgang düşme,azalma ...
316 Rasse ırk,soy ...
317 Redewendung deyim ...
318 relevant önemli ...
319 Revolution Devrim ...
320 Richtlinienkompetenz direktif ...
321 rußig isli,kurumlu Da wird Dir die Scheibe nicht rußig...
322 Rudel sürü ...
323 süchtig müptela,bağımlı ...
324 Sachverhalt o anki durum ...
325 sanieren iyileştirmek ...
326 Sanktion yatırım ...
327 schüchtern suçekingen,utangasuç. mahsuçup,sıkılgan. ...
328 schüchtern çekingen, utangaç ...
329 scheitern karaya oturmak ...
330 scherzen şaka yapmak ...
331 Schicht tabaka,kesim ...
332 schikanieren bilerek suçıkarılan zorluk ...
333 schleppen çekmek ...
334 schmelzen erimek ...
335 Schwarm sürü ...
336 Segen lütuf ...
337 senken indirmek,alsuçaltmak,yavaşlatmak; de. suçökmek; inmek,alsuçalmak. ...
338 Sequenz sıralı,ardışık ...
339 Seuche salgın ...
340 sich auf stützen güvenmek bir şeye bel ba&eth;lamak Anbieter von sich aufstützen Lizenzfreie Fotografie
341 sich berufen auf A dayanmak ...
342 sich beziehen auf A kendini bir sey üzerine vermek In dieser Arbeit beziehe ich mich auf die Untersuchungen von Professor Klein.
343 sich beziehen auf A dayanmak ...
344 sich gründen auf A dayanmak ...
345 sich richten nach bir şeye yönelmek ...
346 sich stützen auf A dayanmak ...
347 skeptisch kuşkucu ...
348 sogleich hemen Und die Rache folgt sogleich
349 Solidarität dayanışma Bundesverbraucherminister Horst Seehofer (CSU) tauscht aus Solidarität mit den Beschäftigten des Nokia-Werks in Bochum sein Handy aus
350 sorgen für sa&eth;lamak ...

--------------------------------------------------------------------------------

351 sorgfaeltig titiz ...
352 sperren kapatmak,engellemek,yasaklamak Passagiere sperren Randalierer ins Klo.
353 Sprengstoff patlayıcı madde ...
354 stau tıkanıklık Ein Stau bezeichnet die Störung eines Flusses über einen Transportweg oder Kanal.
355 Steuer hinterziehen sigorta kaçırmak Noch nie war Steuerhinterziehen so kompliziert wie heute.
356 Stiftung vakıf kurumu ...
357 Stipendiat bursiyer ...
358 stoßen çarpmak,vurmak ...
359 Substanz (die) madde, özlülük, cisim, öz, esas, içerik Gefährliche Substanz stellt sich als blauer Sand heraus
360 Subvention yardim ...
361 supranational uluslar üstü ...
362 täter suçlu,fail yapan Antiaggressionstraining: Junge Straftäter gehen in die Gerichtsmedizin, lernen Provokationen zu kontern und spielen ihre schlimmsten Taten nach.
363 Tüftelei kılı kırk yarmak,inceleme ...
364 tagen toplantı düzenlemek
365 Tagung oturum ...
366 Tarnung kamuflaj,gizleme ...
367 Tatort ablak,tombul ...
368 Tatort olay yeri ...
369 Traktat bilimsel inceleme,tez ...
370 um so komp.,als iki virgul arasında kullanılr ...
371 um so mehr,als iki virgul arasında kullanılr ...
372 umfang kapsam,suçevre ...
373 umgeben kuşatmak ...
374 Umsazt ciro, satış miktarı ...
375 Umstand durum,koşul ...
376 unbefangen engellenemeyen,ulaşılamayan ...
377 unbefristet süresiz ...
378 unberechenbar ön görülemeyen ...
379 unentbehrlich zorunlu ...
380 unentgeltlich parasız,bedava ...
381 unmittelbar doğrudan,direkt ...
382 unter verdacht stehen zan altında bulunmak ...
383 unterhalten bakmak(gesuçim) ...
384 Unterlage evrak ...
385 Unterlagen esas ...
386 untersagen yasaklamak ...
387 untersagen=verboten yasaklamak ...
388 Untersatz altlık ...
389 untersuchen araştırma ...
390 unterziehen tabii kılmak ...
391 unvermeindlich kaçınılmaz ...
392 unverzichtbar vazgesuçilmez ...
393 Urbanisierung=Verstaedterung kentleşme ...
394 ursprünglich ilköne ...
395 vakant asuçık,boş ...
396 vakant boş,açık Themenrelevante Anzeigen zum Thema Vakante Stelle in Japan gefunden.
397 Vehemmenz üslupda sertlik ...
398 veräußern devretmek ...
399 verbannen yasaklamak ...
400 Verbrechen susuç işlemek ...

