PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : "Türk, ------ , çalış, güven."



Yalçın İzbul
25-11-08, 17:14
"Türk, öğün, çalış, güven." -- mi?

"Türk, övün, çalış, güven." -- mi?

Rögar Kapağı
25-11-08, 17:19
"Türk öğün, çalış, güven" diye birşey yoktur.

Öğün ne demektir?
Bakınız: TDK ne diyor: "öğün"

1 . Kez, defa.
2 . Yemek vakti:
"Her öğün tıka basa yediği iki katlı ekmek kadayıfı ile.."- H. E. Adıvar.
3 . Bir vakitlik yemek.


Ama andımızda anlam olarak aşağıdaki gibidir: "övünmek" (-le)

1 . Bir niteliği sebebiyle kendini yücelmiş sayarak bundan abartmalı bir biçimde söz etmek, iftihar etmek:
"Sonra oyuncakları ile övünen bir çocuk gibi gülümseyerek ilave ederdi."- Y. K. Karaosmanoğlu.
2 . (nsz) Kendi kendini övmek:
"Yaptığı fedakârlıktan övünüyor diye kadına kızardık."- A. Gündüz.

Atasözü, deyim ve birleşik fiiller
övünmek gibi olmasın


Yani ÖVÜNMEK'tir.


TÜRK ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN değil, TÜRK ÖVÜN, ÇALIŞ, GÜVEN'dir, olması gereken.

Rögar Kapağı
25-11-08, 17:20
Mustafa Kemal Atatürk'ün önemli sözlerinden biri. "Türk, Övün, Çalış, Güven" sözleri ile başarıları teşvik etme esasına dayanır. Gazi, milleti bir bütün olarak ele almış ve bütün fertlerinin menfaatlerinin kabiliyet, marifet ve çalışma derecesi ile orantılı olması kuralını getirmiştir. Gerçek Sosyal Adalet kavramı bu düşüncenin ana temasını teşkil etmektedir.

"Bu vatan, çocuklarımız ve torunlarımız için cennet yapılmaya değer bir vatandır; Bu geniş memleketi bayındır bir hale çevirmek lazımdır. Bu halk zengin olmaya mecburdur. Memleket bayındır olmazsa, bu halk zengin olmazsa, size hâlâ yaşama imkânından bahsederlerse inanmayınız.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ( 1930)"

altruist
25-11-08, 17:36
http://www.dilforum.com/forum/archive/index.php/t-5215.html

Ayrıca şunu da buldum bir yerde birisi (doğruluğu ne kadar güvenilir bilemiyorum, sadece paylaşmak istedim) ''öğünmek eylemi sanıldığı gibi "övünmek" değil, "öğrenmek, kendini eğitmek" anlamlarını taşımaktadır.'' demiş.

Söylendiği yer:http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=turk+ovun+calis+guven

Saposcat
25-11-08, 17:45
"Öğmek"/"övmek"; "koğmak"/"kovmak"; "döğmek"/"dövmek"; "oğalamak"/"ovalamak"; vs.

Bir ses değişimi söz konusudur, bildiğim kadarıyla.

Bkz. Lewis, Geoffrey. Turkish Grammar. Oxford University Press, 2001. Sayfa 5.

T.D
25-11-08, 17:58
"Türk, öğün, çalış, güven." -- mi?

"Türk, övün, çalış, güven." -- mi?


"Öğmek"/"övmek"; "koğmak"/"kovmak"; "döğmek"/"dövmek"; "oğalamak"/"ovalamak"; vs.

Bir ses değişimi söz konusudur, bildiğim kadarıyla.

Bkz. Lewis, Geoffrey. Turkish Grammar. Oxford University Press, 2001. Sayfa 5.

İkisi de doğrudur fikrimce. "Bu olmaz, yanlıştır." demek yanlıştır. Saposcat Hoca'mın verdiği örnekleri ben de verecektim eğer kendisi vermeseydi :)

:)

dtcfli
25-11-08, 17:59
aaa ben hep öğün diye bilirdim

Yalçın İzbul
25-11-08, 21:19
Öncelikle, konunun daha önce açılıp tartışılmış olduğunu farketmediğim için özür dilerim.
Özellikle, sn Mamger'in oradaki saptamalarına genelde katıldığımı söylemek isterim.

Buradaki değerli katkılar için ayrıca teşekkür ediyorum.

-------------------------------

Sitelerimden birisinin alt manşeti, "Türk, öğün, çalış, güven." şeklindedir.
Bana bugün gönderilen çok terbiyeli bir iletide, kaynak TDK gösterilerek,
"öğün, yemek öğünü demektir" incisiyle, bir dil polisi tarafından kulağım çekilmiştir.

Öyle anlaşılıyor ki,

1. Her ikisi de Cumhuriyet dönemi öncesinde doğmuş anne ve babamdan
yanlış bir telaffuz kapmış ve altmış küsur yıldır
bu yanlışı tekrarlayagelmiş bulunuyorum!!...

2. Ayrıca, benim ilkokul, ortaokul, lise dönemlerime denk gelen
1950'li yıllarda okutulan bütün ders kitaplarında
sözcük yanlış yazılmıştı!!...

3. Bugün Gugıl'da yapacağımız küçük bir araştırmayla,
her üç yuttaştan ikisi "Türk, öğün, çalış, güven." yazılışını
ve muhtemelen telaffuzunu benimsiyor olmalarına karşın,
bu yanlıştır; "öğün" ancak "yemek öğünü" anlamına gelebilir!!...

Breh... Breh...

Uzman dediğin işte böyle olur! Oturur masasında. Doğrusunu yanlışını o bilir.
Akla kara ondan sual olunur... Komik adamlar!!...

