PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Abi - Ağbi - Ağabey



Sayfa : 1 [2] 3

HandanHoca
18-05-09, 14:35
Bence "ağbi" diyorsunuzdur. :smiley7: Ben Kürt kökenli vatandaşlarımız dışında kimsenin "abi" dediğe rastlamadım.

Haklısınız, abi değil ağbi diyorum, klavye sürçmesi ya da dikkatsizlik diyelim. :)

Bir de bu var değil mi, bir sesin okunuş şekli veya okunmayışı ne anlamlar barındırıyor.

Pe ke ke / Pe ka ka gibi ...




Dip Not: Türkçede sesler yanına e ünlüsü getirilerek okunur. ke sesi çok yerde ka olarak okunmakta hatta PKK kısaltmasını ke şeklinde telaffuz edenler PKK yanlısı sayılmaktadır.

tanburi
18-05-09, 14:44
Haklısınız, abi değil ağbi diyorum, klavye sürçmesi ya da dikkatsizlik diyelim. :)

Bir de bu var değil mi, bir sesin okunuş şekli veya okunmayışı ne anlamlar barındırıyor.

Pe ke ke / Pe ka ka gibi ...




Dip Not: Türkçede sesler yanına e ünlüsü getirilerek okunur. ke sesi çok yerde ka olarak okunmakta hatta PKK kısaltmasını ke şeklinde telaffuz edenler PKK yanlısı sayılmaktadır.

Başlığın dışına çıyoruz ama k sesinin "ke" olarak değil de "ka" olarak okunması PKK'nın ortaya çıkışından sonraki bir zamana tekabül ediyor olabilir mi acaba?

Timsah
18-05-09, 14:49
Sesletim (http://www.dilforum.com/forum/showthread.php?t=39455) ve yazıldığı gibi okunma konuları (http://www.dilforum.com/forum/showthread.php?t=29452).

:)

MehmetMamger
18-05-09, 14:51
Başlığın dışına çıyoruz ama k sesinin "ke" olarak değil de "ka" olarak okunması PKK'nın ortaya çıkışından sonraki bir zamana tekabül ediyor olabilir mi acaba?
Hayır, K Fransızcada KA okunuyor. Biz de LATİN ALFABESİNİ daha önce bu isimlerle tanıyor idik. Ama bunlkarın TÜRK ALFABESİ olarak kabulü ile birlikte bir KA ve HAŞ problemimiz olmuş oldu. İlk kuşak böyle okudu, kendinden sonra gelenlere böyle öğretti. Ama devlet inatla KE okuyacaksınız dedi. Pek KE diyeni yoktur.

Yalçın İzbul
18-05-09, 15:45
Hiçbir değer yargısı içermeksizin, yalnızca kayıtlara geçmesi için yazıyorum.

Konuşurken "uzun a" sesi ile "âbi" şeklinde söylüyorum.

Ehveniser
18-05-09, 15:50
Geçenler de kardeşimle ağabey - abi tartışması içine girdim. Benim demek istediğim Türkçe söylendiği gibi yazılan bir dil değilmi. Peki Ağabey de ne oluyor... Burada ki açıklamayı yapabilirmisiniz...

Türkçe söylendiği gibi yazılan bir değildir.

"gideceğim" yazıp "gidicem" okursunuz.

"kağıt" yazar "kâat" okursunuz.

"onbaşı" yazar "ombaşı" okursunuz :)

Ehveniser
18-05-09, 15:52
ek bilgi: benim değil uzmanının bilgisi

TIK (http://www.tdk.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFC4A2D2A4E39A6168)

-Türkçe sizce yazıldığı gibi okunan bir dil midir?

Türkçeyi öğrenenlere, doğru telaffuz ve doğru imla kazandırmak için, önce, Türkçe öğretiminde düstur hâline getirdiğimiz “Türkçe yazıldığı gibi okunur ve söylendiği gibi yazılır.” sloganını zihinlerden silmemiz gerekir. Şunu bilmeliyiz ki en gelişmiş fonetik alfabe bile bir dilin doğru telaffuz inceliklerini yazıya aktarmakta yetersiz kalır. Konuşma dili ve yazı dili ayrı ayrı öğrenilmeli ve öğretilmelidir. Birincisi işitme, ikincisi görme yoluyla algılanır. Bu iki yol arasındaki ilişki ancak zihinde gerçekleştirilen karmaşık bir işlem sonucunda kurulur.

