Tam Sürüm Bilgini Göster : The Little Prince by Antoine de Saint Exupéry


Mermaid
7th August 2006, 10:44
Paylaşım: :)
Belki çocukken çoğumuz bu kitabı okumuşuzdur. Ama çoğumuz anlamını bilememişizdir, alt anlamlarını okuyamamışızdır verilen sembollerin.Yıllar sonra Amerika'dan bulup buluşturduğum filmi ile birlikte tekrar keşfettim Little Prince 'i. Şu an İngilizce Öğretmenliği bölümünde, bu kitap bir derste okutuluyor-muş. Duyunca çok sevindim. Üzerinde konuşmak isteyenlere paylaşmak adına burdayım. Bir de tabii, algıda seçicilik:Türkçe çeviriyi inceliyorum.

http://www.angelfire.com/hi/littleprince/frames.html kitabın tamamını burada bulabilirsiniz.

Mermaid
7th August 2006, 11:14
"Goodbye," said the fox. "And now here is my secret, a very simple secret: It is only with the heart that one can see rightly; what is essential is invisible to the eye."

"What is essential is invisible to the eye," the little prince repeated, so that he would be sure to remember.

ENDOFGOODNESS
7th August 2006, 11:40
Paylaşım için teşekkürler.:icon_tup:

Mermaid
8th August 2006, 11:05
Bir Fransız yazarın eseriydi aslında Küçük Prens..Ama edebi değeri büyük. Okunmadıysa Amerikan Edebiyatından da birşeyler yazabilirim. Çok güzel, değeri büyük kısa hikayeler var aslında. Ancak yine de Küçük Prensi çabuk geçmeyelim isterim. Şöyle başlanabilir aslında: İki lakırdı edeceksek:

Size verdiğim tilkiden alıntı, eserin en can alıcı noktası. Sizce de öyle mi????Gerçeği gözle görebilir miyiz???

yeter
13th August 2006, 19:48
Turkish dictator? atatürk?

Mermaid
14th August 2006, 10:30
Anlayamadım yazdığınız şeyi..Daha açık olursanız..

yeter
14th August 2006, 11:00
kitapta Atatürk'ten diktatör diye bahsediliyor da!

Ehveniser
15th August 2006, 09:53
sevgili @yeter, lütfen ilgili cümleyi içinde bulunduğu paragraf ile birlikte yazabilir misiniz? fevri olmanın bir alemi yok.

MehmetMamger
15th August 2006, 10:16
Evet ülkemizde aslında bir dönem çizgi filmi de gösterilen eserin tutunmamasını sağlayan ve hatta kendisinden nefret edilmesine yol açan unsur, bir yerdeki diktatör göndermesinden kastın Atatürk olduğu şeklindeki inançtır:

I have serious reason to believe that the planet from which the little prince came is the asteroid known as B-612. This asteroid has only once been seen through the telescope. That was by a Turkish astronomer, in 1909. On making his discovery, the astronomer had presented it to the International Astronomical Congress, in a great demonstration. But he was in Turkish costume, and so nobody would believe what he said. Grown-ups are like that... Fortunately, however, for the reputation of Asteroid B-612, a Turkish dictator made a law that his subjects, under pain of death, should change to European costume. So in 1920 the astronomer gave his demonstration all over again, dressed with impressive style and elegance. And this time everybody accepted his report.

Farkındaysanız, tarih Atatürk'ten öncesi. Kılık-kıyafet devrimine gönderme yapılmış olunabilir belki. Ama eleştirinin asıl hedefi, gerçekleri kabul konusunda dış görünüşü (veya sadece görünüşü) baz alan bir zihniyet. Yani aslında batılı bir duruş.

Hadi eller vicdana: Bir adamın sözlerini ancak o bize benzerse, ve o bizden olursa veya bizdenmiş gibi gözükürse gale alıyoruz değil mi? O yüzden bizim mezhebimizdeyse, bizim meştrebimizdeyse, bizim libasımız içindeyse, sözleri anlamlı ve manidar oluyor. Aksi halde boş ve nakıs. Bence çok yerinde bir tenkit.

Eser bence de önemli ve sağlam şeyler söylüyor. Ama oralardan bakınca belki buralar farklı gözüküyordur. Taşıdığı bir iki çürükten dolayı, tüm domatesi heder etmeyelim.

Mermaid
15th August 2006, 13:10
I have serious reason to believe that the planet from which the little prince came is the asteroid known as B-612. This asteroid has only once been seen through the telescope. That was by a Turkish astronomer, in 1909. On making his discovery, the astronomer had presented it to the International Astronomical Congress, in a great demonstration. But he was in Turkish costume, and so nobody would believe what he said. Grown-ups are like that... Fortunately, however, for the reputation of Asteroid B-612, a Turkish dictator made a law that his subjects, under pain of death, should change to European costume. So in 1920 the astronomer gave his demonstration all over again, dressed with impressive style and elegance. And this time everybody accepted his report.