4. Dördüncü ve konuya son noktayı koyan veriyi sunuyorum:

Acaba, 1935 yılında Ankara Güven Parkında dikilmiş olan anıtın taş ve tunç döküm ustaları, Ata'nın sözünü çarpıtmış; fakat anıt açıldıktan sonra "öğün" sözcüğü "Ne yapalım olan oldu bir kere; şimdi bir daha masrafa girmeyelim," denilerek sineye mi çekilmiştir?!

Aşağıda, anıtın fotoğrafını görüyorsunuz:

http://img371.imageshack.us/img371/2226/01617ij.jpg

HandanHoca
26-11-08, 00:57
"Türk, öğün, çalış, güven." -- mi?

"Türk, övün, çalış, güven." -- mi?

Kendimce yaptığım bir açılım: öv-ü(l)-n

'Ey Türk, seni övecekleri işler yap, başkaları tarafından övül

diğerini etimolojik olarak açıklayamıyorum


Sizin açıklamanızı sabırsızlıkla bekliyorum hocam, Lütfen yanlış anlamayın; sadece merak herhangi bir karşı çıkış değil.

Yalçın İzbul
26-11-08, 02:54
Lütfen yanlış anlamayın; sadece merak herhangi bir karşı çıkış değil.

:) Ne denli "ürkünç" bir adam olduğumu öğrenmiş oldum.

Tek söyleyebileceğim, bu sözcükte /v/ ve /ğ/ sesliklerinin alternatif kullanımlar olduğudur. Kendi konuşmama kulak kabarttığımda, kimi bağlamda birini, kimi başka bağlamda ötekisini kullandığımı görüyorum. Ola ki, çoğu kişi de böyledir.

Nedenini açıklamağa/açıklamaya, Türkçe'nin ağızları, veya Türkçe'nin sesbilgisi (fonolojisi), veya değişimine ilişkin benim bilgim yetmez.

Yalnızca, bu buyrukçu, "kuralcı" (prescriptive) dilcilik tavrının bir kenara bırakılıp, betimleyici (descriptive) dilbilim yaklaşımıyla neler olup bitiyor onun kaydedilmesi gerektiğini söylüyorum.

Çağdaş dilbilim, yaşayan ve konuşulan dilin, birileri tarafından "uyulması gerektiği" söylenen soyutlama (hatta, düşsel) kurallarıyla değil, süregitmekte olan dilsel eylem ve eğilimlerin belirlenip tanımlanmasıyla ilgilenir. Kısacası, dilbilimci bir yargıç değil, bir gözlemcidir. Çağdaş dilbilimde sevilen bir imge ile, tireni ardından sürükleyip götüren lokomotifin makinisti değil, yol boyunca gördüklerini bir kenara yazmakla yetinen dikkatli bir yolcudur.

HandanHoca
26-11-08, 04:54
:) Ne denli "ürkünç" bir adam olduğumu öğrenmiş oldum.

Estgf. hocam. Ben sizi seviyorum, çekincem saygımdandır:smiley6:

How Come
26-11-08, 11:49
Ne Mutlu Türk'üm Diyene!
Ne Mutlu Türk'üm Deyene!

Dimek/demek farklılaştırması da ilgi çekici gelir bana...

Nağılbaz
26-11-08, 13:36
Tarama sözlüğünde ne öğünmek ne de övünmek bulunuyor; aynı kökten türemiş اوکوش ögüş "sitayiş, medih, övme" kelimesi var. Eski yazıda ک k, g, ñ, yumuşak y veya v olarak okunabiliyordu. Kalıplaşmış imlâ geleneği bulunduğundan artık telâffuzu değişmiş olan kelimeler eski şekilleriyle yazılmaya devam edebiliyordu ya da aynı kelime İstanbul ağzında Anadolu ağızlarına göre farklı telâffuz edildiği hâlde imlâsı aynı kalıyordu. Yeni yazıya geçildikten sonra yeni standartlar belirlenirken İstanbul ağzı büyük ölçüde temel alınmıştır. Osmanlı zamanında yazılan metinlerde "övünmek" anlamında "iftihar etmek" kullanıldığına göre belki de "öğünmek" halk dilinde Anadolu ağızlarında kullanılan Türkçe bir kelime olarak yazı diline alınmıştır. Sonradan "övünmek" şekli de tesbit edilerek bunun daha uygun olacağı düşünülmüş olabilir veya TDK bütün bu ğ'li öğmek, koğmak, döğmek, oğalamak kelimelerinin v'li yazılacağını tek bir kararla belirlemiş olabilir.

Yavuzika
16-02-10, 23:06
Bakınız aşağıda:


atatürk'ün her zaman ''yanlış anlaşılmış'', türk milletine söylediği en güzel sözlerinden biridir. maalesef ''öğün'' kelimesinin ''övün'' kelimesiyle aynı anlama gelmediğini çok kişi bilmiyor. 'öğün' kelimesi ''og'' kökünden türetilmiş, öz türkçe olan ve ''aklını kullan'' anlamına gelen bir kelimedir. yani atatürk ''türk, aklını kullan, çalış, güven'' demiştir. bir de üstüne, sanki atatürk'ten daha iyi biliyorlarmış gibi ''övün'' yazarak sözü anlamından saptırıyorlar.

aklını kullanmak,derin düşünmek,planlamak anlamına gelir "og" atalarımız taaaa tarihin derinliklerinden ceplerine koyup getirmişler bunu orta asya kokar buram buramda biz bilmeyiz,yapmadığımız uygulamadığımız bir fiil zaten önemsiz bizim için.