Prof Dr Efrasiyab Gemalmaz'ın TDK sitesinde yer alan söyleşisi

Ehveniser
18-05-09, 16:00
bu da Dil Derneği'nin sayfasından:

Soru: Türkçe yazıldığı gibi okunan, okunduğu gibi yazılan bir dil midir?


Yanıt: Hayır, Türkçe büyük ölçüde yazıldığı gibi okunan bir dildir. Bütün dillerde yazı ve konuşma dili ayrımı vardır, Türkçede de yazı ve konuşma dili aynı değildir. Ancak Türkçede yazı ve konuşma dilleri arasındaki ayrım, öteki dillere göre daha azdır. Türkçede söylenişte ve yazıda elbette kuraldışı örnekler de vardır; ama biz, yıllardır dilimize giren yabancı öğelerle daha çok uğraştığımız, gözle ve kulakla dili iyi öğretemediğimiz, dilcileri çok ciddiye almadığımız için “Türkçe yazıldığı gibi okunur” gibi yanlış bir savın arkasına takılıyoruz. Örneğin /ğ/nin konuşma ve yazıdaki değişimlerini çokları bilmiyor. Dilimizde hâlâ kullanılmakta olan yabancı sözcüklerin söylenişi kişiden kişiye değişiyor. Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil olsaydı bu sorunlar büyür müydü? Dilcilerin ve uygulayımbilimin (teknolojinin) desteğiyle bir an önce ses işlikleri (laboratuvarları) kurmak ve okullara konuşma dersi koymak zorundayız. Ancak MEB’nin ve üniversitelerin böyle bir çabası yıllardır yok, dille ilgili kurumların, örneğin Dil Derneği’nin de deneyim ve birikimi var; ama parasal gücü yok.

tam metin için TIK (http://www.dildernegi.org.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EFAD2159C2926A9E50)

HandanHoca
18-05-09, 16:05
Hiçbir değer yargısı içermeksizin, yalnızca kayıtlara geçmesi için yazıyorum.

Konuşurken "uzun a" sesi ile "âbi" şeklinde söylüyorum.

Ağabey sözcüğünü nasıl okuduğumu tartarken bunu ben de düşünmüştüm ve tarihte kullandığımız uzun a sesi ile ğ arasındaki benzerlik dikkatimi çekmişti. Bunun üzerine yapılan çalışmalara göz atmadan bir şey ortaya atmak istememiştim ancak sözü açılmışken söyleyeyim bence ağabey sözcüğünde yaşanan fonetik değişikliklerde asli uzunluklarının da etkisi olabilir.

çakabey77
18-05-09, 16:06
Arkadaşlar, verdiğiniz cevaplar için teşekkürler. Sizleri böyle gördükçe içim kıpır kıpır oluyor. Ne güzel bir tartışma içindeyiz. Umarım böyle devam eder. Dilimizin yozlaştırılmaması için Türk gençliği olarak mücadelemize devam edeceğiz. Kafama takılan sorularla sık sık sizleri rahatsız edeceğim. Selametle..

İntelligent
18-05-09, 16:11
Türkçede kısaltma temayülü ezelden beri vardır. ağa-bey gibi birleşik bir kelime zamanla abi'ye inmiştir. A'nın uzunluğunda ğ'nin düşmüş olmasının tesiri vardır. Türkçede orta hece seslisi vurgusuzdur (ağabey), bu yüzden kolay düşer. ç,ş,y sesleri inceltici seslerdir, bey'in bi oluşunda y'nin tesiri vardır. Öyle veya böyle nurtopu gibi iki güzel kelimemiz var: ağabey, abi...

HandanHoca
18-05-09, 16:19
Öyle veya böyle nurtopu gibi iki güzel kelimemiz var: ağabey, abi...

Açıklamalarınıza katılmakla beraber son cümlenizi irdelemek istiyorum.

Ağabey ve abi sözcüğü iki farklı sözcük olarak değil de tek bir kavramın fonetik hadiseler nedeniyle zamanla kazandığı iki ayrı telaffuz şekli veya tek bir kavranın konuşma ve yazı dilindeki iki ayrı şekli... olarak tanımlasak daha doğru olur düşüncesindeyim.

:)

MehmetMamger
18-05-09, 21:37
Türkçe söylendiği gibi yazılan bir değildir.

"gideceğim" yazıp "gidicem" okursunuz.

"kağıt" yazar "kâat" okursunuz.

"onbaşı" yazar "ombaşı" okursunuz :)

Biz "gidecem", "kâğat" veya "kağt", ve "onbaşı" okuruz. Yahu yöresine göre enva-i çeşit bu olaylar. :)

HandanHoca
18-05-09, 22:15
Türkçe söylendiği gibi yazılan bir değildir.