"Küçük prensin geldiği gezegenin Asteroid B-612 olduğunu zannediyorum. Böyle düşünmek için iyi nedenlerim var. Bu asteroid yalnızca bir kez, bir Türk gökbilimci tarafından 1909 yılında görüldü. Gökbilimci bu keşfini bir Uluslararası Astronomi Kongresi’nde açıkladı. Ama tuhaf giysileri yüzünden kimse ona inanmadı. Büyükler böyledir işte. Neyse ki, bir Türk diktatörü ölüm döşeğindeyken halkının Avrupa tarzı kıyafetler giymesini emretti ve gökbilimci bu keşfini 1920 yılında, şık bir kıyafet içinde yeniden sergiledi. Bu kez keşfini herkes kabul etti."

Aslında benim bakılmasını istediğim fox karakterinin o en ünlü sözü idi. Ancak hikayenin bu kısmı sizin dikkatinizi çekmiş. Neden olmasın..Tartışalım. Burada aslında büyüklerin kendini nasıl anlamadığından yakınan küçük bir çocuk var..Yabancıların şu sözü aklıma geliyor: "Clothes make men" (Sanırım böyle deniyordu) "Kıyafetine göre adamsın" (Bir imaj çiziyorsun) Bence , yazar kendi ülkesine, kendi ülkesinin halkına bir şekilde gönderme yapıyor ve aslında, buluşundan ötürü de Türk gökbilimciyi takdir ediyor.Ancak şu diktatör lafına bakalım o zaman..Kelimenin anlamına göre ancak o zman yorum yapılabilir.

Bu hikayede bir çok karakter ve karakterlerin özgün kişilikleri vardır...Adı geçen fox hikayenin climaxini oluşturuyor demiştim...Sizce hikayenin climax noktası neresidir??

Mermaid
15th August 2006, 13:11
Küçük Prensin Türkçesini buradan bulabilirsiniz.
http://arzudurukan.www9.50megs.com/index.htm

Mermaid
17th August 2006, 18:13
Sizce kitabın climax noktası neresi demiştik??
Climax, crisis noktalarının hemen ardından gelen ve hikayenin peak noktasını oluşturan bir dizi olaydır aslında...Edebiyat okuyanlar bilirler..ancak burdaki herkes bunu bilmek zorunda değil tabii, o yüzden yazmalıyım dedim.

Küçük Prens hikayesinde karakterler farklılık gösteriyor..Okuyanlar bilirler..Fox karakteri kitabın sırrını veriyor.."Gerçeği sadece kalbinle görebilirsin"..Hani Türkçe de gönül gözünün açık olması deriz..Aynı bunun gibi..Her hikaye de bir tilki vardır aslında. "CUNNING FOX: Kurnaz tilki " söylemi belki buradan çıkmıştır,kimbilir....Nokta şu: Buradaki fox karakteri aslında bildiğimiz gibi kurnazlık uyandırmıyor.Aslında o sandığımız kurnazlık, daha çok yılandan gelmekte. Masum bir çocuğu nasıl kandırdığını görüyoruz ve sonunda nasıl öldürdüğünü de...

Sitenin bu kısmı edebiyat tartışmaları için,katılımlarla yeni boyutlar açabilir ve Edebiyat okumak isteyen arkadaşlara edebiyatın tadını verebilir. Bir şiiri okumak ve anlamak için dönemi, dönemde geçen olayları bilmeniz gerekir. Dönemi bilmezseniz, şiiri yorumlayamaz, yüzeysel okursunuz.Aynı şey kısa hikayede ve romanda da geçerlidir...

Edebiyat okumak, insana yabancı bir dilin tadını, o kültürün etkilerini ve diğer dillerle etkileşimlerini gösterir. Kendi hayatımızda da yine bir çok iyi ve kötü karakteri gözlemleriz.Edebiyat okumak, bizim bu karakaterleri anlamamızda da yardımcı olurlar...

Küçük Prens bir çıkış noktasıdır aslında..Bir çocuk kitabı gibi görünse de hem çocukluğumuzda, hem de yetişkinliğimizde iki ayrı yorum ve iki ayrı bakış açısıyla okuruz kitabı. Yani çocuk bakış açısı ve yetişkin bakış açısı..

katılımlarınızı Küçük Prens için bekliyorum..Ordaki karakterleri etrafınızda görecek ve kendi iç yolculuğunuza çıkacaksınız. :)