--------------------------------------------------------------------------------

401 verdanken borsuçlu olmak ...
402 verderben bozulmak ...
403 Verdichtung yoğunlaşma ...
404 verfügen sahip olmak ...
405 verfügen sahip olmak ...
406 verfügen mevcut olmak,sahip olmak ...
407 verführen ayartmak,iğfal etmek ...
408 verfahren yöntem ...
409 Verfassung anayasa ...
410 Vergütüng ödeme ...
411 Vergaser Karbüratör ...
412 vergeben bağışlamak ...
413 vergeuden israf etmek ...
414 verhüllen örtmek ...
415 Verhaeltnis oran,ilişki ...
416 verhalten davranış ...
417 verhandeln pazarlık yapmak,müzakere,görüşme ...
418 verlagern yerini değiştirmek ...
419 verleihen,erteilen geben ...
420 verleumden iftira etmek ...
421 vermeintlich varsayılan, farz edilen; sözde, sözümona Die vermeintlich giftige blaue Substanz, die fünf Speditionsmitarbeitern in Bielefeld akute Atemschwierigkeiten beschert haben soll, hat sich als ungefährlich herausgestellt.
422 verpassen kasuçırmak ...
423 versöhnen barıştırmak, uzlaştırmak; de. barışmak, uzlaşmak. ...
424 versäumen savsaklamak; (fırsatı) kaçırmak ...
425 versagen men etmek,bozulmak ...
426 Versagen başarısızlık,acemilik,beceriksizlik ...
427 Versammlung toplantı ...
428 verschlingen yutmak ...
429 verseuchen bulaştırmak ...
430 verstoßen "kovmak, defetmek; (evlatlıktan) reddetmek" ...
431 verstoßen gegen karşı gelmek, ihlal etmek ...
432 verstossen karşı gelmek,ihlal etmek ...
433 verstossen gegen _e karşı gelme ...
434 vertagen ertelemek,geciktirmek ...
435 vertilgen imha et.kökünü kurutmak ...
436 vertilgen yok etmek ...
437 vertilgen yok etmek ...
438 vertilgen kökünü kurutmak ...
439 Vertrag anlaşma ...
440 vertun israf etmek ...
441 verweisen auf A bir konuya işaret etmek ...
442 verwelken sararmak,solmak ...
443 verwelken=welken sararmak,solmak ...
444 Verwerfung fay hattı
445 verwirren şaşırtmak,karıştırma,yüzüne bulaştırmak Sarkozy und Bruni verwirren das Protokoll.
446 verwirren şaşırtmak ...
447 verzeichnen kaydetmek ...
448 verzeichnen not etmek,kaydetmek ...
449 verzieren süslemek ...
450 vollschlank tombul,ablak ...

--------------------------------------------------------------------------------

451 vollschlank ablak ...
452 vorantrieb ivmelendirmek ...
453 voraussehen öngörmek,kestirmek ...
454 vorbereitung hazırlık Dann ist das hier Deine Chance zur Vorbereitung auf einen Ausbildungsplatz oder einen Job.
455 vorbestraft sabıkalı ...
456 Vorbeugen önlemek ...
457 vorgang proses,yöntem Für diesen Vorgang ist keine Anwendung der angegebenen Datei zugeordnet
458 Vorhanden mevcut ...
459 vorlegen sunmak ...
460 vorlegen sunmak ...
461 Vorlesung ders(üniversite) ...
462 Vorsatz niyet ,maksat ...
463 Vorsatz niyet ...
464 Vorsatz niyet,maksat ...
465 Vorschlag öneri ...
466 Vorschlag öneri ...
467 vorschrieb ön görmek ...
468 Vorsitzender Yönetim Kurulu Başkanı ...
469 Vortrag konferans,konuşma. ...
470 Vortrag konferans,konuşma ...
471 Vorwand bahane, vesile. ...
472 vorzugsweise tercihen ...
473 vorzunehmen girişmek,yapmak,ele almak ...
474 würgen boğazlamak,boğmak ...
475 wahrnehmen algılamak ...
476 Wahrnehmen algılama ...
477 wahrscheinlich muhtemel,olası ...
478 weisen göstermek ...
479 Wettbewerb rekabet ...
480 widerlegen tezi çürütmek ...
481 widerstehen karşı durmak ...
482 widmen adamak ...
483 wiegern reddetmek ...
484 Willkür keyti hareket ,başına buyruk ...
485 wobei yanısıra,yanında ...
486 wrack gemi enkazı ...
487 Zier süs ...
488 zu besiedeln yerleştirmek (insan) ...
489 zu entnehmen anlaşılıyor,almak, cikarmak; sonuc cikarmak ...
490 zu rate ziehen danışmak ...
491 zu Rate ziehen danışmak ...
492 zu Rate ziehen danışmak ...
493 zu treffen almak ...
494 Zuneigung e&eth;ilim,sempati ...
495 zurückführen + auf dayandırmak ...
496 zurückführen auf bir sebebe dayandırmak ...
497 Zurückstehen geri çekilmek ...
498 zurückzuführen dayandırmak ...
499 zusammenfassen bir aray getrimek,özet çıkarmak ...
500 zustaendig ilgili,alakalı ...