"gideceğim" yazıp "gidicem" okursunuz.

"kağıt" yazar "kâat" okursunuz.

"onbaşı" yazar "ombaşı" okursunuz :)




Biz "gidecem", "kâğat" veya "kağt", ve "onbaşı" okuruz. Yahu yöresine göre enva-i çeşit bu olaylar. :)

Aile, arkadaş..vb samimi topluluklar içinde çok zaman Allah ne verdiyse konuşuruz elbet oysa ses tonumuz, kullandığımız sözcükler değişebilir ancak her zaman konuşma şeklimiz İstanbul Türkçesine uygun olmalıdır; en azından dilimizin, üslubumuzun terbiyesi için bu gereklidir. Ya da şöyle söyleyeyim, bir toplantıda gelecem, gidiyom..vb ifadeler kullanır mıyız? Her yörenin kendine özgü bir ağzı vardır ve elbette İstanbul Türkçesi kadar değerlidir ancak, ağabey gibi İstisnaları bir kenara koyuyorum, yazı dilinin konuşma dilinden uzaklaşması fikrimce üslubumuzun güzelliği açısından pek hayra alamet bir durum değildir.

:)

a.k.s
19-05-09, 00:26
Annemin köyünde aybi veya ağa derler. Ben abi diyor, ağabey yazıyorum.

MehmetMamger
19-05-09, 02:03
Aile, arkadaş..vb samimi topluluklar içinde çok zaman Allah ne verdiyse konuşuruz elbet oysa ses tonumuz, kullandığımız sözcükler değişebilir ancak her zaman konuşma şeklimiz İstanbul Türkçesine uygun olmalıdır; en azından dilimizin, üslubumuzun terbiyesi için bu gereklidir. Ya da şöyle söyleyeyim, bir toplantıda gelecem, gidiyom..vb ifadeler kullanır mıyız? Her yörenin kendine özgü bir ağzı vardır ve elbette İstanbul Türkçesi kadar değerlidir ancak, ağabey gibi İstisnaları bir kenara koyuyorum, yazı dilinin konuşma dilinden uzaklaşması fikrimce üslubumuzun güzelliği açısından pek hayra alamet bir durum değildir.

:)

Yine fetvalar. Oysa ben terbiyesiz terbiyesiz konuşmak isterim. En hor görülesi ifadelerle ağzı açık dinlenmeyi dilerim. Allahına kadar Adanalıyım, İstanbul merkezli sulta (http://www.adanayorum.com/kose_yazisi.asp?yazi=437) yüzünden "kahrolsun İstanbul (http://www.adanayorum.com/kose_yazisi.asp?yazi=865)" çekerim.

Hem İstanbul Türkçesi değil mi "gelicez" diyen? Yoksa diksiyon dersi veren pek mükemmel konuşurlar neden zorla insanı -cezli, -cazlı konuşturular? "Bir dakika"da "r" sevmez ve "bi dakika"da ısrar ederler?

At benim, yol benim; bırak da bacım, az yol gideyim.

Kazalanka
19-05-09, 02:06
Bizim oralardada sık olmasada ağa ağam kullanılır.






P.s Fransızcada buna benzer kelimeler var.

abbé ( abe) başpapaz abbaye ( abey ) manastır abeille ( abey) arı abime (abim) uçurum) abimer ( abime) bozmak berbat etmek.

HandanHoca
19-05-09, 02:55
Geçenler de kardeşimle ağabey - abi tartışması içine girdim. Benim demek istediğim Türkçe söylendiği gibi yazılan bir dil değilmi. Peki Ağabey de ne oluyor... Burada ki açıklamayı yapabilirmisiniz...

Türkçe büyük ölçüde yazıldığı gibi okunan bir dildir evet,
a sesini a okur, ey değil;
c sesini c okur can yazarsa ken okumaz ya da corneri korner, cremlini kıremlin

Ses, hece, sözcük bazında örnekler çoğaltılabilir.

Zamanla, sözcük aşınmaya veya türemeye uğrayabilir, fonetik hadiseler, ağız özellikleri, asli uzunlukların bugünkü alfabemizde yer almıyor oluşu... gibi sebeplerle dilimiz abi-ağabey gibi istisnalar da barındırır.

