Kazalanka
20th October 2007, 02:56
"Tercüme, anladığını anlaşılır bir dil'le anlatabilmektir."
Farklı kültürler içinde yoğrulmuş farklı dil’ler arasında bir köprü kurmak, insan olmanın getirdiği ortak noktalar yardımıyla paylaşmanın zevkini tatmaktır çeviri.
Tercüme, bir sözün üslup, mana ve mesaj gibi bütün özelliklerini, mümkün olabildiğince benzer bir şekilde başka bir dil’e aktarmaktır. Bu özellikleri aktarırken tam bir benzerlik sağlamak hemen hemen imkansızdır. Çünkü insanlar farklı ırk, farklı kültür ve farklı hayat felsefelerine sahiptirler. Bu farklılıklar insanların, eşya ve hadiselere değişik anlamlar ve yorumlar getirmesine sebep olmaktadır. Kelimeler ve onların zihinde uyandırdıkları "kavramlar", her kültürde ayrı bir yere sahiptir. Zengin bir kültür birikimi olan ırkların kullandığı kelimelerin arkasında muazzam bir tarih yatar. Hemen hemen her bir kelime, tarihî seyri içerisinde farklı anlamlar kazanır, incelir. Bu farklılıkların, bu inceliklerin, birbirine çok benzeyen kültürlerde bile değişik hayat görüşleri bulunduğu göz önünde tutulursa, başka bir dil’e aktarılıp aynı tesirleri gerçekleştirmesi beklenemez..
Tercümedeki bu sınırlılığa dikkat çektikten sonra tercüme metotlarına geçebiliriz. Bir dilden öbür dile yapılacak anlam aktarımının dolaylı ve dolaysız yedi farklı işlemle gerçekleştirilebileceğini ve mütercimin, karşılaştığı güçlüğe göre bu yedi işlemden birine başvurabileceğini yöntemleri şöyle sıralayabiliriz;
a. Dolaysız tercüme işlemleri:
1. Aktarma;
2. Öyküntü;
3. Sözcüğü sözcüğüne çeviri;
b. Dolaylı tercüme işlemleri:
1. Biçim değiştirme ya da sözcük türü değiştirme;
2. Bakış açısı değiştirme;
3. Eş değerlik
4. Uyarlama
Bütün bunları içine alan genelde iki çeşit tercümeden bahsedilir: harfî ve mefhumî tercüme.
a. Harfî tercüme, mot a mot tercüme:
Bu tür tercümede, bir dil’deki tabirler, başka bir dil’deki en yakın karşılıklarına, olabildiği ölçüde kelimesi kelimesine aktarılır.
Farklı kültürler içinde yoğrulmuş farklı dil’ler arasında bir köprü kurmak, insan olmanın getirdiği ortak noktalar yardımıyla paylaşmanın zevkini tatmaktır çeviri.
Tercüme, bir sözün üslup, mana ve mesaj gibi bütün özelliklerini, mümkün olabildiğince benzer bir şekilde başka bir dil’e aktarmaktır. Bu özellikleri aktarırken tam bir benzerlik sağlamak hemen hemen imkansızdır. Çünkü insanlar farklı ırk, farklı kültür ve farklı hayat felsefelerine sahiptirler. Bu farklılıklar insanların, eşya ve hadiselere değişik anlamlar ve yorumlar getirmesine sebep olmaktadır. Kelimeler ve onların zihinde uyandırdıkları "kavramlar", her kültürde ayrı bir yere sahiptir. Zengin bir kültür birikimi olan ırkların kullandığı kelimelerin arkasında muazzam bir tarih yatar. Hemen hemen her bir kelime, tarihî seyri içerisinde farklı anlamlar kazanır, incelir. Bu farklılıkların, bu inceliklerin, birbirine çok benzeyen kültürlerde bile değişik hayat görüşleri bulunduğu göz önünde tutulursa, başka bir dil’e aktarılıp aynı tesirleri gerçekleştirmesi beklenemez..
Tercümedeki bu sınırlılığa dikkat çektikten sonra tercüme metotlarına geçebiliriz. Bir dilden öbür dile yapılacak anlam aktarımının dolaylı ve dolaysız yedi farklı işlemle gerçekleştirilebileceğini ve mütercimin, karşılaştığı güçlüğe göre bu yedi işlemden birine başvurabileceğini yöntemleri şöyle sıralayabiliriz;
a. Dolaysız tercüme işlemleri:
1. Aktarma;
2. Öyküntü;
3. Sözcüğü sözcüğüne çeviri;
b. Dolaylı tercüme işlemleri:
1. Biçim değiştirme ya da sözcük türü değiştirme;
2. Bakış açısı değiştirme;
3. Eş değerlik
4. Uyarlama
Bütün bunları içine alan genelde iki çeşit tercümeden bahsedilir: harfî ve mefhumî tercüme.
a. Harfî tercüme, mot a mot tercüme:
Bu tür tercümede, bir dil’deki tabirler, başka bir dil’deki en yakın karşılıklarına, olabildiği ölçüde kelimesi kelimesine aktarılır.