--------------------------------------------------------------------------------

501 zuweisen tahsis etmek,ayırmak ...
502 Zweifel=verdacht şüphe,kuşku

garlıc
09-01-09, 18:07
çok teşekkürler... kelimeler epey işe yarayacak

salocan
09-01-09, 18:31
Ben de İngilizce' nin üzerine ikinci yabancı dil olarak Almanca öğrenmek istiyodum. Başlamam için fırsat oldu bunlar. Teşekkürler.

rock_
11-09-09, 17:12
ben almanca öğreniyorum şu an,öğrendiğim şeyleri de kendim kurduğum siteme ekliyorum daha 4-5 konu var sitede ama her dakika siteye yeni şeyler ekliyorum. WIR LERNEN DEUTSCH (http://www.wirlernendeutsch.tr.gg)

South Central
11-09-09, 19:32
ben almanca öğreniyorum şu an,öğrendiğim şeyleri de kendim kurduğum siteme ekliyorum daha 4-5 konu var sitede ama her dakika siteye yeni şeyler ekliyorum. WIR LERNEN DEUTSCH (http://www.wirlernendeutsch.tr.gg)


Der Artikel Des Nomens. olacak. :)


ben buldukça hatalarını yazarım böylece daha mükemmel bir site olur. :)

rock_
11-09-09, 20:55
ben onu "isimlerin artikeli" olarak yazmadım ki "isimler artikel" yani ilk başta "artikel ve isim" yazdım sığmadı,o yüzden "und"u çıkardım,ama dediğin gibi değiştiriyim çünkü "artikel isim" saçma olmuştu "ismin artikeli" daha mantıklı sağol.Tamam hatalarımı buldukça yaz ki hem site düzgün olsun hem de hatalarımdan ders alıyım ;) diğer arkadaşlar da yazsın hata bulurlarsa.

ksfno1
12-09-09, 16:44
502 tane kelime yazan arkadaşın listesinde hemen bir yanlış gözüme çarpıyor

367 Tatort ablak,tombul ...

doğru anlam
der Tatort: olay yeri, cinayet (olay)/suç mahali (crime scene)

ve bir ayrıntı daha: arkadaşımız kelimelerin artikellerini yazmamış :)


ve rock...

sana gelecek olursak ana sayfada yazdığın şu cümle dikkatimi çekti


Hallo ich heiße Murat,ich lerne deutsch und ich werde mein Wissen teilen.

bunu

Hallo,
Ich heiße Murat und lerne Deutsch. Auf dieser Webseite will ich mein Wissen teilen.

şeklinde yazsan daha iyi olur gibime geliyor.

rock_
12-09-09, 18:34
evet haklısın benim yazdığım da senin yazdığın da dilbilgisi bakımından uygun ama senin yazdığın daha uygun.Evet arkadaşlar hadi daha da eleştiri bekliyorum :D yanlışlarım varsa bulun

brmn_erkan
11-11-09, 14:25
arkadaşlar iyi bi kitap bilen warmı almanca gramerini okunuşlarıyla ve bol örneklerle veren ...teşekkürler

ohyes
11-11-09, 23:51
arkadaşlar iyi bi kitap bilen warmı almanca gramerini okunuşlarıyla ve bol örneklerle veren ...teşekkürler

Okunuşları hiçbir kitapta olmaz.Bazı kitaplarda CD olabilir;ama onda da her şeyi okumaz.

ksfno1
12-11-09, 00:37
arkadaşlar iyi bi kitap bilen warmı almanca gramerini okunuşlarıyla ve bol örneklerle veren

var mı yazmak varken neden v yerine w kullanırlar anlamam!

dilimize lütfen sahip çıkalım

bunu söylemekten dilimde tüy kalmadı ama hala böyle yazanlar var aslında bu şekil yazan üyeleri direk silmek lazım.