:)

SANTOS
19-05-09, 03:01
abe, ağa veya aa diyoruz..
AĞA derken sesim ince cıkıyor, sesler yuvarlak ve dilim alt dişlerimin arkasında kalıyor.. AA derken ise sesim kalın, gırtlaktan geliyor vede sesler dar.. cok garip geldi şimdi bu bana vayy bee :D :D :D

HandanHoca
19-05-09, 03:13
Yine fetvalar. Oysa ben terbiyesiz terbiyesiz konuşmak isterim. En hor görülesi ifadelerle ağzı açık dinlenmeyi dilerim.

İstersiniz de... Konuşabilir misiniz pekiyi, sizi tanımayan insanların olduğu her yerde düstursuzca?

Hakkımda ne düşünülür, üslubum hoş karşılanır mı, ne dediğimi doğru anlar mı diye düşünmeksizin iki lafın belini kırabilir misiniz Milli Eğitim Müdürünüzün, Belediye Başkanınızın, Profosör Coşkun Ak'ın, Kasap Hüseyin'in, senatör İbrahim Bey'in karşısında?

Hadi siz korkmazsınız ağzıma biber sürerler diye pekiyi ya herkes sahip mi bu cesarete?

Hadi sahip, gerçekten bu mudur doğrusu?

Adana ağzına laf mı ettim ne bu hiddetiniz, İstanbul Türkçesi ortak bir ağzımız olsun diye seçilmemiş midir. Bunu hatırlatınca neden fetva dersiniz?






At benim, yol benim; bırak da bacım, az yol gideyim.




Siz buyurun dilediğiniz ağzı seçin
Sözüm size değil ki nedendir bu tepki
Benim doğru bellediğimi yazmak tek niyetim


At benim, yol benim; bırakın hocam ya da Memet ağam, ya da Mehmet ağabeyciğim ben de az yol gideyim!

bilişelim
19-05-09, 03:45
Yine fetvalar. Oysa ben terbiyesiz terbiyesiz konuşmak isterim. En hor görülesi ifadelerle ağzı açık dinlenmeyi dilerim. Allahına kadar Adanalıyım,

:smiley8::smiley8::smiley8::smiley8::smiley8: Ağzınıza biber sürmüyorlar mı? Acıya alışık olduğunuz için tınmıyorsunuz, tabi. Adana dediniz de canım cezeriye çekti. Şalgama da alışamadım.

youastral
19-05-09, 11:07
Bende abi diye kullanıyorum ama yazılışında ağabey olması lazım!

Ehveniser
20-05-09, 11:48
Aile, arkadaş..vb samimi topluluklar içinde çok zaman Allah ne verdiyse konuşuruz elbet oysa ses tonumuz, kullandığımız sözcükler değişebilir ancak her zaman konuşma şeklimiz İstanbul Türkçesine uygun olmalıdır; en azından dilimizin, üslubumuzun terbiyesi için bu gereklidir. Ya da şöyle söyleyeyim, bir toplantıda gelecem, gidiyom..vb ifadeler kullanır mıyız? Her yörenin kendine özgü bir ağzı vardır ve elbette İstanbul Türkçesi kadar değerlidir ancak, ağabey gibi İstisnaları bir kenara koyuyorum, yazı dilinin konuşma dilinden uzaklaşması fikrimce üslubumuzun güzelliği açısından pek hayra alamet bir durum değildir.

:)

Hocam (gerek işim gerek eğiticilik yapmamdan dolayı) çalıştığım kurum benim ve arkadaşlarımın pek çok TRT spikeri ve seslendirmeciden güzel konuşma ve diksiyon dersi almamızı sağladı.

özellikle Mehpare Çelik Hanımın söylediği birşeyi vurgulamak isterim:

gideceğim denmez gidicem denir.. ders notlarını bulursam paylaşırım, sevgiler..

Fatih Hoca
20-05-09, 11:56
Hocam (gerek işim gerek eğiticilik yapmamdan dolayı) çalıştığım kurum benim ve arkadaşlarımın pek çok TRT spikeri ve seslendirmeciden güzel konuşma ve diksiyon dersi almamızı sağladı.

özellikle Mehpare Çelik Hanımın söylediği birşeyi vurgulamak isterim:

gideceğim denmez gidicem denir.. ders notlarını bulursam paylaşırım, sevgiler..



Evet , kesinlikle. Bu konuda açık olan bir nokta var ki; Güzel konuşma demek kitabi Türkçe değildir. Güzel Türkçeyi , güzel konuşma ve güzel yazılı ifade olarak ayırmakta fayda var. Bu ikisi özellikle yukarıda Ehven-i şer hanımın verdiği örnekte de canlı bir misal olarak çıkmış karşımıza.

kimbuyakisikli
20-05-09, 11:57
yazarken ağabey yazarım, konuşurken de âbi derim.
evet, benim doğrum da budur.

Seda Relampago
20-05-09, 12:38
Evde "ağabey" diyorum. Dışarda "abi" diyorum. Dışarda "ağabey" desem dalga geçebilme ihtimalleri var çünkü kullanımı az olduğu için çekiniyorum.

elifvargelen
20-05-09, 12:45
Gramatik olarak ağabey.. günlük dilde kolayımıza geldiği için abi.. :) ama yumuşak g ye olan sempatimiz doyısıyla asla atlayamıyoruz ya bu harfi, belki de en alışılagelmişi ağbi.. :D:D

HandanHoca
20-05-09, 13:17
Türkçe söylendiği gibi yazılan bir değildir.

"gideceğim" yazıp "gidicem" okursunuz.

"kağıt" yazar "kâat" okursunuz.

"onbaşı" yazar "ombaşı" okursunuz :)

Aile, arkadaş..vb samimi topluluklar içinde çok zaman Allah ne verdiyse konuşuruz elbet oysa ses tonumuz, kullandığımız sözcükler değişebilir ancak her zaman konuşma şeklimiz İstanbul Türkçesine uygun olmalıdır; en azından dilimizin, üslubumuzun terbiyesi için bu gereklidir. Ya da şöyle söyleyeyim, bir toplantıda gelecem, gidiyom..vb ifadeler kullanır mıyız? Her yörenin kendine özgü bir ağzı vardır ve elbette İstanbul Türkçesi kadar değerlidir ancak, ağabey gibi İstisnaları bir kenara koyuyorum, yazı dilinin konuşma dilinden uzaklaşması fikrimce üslubumuzun güzelliği açısından pek hayra alamet bir durum değildir.

:)

Hocam (gerek işim gerek eğiticilik yapmamdan dolayı) çalıştığım kurum benim ve arkadaşlarımın pek çok TRT spikeri ve seslendirmeciden güzel konuşma ve diksiyon dersi almamızı sağladı.

özellikle Mehpare Çelik Hanımın söylediği birşeyi vurgulamak isterim:

gideceğim denmez gidicem denir.. ders notlarını bulursam paylaşırım, sevgiler..
Yukarıdaki sözlerimi daha net şekilde ortaya koymam gerekecek;

Konuşma dilinin yazı dilinden uzaklaşması tarihte yaşadığımız aydın-halk ikiliğini tekrar canlandıracaktır anlayışıyla abi-ağabey istisnadır, dilimizin döndüğünce, sesletim yasalarının izin verdiğince konuşmamızı yazımıza uydurma çabasında olmalıyız. demek istedim;

Alıntı yaptığınız paragrafımda 'gideceğim çekimli eylemini örnek verip, gideceğim şekliyle telaffuz edilir sözünüz yanlıştır demedim.

Böyle bir hata mı görürseniz lütfen hemen düzeltin hocam, yoksa birimiz günlük konuşmasında gideceğim der komik duruma düşer mazallah...






Dip Not: Benim ve bölüm arkadaşlarımın fakültede aldığı diksiyon dersi yalnızca dilbilgisinden ibaretti. Sesletimden ziyade, sesleri-ekleri-sözcükleri doğru sıra ve doğru vurguyla kullanmayı öğrendik; daha ötesini öğretmediler bize, hatta fellik fellik kaçırdılar bizleri piyasa kursları diye nitelendirdikleri diksiyon kurslarından.


Ders notlarınızı bulabilirseniz lütfen paylaşın hocam, hocalarımızın piyasa-TV diksiyonu diye hafife aldığı güncel diksiyon derslerinden ben de faydalanmak isterim.

:smiley6:

HandanHoca
20-05-09, 13:25
Ehvenişer Hocam,

Bu defa aramızda oluşabilecek olası bir tartışmayı önlemek adına ayrıca belirtmek istiediğim bir şey var:

gideceğim, kağıt, onbaşı örneklerini verdiğiniz cevaptan yaptığım alıntı, sözünüzü çürütmek adına değil küçük bir ekleme yapmak içindir.

Fatih Hoca
20-05-09, 14:58
Bir edebiyatçı olarak Handan Hanımı aramızda aktif görmek memnun ediyor beni. dilFORUM daha önce de edebiyatçı arkadaşlarımızı ağırladı ama nedense daha sonra forumda pek göremedik bu arkadaşlarımızı .Hatta birisi seyfi hocamın birisi de benim kardeşimdi :)


Katılımlarınızın devamı dileğiyle Handan Hocam...